İçinde fe olan 11 harfli 66 kelime var. İçerisinde FE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜNFERİTLİK

  1. [isim] Münferit olma durumu
BALIKNEFESİ

  1. [isim] Balinagillerin başından çıkarılan ve kozmetik maddeler ve süslü mumlar yapımında kullanılan bir yağ
KEŞFETTİRME

  1. [isim] Keşfettirmek işi
KADINEFENDİ

  1. [isim, tarih] Osmanlı Devleti’nde XVIII. yüzyılın başlarından itibaren padişahların doğum yapan eşlerine verilen ünvan
PARAFELEMEK

  1. [-i] Bakınız paraflamak
    • "Her üç ayda bir kocaman bir kâğıt yığını teşkil eden sarf evrakını imzalamakla, parafelemekle harcamışımdır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
AFFETTİRMEK

Kelime Kökeni: Arapça ʿafv + Türkçe ettirmek

  1. [-i] Bakınız bağışlatmak
    • "Gönlünü bütün bütün almak ve kendini tamamıyla affettirmek için feylesofun koluna girdi." (Ömer Seyfettin)
FEVKALBEŞER

Kelime Kökeni: Arapça fevḳ + beşer

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız insanüstü
    • "Var kuvvetimle, fevkalbeşer bir kuvvetle boğazına sarıldım." (Aka Gündüz)
  2. Üstün nitelikli (kimse)
    • "Abdülhak Hamit Bey, fevkalbeşer bir devden daha güzel bir mahluktur." (Yahya Kemal Beyatlı)
HANIMEFENDİ

Kelime Kökeni: Türkçe hanım + Rumca

  1. [isim] Saygı belirtmek için kadın adlarının sonuna getirilen veya bu adların yerine kullanılan bir ünvan
    • "Biz de şimdi hanımefendiyle onu konuşuyorduk." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [sıfat] Terbiyeli, kibar (kız, kadın)
FETHETTİRME

  1. [isim] Fethettirmek işi
KÜNEFECİLİK

  1. [isim] Künefecinin yaptığı iş
KEŞFEDİLMEK

  1. [nesnesiz] Keşfetme işi yapılmak
    • "Muhbirlere göre nabekâr zenginin hüviyeti keşfedilmeden mayısın birinci günü geldi çattı." (Halide Edip Adıvar)
NEFESLENMEK

  1. [nesnesiz] Nefes alacak kadar duraklamak, biraz dinlenmek
    • "Halazadem burada biraz nefeslendi." (Burhan Felek)
  2. İçine çekmek
    • "Adam az ileride durmuş, bir sigarasından nefesleniyor, bir gökyüzüne dikiyor kafasını." (Vüs’at Orhan Bener)
KONFERANSÇI

  1. [isim] Bakınız konuşmacı
    • "Her dinleyici, her kaçırdığı sözü konferansçıya tekrar ettirmeye kalkacak olsa işin içinden çıkmaya imkân kalmaz." (Orhan Veli Kanık)
EFENDİLEŞME

  1. [isim] Efendileşmek durumu
TIKNEFESLİK

  1. [isim] Tıknefes olma durumu
FEYLESOFLUK

  1. [isim] Bakınız filozofluk
KONFEKSİYON

Kelime Kökeni: Fransızca confection

  1. [isim] Hazır giyim eşyası
  2. Hazır giyim eşyası diken sanayi kolu
LÜFERGİLLER

  1. [isim, hayvan bilimi] Sıcak ve ılık denizlerde yaşayan kemikli balıklar familyası (Pomatomidae)
PROFESYONEL

Kelime Kökeni: Fransızca professionnel

  1. [sıfat] Bir işi kazanç sağlamak amacıyla yapan (kimse), amatör karşıtı
    • "Profesyonel boksörden, antrenman bahanesiyle senin karşında dayak yemek işime gelmiyor, kızım!" (Nâzım Hikmet)
  2. Ustalaşmış, uzmanlaşmış
FELDMAREŞAL

Kelime Kökeni: Almanca Feldmarschall

  1. [isim, askerlik] Alman, Avusturya, İngiliz, Rus ve İsveç askerî hiyerarşisinde en yüksek rütbe
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü