İçinde fe olan 6 harfli 67 kelime var. İçerisinde FE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VAZİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça vaẓīfe
- MORFEM
-
Kelime Kökeni: Fransızca morphème
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız biçim birimi
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız biçim birimi
- MAFEVK
-
Kelime Kökeni: Arapça māfevḳ
- BÜFECİ
-
-
[isim]
Büfe işleten kimse
- "Büfeci vardır. Simit bulamazsan acı badem kurabiyesi bulursun..."
-
[isim]
Büfe işleten kimse
- FELÇLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız inmeli
- "En güçlü yanınızı felçli yahut ölü göstermeye uğraşıyorlar."
-
[sıfat]
Bakınız inmeli
- RÜFEKA
-
Kelime Kökeni: Arapça rufeḳā
-
[isim, eskimiş]
Arkadaşlar
-
[isim, eskimiş]
Arkadaşlar
- SAHİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥīfe
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sayfa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sayfa
- FERYAT
-
Kelime Kökeni: Farsça feryād
-
[isim]
Bakınız çığlık
- "Bu, bir hayat kurtarma feryadıdır."
-
[isim]
Bakınız çığlık
- FERACE
-
Kelime Kökeni: Arapça ferāce
-
[isim]
Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi
-
[eskimiş]
Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka
-
[isim]
Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi
- HALİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalīfe
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse
-
[tarih]
Osmanlı padişahlarının kullandıkları ünvanlardan biri
-
Babıali kalemlerinde kâtip
-
Bir mürşidin, dervişleri arasından mürşit olmaya ve derviş yetiştirmeye manen ehliyet kazanmış olduğu için seçip belli bir usul içinde irşada memur ettiği müridi
-
[mecaz]
Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse
- "O, ustalarının postunda oturan bir sanat halifesiydi."
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse
- CAFERİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cāʿferī
-
[isim]
Şiiliğin bir kolu ve bu koldan olan kimse
-
[isim]
Şiiliğin bir kolu ve bu koldan olan kimse
- FETTAN
-
Kelime Kökeni: Arapça fettān
- LATİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça laṭīfe
-
[isim]
Bakınız şaka
-
[isim]
Bakınız şaka
- MİĞFER
-
Kelime Kökeni: Arapça miġfer
-
[isim]
Savaşçıların veya itfaiyecilerin başlarına giydikleri demir başlık; tolga
- "Yollar, dereler taş dipleri, koparılmış apoletler, atılmış miğferler, terk edilmiş silahlarla dolu."
-
[isim]
Savaşçıların veya itfaiyecilerin başlarına giydikleri demir başlık; tolga
- HAŞEFE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāşefe
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bakınız başçık
-
[isim, eskimiş, bitki bilimi]
Bakınız başçık
- KÜNEFE
-
-
[isim]
Sıcak yenilen bir tür peynirli tel kadayıf
- "Fıstıklı, cevizli baklavaların, bülbülyuvası, şöbiyet, kadayıf, künefe, saray sarması ile zülbiye denilen Bergama tatlısının küçük tepsilerde yan yana sıralandığı tezgâhın arkasında yassı kafasının sadece tepesinde bir tutam saç bırakmış, bıyıkları yeni terlemiş gençten biri oturuyordu."
-
[isim]
Sıcak yenilen bir tür peynirli tel kadayıf
- FERNEZ
-
Kelime Kökeni: (Fransız Maurice Fernez özel adından)
-
[isim]
Sünger toplamak için kullanılan makineli dalma aracı
-
[isim]
Sünger toplamak için kullanılan makineli dalma aracı
- SAFFET
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣafvet
- EFENDİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Günümüzde bey ünvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir ünvan
- "Yeni ev, Rüstem Efendi'ye kiraya verildi."
-
Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse
- "Köylü memleketin efendisidir."
-
Bakınız koca (I)
- "Bizim efendi artık geceleri de eve gelmiyor."
-
[ünlem]
Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz
-
[ünlem]
Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü
- "Efendi! Allah'ın emriyle kızını bana ver."
-
[sıfat, mecaz]
Görgülü, nazik, kibar olan
-
[eskimiş]
Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan ünvan
-
[isim]
Günümüzde bey ünvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir ünvan
- CANFES
-
Kelime Kökeni: Farsça cānfes
-
[isim]
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş
- "Arabistan'dan getirdiği birtakım ipekler, canfesler ve kumaşlarla giyinir."
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
- "Canfes yastıklar üzerinde, muslinlere bürünmüş bir halayık portakal soyuyor."
-
[isim]
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş