İçinde fe olan 10 harfli 78 kelime var. İçerisinde FE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İFFETLİLİK

  1. [isim] İffetli olma durumu; sililik, afiflik, afifelik
AFFETTİRME

  1. [isim] Bakınız bağışlatma
    • "Selim Bey birçok vesilelerle evvelki hiddet ve şiddetini affettirmeye, sebebini başka başka şeylerle tevile çalıştı, gönlümü aldı." (Etem İzzet Benice)
NEFESLEMEK

  1. [-i] Nefesini bir şeye yöneltmek, üflemek
  2. Okuyup üflemek, nefes etmek
İNTERFERON

Kelime Kökeni: Fransızca interferone

  1. [isim, biyoloji] Hücrelerin virüslere karşı oluşturdukları özel savunma maddesi
FERDİYETÇİ

  1. [sıfat, felsefe, toplum bilimi] Bakınız bireyci
TUFEYLİLİK

  1. [isim] Tufeyli olma durumu
MARİFETSİZ

  1. [sıfat] Ustalığı olmayan, hüner gerektirmeyen
FESHOLUNMA

  1. [isim] Fesholunmak işi; lağvolunma
KEFENLEMEK

  1. [-i] Ölüye kefen sarmak; tekfin etmek
EFENDİBABA

  1. [isim, eskimiş] Bazı ailelerde çocukların babaları, gelinlerin kayınpederleri için kullandıkları saygı sözü
KARBONİFER

Kelime Kökeni: Fransızca carbonifère

  1. [isim, jeoloji] Bakınız karbon dönemi
AFFETTİRİŞ

  1. [isim] Bakınız bağışlatış
    • "Bir hokkabaza cazibesizliğini hissettirdiğiniz an piliniz bitmiştir, affettiriş için didinmeyin, katli vacip kişi duruma düşersiniz."
FEYİZLENME

  1. [isim] Feyizlenmek işi
AFFEDİLMEK

Kelime Kökeni: Arapça ʿafv + Türkçe edilmek

  1. [nesnesiz] Bakınız bağışlanmak
    • "Sürgün cezasına çarptırılanların da sonradan affedilerek bulundukları yerde görevlendirilmeleri mümkündür." (Ahmet Mumcu)
MÜTEFERRİK

Kelime Kökeni: Arapça muteferriḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Birbirinden ayrılmış, dağılmış olan
MÜTEFEKKİR

Kelime Kökeni: Arapça mutefekkir

  1. [isim, eskimiş] Bakınız düşünür
FERAHLAMAK

  1. [nesnesiz] Bir yer geniş, rahat ve iç açıcı duruma gelmek; ferahlanmak
    • "Ortadaki masa kaldırılınca oda ferahladı."
  2. Sıkıntısı, tasası dağılmak; ferahlanmak
    • "Geçer hepsi geçer elbet / Daralmış gönüller ferahlar" (Behçet Necatigil)
FERASETSİZ

  1. [sıfat] Bakınız anlayışsız
PARAFELEME

  1. [isim] Bakınız paraflama
DEFEDİLMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız kovulmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü