İçinde fakat olan 8 kelime var. İçerisinde FAKAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fakat olan kelimeler listesine ya da sonu fakat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MUVAFAKATNAME
REFAKATÇİLİK
MUVAFAKAT, REFAKATÇİ
FAKATSIZ
FAKATLI, REFAKAT
FAKAT
Fakat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
FAKAT
4 Harfli Kelimeler
AFAK, AFAT, ATAK, KAFA, TAKA
3 Harfli Kelimeler
AFT, AKA, ATA, FAK, KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AF, AK, AT, FA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUVAFAKATNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça muvāfaḳat + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız muvafakat belgesi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız muvafakat belgesi
- REFAKATÇİLİK
-
-
[isim]
Refakatçi olma durumu
-
[isim]
Refakatçi olma durumu
- MUVAFAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça muvāfaḳat
-
[isim]
Uygun görme, onama, kabul etme
-
[isim]
Uygun görme, onama, kabul etme
- REFAKATÇİ
-
-
[isim]
Hastanelerde hastanın yanında kalan, hastaya yardımcı olan kimse; eşlikçi
- "Hastaları rahatsız etme, dedi hasta bakıcı. Sen mi refakatçi kalacaksın?"
-
Kılavuzluk eden, yol gösterici kimse
-
[isim]
Hastanelerde hastanın yanında kalan, hastaya yardımcı olan kimse; eşlikçi
- FAKATSIZ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir bahane, şart ileri sürmeyen
- "Çünkü fakatsız demokrasi tercih edildiğinde takatsiz demokrasiden de kurtulmuş olunacak."
-
"Fakat" sözünü kullanmayan
-
[zarf]
Herhangi bir bahane ileri sürmeden
- "Okullar, hem eşdeğerliliği amasız ve fakatsız kabullenilmiş farklılıkların hem de ortak ürünlerin sergilendiği bir mekândır."
-
[zarf]
"Fakat" sözünü kullanmadan
-
[sıfat]
Herhangi bir bahane, şart ileri sürmeyen
- REFAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça refāḳat
-
[isim]
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
- "Nice yıllar devam eden bir refakatin hatırası bundan mı ibaretti?"
-
[müzik]
Eşlik etme
-
[isim]
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
- FAKATLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir bahane, şart ileri süren
-
"Fakat" sözünü kullanan
-
[zarf]
Herhangi bir bahane ileri sürerek
-
[zarf]
"Fakat" sözünü kullanarak
-
[sıfat]
Herhangi bir bahane, şart ileri süren
- FAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça faḳaṭ
-
[bağlaç]
Aykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir söz
- "El fenerim de çantanın üstündeymiş sözde fakat göremiyorum."
-
[bağlaç]
Aykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir söz