İçinde f olan 7 harfli 509 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FENALIK
-
-
[isim]
Bakınız kötülük
- "Bu alçaklar sana her fenalığı yapabilirler."
-
Bayılacak gibi olma, baygınlık hissetme durumu
-
[isim]
Bakınız kötülük
- İNFİSAH
-
Kelime Kökeni: Arapça infisāḫ
- İNFİLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça infilāḳ
-
[isim]
Güçlü bir biçimde patlama
- "Bazen en ehemmiyetsiz bir kıvılcım en müthiş bir infilaka sebep olur."
-
[isim]
Güçlü bir biçimde patlama
- FETHİYE
-
-
[isim]
Muğla iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Muğla iline bağlı ilçelerden biri
- FERİBOT
-
Kelime Kökeni: İngilizce ferryboat
-
[isim]
Bakınız arabalı vapur
-
[isim]
Bakınız arabalı vapur
- FOSURTU
-
-
[isim]
Sigara fosur fosur içilirken çıkarılan ses
-
[isim]
Sigara fosur fosur içilirken çıkarılan ses
- MARİFET
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿrifet
-
[isim]
Herhangi bir işi yapmada ustalık
- "Zaten dünyada her şeyin bir izahı vardır ama marifet, onu izah etmesini bilmeli."
-
İnsanın uygun olmayan, hoşa gitmeyen, can sıkıcı hâl veya davranışı
- "Yaptığın marifeti beğendin mi?"
-
[eskimiş]
Gerçeği bilme
-
[isim]
Herhangi bir işi yapmada ustalık
- FALÇATA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca falcetto
-
[isim]
Eğri kunduracı bıçağı
-
[isim]
Eğri kunduracı bıçağı
- FLÖRTLÜ
-
-
[sıfat]
Flörtü olan
- "Cumhuriyetin ilk dönem romanlarında aşk hayatının Batılılaşmasına şahit oluruz: Plajlar, balo ve çaylar, danslı, flörtlü eğlenceler romanlarda modernleşmenin tanımı hâline gelir."
-
[sıfat]
Flörtü olan
- FABRİKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca fabbrica
-
[isim]
İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu; üretimevi, üretimlik
- "Bir deri fabrikası her yerde yapılabilir."
-
[isim]
İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu; üretimevi, üretimlik
- FİRKETE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca forchetta
-
[isim]
Kadınların saçlarını tutturmak için kullandıkları U biçimindeki naylon veya telden saç tokası
- "Kadının başına doladığı örgülerden biri, firketelerden kurtulup omzuna düşüyor eğilince."
-
[isim]
Kadınların saçlarını tutturmak için kullandıkları U biçimindeki naylon veya telden saç tokası
- FRENKÇE
-
-
[isim]
Bakınız Fransızca
- "Yine aynı endişe ile bazı kelimelerin daima Frenkçelerini kullanır."
-
[sıfat]
Frenklere özgü olan
-
[sıfat]
Avrupalı gibi
-
[isim]
Bakınız Fransızca
- TUHAFÇI
-
-
[isim]
Bakınız tuhafiyeci
- "Kendim de köyün yegâne tüccarı, yani bakkalı, aktarı, tuhafçısı, meyhanecisi, hasılı her şeycisi olan Bulgar’ın dükkânının üzerindeki yıkık evde oturuyorum."
-
[isim]
Bakınız tuhafiyeci
- KOROZİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca corrosive
-
[sıfat]
Bakınız aşındırıcı
-
[sıfat]
Bakınız aşındırıcı
- FARBALI
-
-
[sıfat]
Bakınız fırfırlı
-
[sıfat]
Bakınız fırfırlı
- FİLAMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca filament
-
[isim]
Elektrik ampullerinden akım geçtiğinde akkor duruma gelen ince iletken tel
-
[isim]
Elektrik ampullerinden akım geçtiğinde akkor duruma gelen ince iletken tel
- DİYAFON
-
Kelime Kökeni: İngilizce diaphone
-
[isim]
İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç
-
[isim]
İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç
- FAĞFURİ
-
Kelime Kökeni: Farsça faġfūr + Arapça -ī
-
[sıfat]
Çin’de yapılmış olan (kâse, tabak, vazo vb. porselen eşya)
- "Evet efendim bir fağfuri fincan içerisine konmuş içilmiş kahve başkadır, alelade bir fincan içerisinde kahve başkadır."
-
[sıfat]
Çin’de yapılmış olan (kâse, tabak, vazo vb. porselen eşya)
- KEFENLİ
-
-
[sıfat]
Kefene sarılmış
-
[zarf]
Kefene sarılarak
-
[sıfat]
Kefene sarılmış
- KAFESLİ
-
-
[sıfat]
Kafesi olan veya kafes biçiminde olan
-
[sıfat]
Kafesi olan veya kafes biçiminde olan