İçinde fare olan 9 kelime var. İçerisinde FARE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fare olan kelimeler listesine ya da sonu fare ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
FAREKUYRUĞU, SEFARETHANE
FAREKULAĞI
SİVRİFARE
FAREDİŞİ, FARENJİT
KEFARET, SEFARET
FARE
Fare Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
FARE
3 Harfli Kelimeler
FAR, FER, RAF
2 Harfli Kelimeler
AF, AR, ER, FA, FE, RA, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FAREKUYRUĞU
-
-
[isim]
Tahta işlemeciliğinde veya ahşap doğramada, kilit yeri açmakta kullanılan ince; dar testere
-
[isim]
Tahta işlemeciliğinde veya ahşap doğramada, kilit yeri açmakta kullanılan ince; dar testere
- SEFARETHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça sefāret + Farsça ḫāne
-
[isim]
Bakınız elçilik
- "Sefarethanenin bizzat kendi memurları bile on ikiye kadar binayı terk etme emrini almışlardır."
-
[isim]
Bakınız elçilik
- FAREKULAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Çuha çiçeğigillerden, tohumu kuş yemi olarak kullanılan bitkilerin cins adı; bağırsak otu, sıçankulağı (Anagallis)
-
Bakınız yabani mercanköşk
-
[isim, bitki bilimi]
Çuha çiçeğigillerden, tohumu kuş yemi olarak kullanılan bitkilerin cins adı; bağırsak otu, sıçankulağı (Anagallis)
- SİVRİFARE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kurtçuk ve böceklerle beslenen ve bu bakımdan tarıma yararlı sayılan küçük, memeli bir hayvan (Sorex araneus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Kurtçuk ve böceklerle beslenen ve bu bakımdan tarıma yararlı sayılan küçük, memeli bir hayvan (Sorex araneus)
- FAREDİŞİ
-
-
[isim]
Bir iğne veya boncuk oyası türü
-
[isim]
Bir iğne veya boncuk oyası türü
- FARENJİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca pharyngite
-
[isim, tıp]
Bakınız yutak iltihabı
-
[isim, tıp]
Bakınız yutak iltihabı
- KEFARET
-
Kelime Kökeni: Arapça keffāret
-
[isim, din bilimi]
İşlenmiş bir günah, suç veya kabahatin bağışlanması için dinî bakımdan verilmesi veya yapılması gereken şey
-
Bakınız diyet (I)
- "Onu sevmek bile hayatımın kefareti oluyor."
-
[isim, din bilimi]
İşlenmiş bir günah, suç veya kabahatin bağışlanması için dinî bakımdan verilmesi veya yapılması gereken şey
- SEFARET
-
Kelime Kökeni: Arapça sefāret
-
[isim]
Bakınız elçilik
- "Memlekete hareketten önce resmen sefarete müracaat ettim."
-
[isim]
Bakınız elçilik
- FARE
-
Kelime Kökeni: Arapça fāre
-
[isim, hayvan bilimi]
Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus)
- "Tarla faresi. Fındık faresi."
-
[bilişim]
Kullanıcının eliyle yaptığı hareketleri düz bir yüzey üzerinde yuvarlanan bir top aracılığıyla bilgisayar ekranındaki imlecin hareketine dönüştüren aygıt
-
[argo]
Ufak tefek kimse
-
[argo]
Özellikle belirli bir yere dadanıp hep orada iş gören hırsız
-
[isim, hayvan bilimi]
Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus)