İçinde fe olan 6 harfli 67 kelime var. İçerisinde FE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fe olan kelimeler listesine ya da Sonu fe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EFELER
...
MENFEZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Girecek veya geçecek yer, delik, açma
    • "Atılan gülle ve lağımlardan kale duvarlarında geniş menfezler açıldı." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Genellikle banyo ve tuvaletlerde bulunan, panjur gibi açılıp kapanan havalandırma penceresi

FETRET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İki peygamber arasında peygambersiz geçen süre
  2. İki padişah arasında padişahsız geçen süre
  3. İki olay arasındaki süre
  4. Hükûmet gücünün gevşediği bir yerde düzenin yeniden kurulmasına kadar geçen süre
  5. İslam dinine göre Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında geçen süre

KÜNEFE

  1. [isim] Sıcak yenilen bir çeşit peynirli tel kadayıf

KÖRFEZ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Karanın içine sokulmuş deniz parçası
    • "Körfezin karşı kıyısında bir kömürcü kayığı demirlemişti." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. [sıfat] Kuytu, işlek olmayan
    • "Orası pek körfez bir yer."

HAŞEFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Başçık

BÜFECİ

  1. [isim] Büfe işleten kimse

ANOFEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek (Anopheles maculipennis)
    • "Fakat anlaşılıyordu ki mikroplu anofel sineğinden, benden olduğu gibi kaçamamıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

KÜFELİ
...
HURAFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dine sonradan girmiş yanlış inanç

HİRFET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kunduracılık, duvarcılık, demircilik, marangozluk, dokumacılık vb. küçük el sanatları

KÜFECİ

  1. [isim] Küfe yapan veya satan kimse
  2. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal
    • "Arka arabalara takılmış küfeci çocuklara kıskanarak bakıyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)

FERMAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Buyruk, emir
  2. Osmanlı İmparatorluğu'nda padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık
    • "Bizde Tanzimat fermanı henüz okunmamıştır." (Necati Cumalı)

TARİFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Fiyat gösteren çizelge
    • "Gazino tarifesi."
  2. Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge
    • "Yıpranır ceplerinde tren tarifeleri." (Behçet Necatigil)
  3. İlaç, alet vb. şeylerin nasıl kullanılacağını açıklayan kâğıt, tanıtmalık, prospektüs
    • "Bir ilacın tarifesi."

SAHİFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sayfa

MESAFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ara, aralık, uzaklık
    • "Beş kilometrelik mesafede yine konuşmadık." (Refik Halit Karay)
  2. İlişkilerde çok içten olmama durumu, resmiyet
  3. Uzaklık

FERSAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yaklaşık 5 km'lik bir uzaklık ölçüsü
  2. Çok uzun mesafe, uzaklık

KÜFEKİ
...
TEFECİ

  1. [isim] El altından yüksek faizle ödünç para veren kimse, faizci, murabahacı
    • "Silah zoruyla elde edemediğini bir tefeci taktiğiyle pişmiş armut gibi gövdeye indirmeyi umuyordu." (Tarık Buğra)

VAZİFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ödev
    • "Şimdi artık vazife bitmiş, gülüp eğlenmeye sıra gelmiştir." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Geçici Bakanlar Kurulu, seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür." (Anayasa)
    • "Biz burada beklemişiz, onun vazifesi mi?"
  2. Görev
    • "Nedim bugün vazifesine geç geldi." (Aka Gündüz)
  3. Günlük ücret, yevmiye

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü