İçinde f olan 6 harfli 445 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TUFALI

  1. [sıfat] Herhangi bir emek ve çaba harcamadan elde edilen, kolayca sağlanan
    • "Şöyle tufalı bir iş olsaydı hiç olmazsa. Ama iş tufada değildi. Dalgayı öğrenmek gerekiyordu önce." (Habib Bektaş)
VAZİFE

Kelime Kökeni: Arapça vaẓīfe

  1. [isim] Bakınız ödev
    • "Sana karşı olan vazifelerimde kusur mu ediyorum?" (Ahmet Muhip Dıranas)
  2. Bakınız görev
    • "Nedim bugün vazifesine geç geldi." (Aka Gündüz)
  3. [eskimiş] Bakınız gündelik
SAFARİ

Kelime Kökeni: Fransızca safari

  1. [isim] Afrika'nın doğusunda toplu olarak yapılan vahşi hayvan avı
  2. Toplu olarak ava çıkma
  3. Katılımcıların vahşi hayatı yerinde görmelerini sağlayan turistik gezi
  4. Genellikle ketenden yapılan kısa pantolon, büyük cepli uzun ceket ve geniş kenarlı mantar şapkadan oluşan av kıyafeti
MÜFSİT

Kelime Kökeni: Arapça mufsid

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız arabozan
KAFİLE

Kelime Kökeni: Arapça ḳāfile

  1. [isim] Birlikte hareket eden topluluk
    • "Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Aynı yöne giden taşıt veya yolcu topluluğu; konvoy
    • "Sağımızda yürüyen kafile, yolunu değiştirdi." (Halide Edip Adıvar)
  3. Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü
    • "Malların ilk kafilesi dün geldi."
GUFRAN

Kelime Kökeni: Arapça ġufrān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bağışlama
FLORİT

Kelime Kökeni: Fransızca fluoride

  1. [isim, mineraloji] Çeşitli renkleri olan, kalsiyum florür birleşiminde bir mineral
    • "Florit; vazo, kâse gibi şeyler yapmaya yaradığı gibi madencilikte de ergitme işinde kullanılır."
PROFİL

Kelime Kökeni: Fransızca profil

  1. [isim] Bakınız yan
  2. İnsanın yüzünün yandan görünüşü
    • "Yalnız, sakallı sert profilinin bir parçasını görebiliyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Bir kişi veya eşya için ayırt edici özelliklerin bütünü
    • "Bunu söylemek için çok erken. Henüz katilin profilini çıkartacak veriler yok elimizde." (Ahmet Ümit)
  4. Tutum veya eğilim
    • "Bizi karşılayan şef garson uygun masa gösteriyordu, bense o anda içerideki insan profilini inceleyerek bulunduğumuz yer hakkında tahminlerde bulunuyordum." (F. Dize Sürünme)
  5. [matematik] Bakınız yanay
    • "Profil doğrusu. Profil düzlemi."
  6. [sıfat] İnşaat vb. işlerde kullanılan, kesiti I, H, L veya T biçiminde olan (demir vb.)
    • "Dört profil demir üzerine, yayları gevşemiş, tel örgüleri yere değecek kadar bel veren, tek katlı ranzalar." (Sabahattin İzcioğlu)
GOFRET

Kelime Kökeni: Fransızca gaufrette

  1. [isim] Üzeri petek biçiminde, yassı ve kıtır kıtır, arasında krema bulunan bisküviye benzer, tatlı bir yiyecek
AFİŞÇİ

  1. [isim] Afiş yapan veya asan kimse
FECAAT

Kelime Kökeni: Arapça fecāʿat

  1. [isim] Çok acıklı, yürekler acısı durum
    • "Balkan Harbi'nin fecaatlerinden sonraki hadiseler de malumunuzdur." (Etem İzzet Benice)
EFENDİ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Günümüzde bey ünvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir ünvan
    • "Yeni ev, Rüstem Efendi'ye kiraya verildi." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse
    • "Köylü memleketin efendisidir." (Atatürk)
  3. Bakınız koca (I)
    • "Bizim efendi artık geceleri de eve gelmiyor." (Cahit Uçuk)
  4. [ünlem] Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz
  5. [ünlem] Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü
    • "Efendi! Allah'ın emriyle kızını bana ver." (Sait Faik Abasıyanık)
  6. [sıfat, mecaz] Görgülü, nazik, kibar olan
  7. [eskimiş] Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan ünvan
FLORYA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] İspinozgillerden, tüyleri yeşilimsi, ağaçlık ve fundalıklarda yaşayan, güzel ötüşlü bir kuş; yelve (Chloris chloris)
TAFLAN

  1. [isim, bitki bilimi] Gülgillerden, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda, beyaz veya yeşil olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç; karayemiş ağacı, karayemiş (Prunus laurocerasus)
    • "Şimdi İstanbul taklarının yeşil taflanları altından gaziler geçiyor." (Aka Gündüz)
SÜLFÜR

Kelime Kökeni: Fransızca sulfure

  1. [isim, kimya] Kükürdün başka bir elementle yaptığı bileşik
MENAFİ

Kelime Kökeni: Arapça menāfiʿ

  1. [isim, eskimiş] Yararlar
    • "İcabında bunlara menafi temin eylemek şartıyla İngiltere’ye karşı bu denizde bir kuvvet hasıl eylemek ve Yemen’de bir açık kapı politikası tatbik eylemek mümkündür." (Mim Kemal Öke)
TARİFE

Kelime Kökeni: Arapça taʿrife

  1. [isim] Fiyat gösteren çizelge
    • "Pazar ruhsatları tarifesi hakikaten ağırdır." (Nâzım Hikmet)
  2. Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge
    • "Yıpranır ceplerinde tren tarifeleri." (Behçet Necatigil)
  3. Bakınız tanıtmalık
    • "Bir ilacın tarifesi."
ELİFBE

Kelime Kökeni: Arapça elif + be

  1. [isim] Bakınız elifba
    • "Elifbeyi, Amme’yi, her şeyi bir ağızdan okuyor, rakamları bir ağızdan sayıyor, bir ağızdan ilahi söylüyorduk." (Ömer Seyfettin)
İTİLAF

Kelime Kökeni: Arapça iʾtilāf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız anlaşma
FUKARA

Kelime Kökeni: Arapça fuḳarā

  1. [sıfat] Bakınız yoksul
    • "Biriktirdiği bütün parasını sadaka olarak fukaraya verir." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [mecaz] Bakınız zavallı
    • "Ama fukara denizcilerin durumları, onlara bu gibi lüks elvedaları yasak eder." (Halikarnas Balıkçısı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü