İçinde f olan 6 harfli 445 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TUFALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir emek ve çaba harcamadan elde edilen, kolayca sağlanan
- "Şöyle tufalı bir iş olsaydı hiç olmazsa. Ama iş tufada değildi. Dalgayı öğrenmek gerekiyordu önce."
-
[sıfat]
Herhangi bir emek ve çaba harcamadan elde edilen, kolayca sağlanan
- VAZİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça vaẓīfe
- SAFARİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca safari
-
[isim]
Afrika'nın doğusunda toplu olarak yapılan vahşi hayvan avı
-
Toplu olarak ava çıkma
-
Katılımcıların vahşi hayatı yerinde görmelerini sağlayan turistik gezi
-
Genellikle ketenden yapılan kısa pantolon, büyük cepli uzun ceket ve geniş kenarlı mantar şapkadan oluşan av kıyafeti
-
[isim]
Afrika'nın doğusunda toplu olarak yapılan vahşi hayvan avı
- MÜFSİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mufsid
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız arabozan
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız arabozan
- KAFİLE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāfile
-
[isim]
Birlikte hareket eden topluluk
- "Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle."
-
Aynı yöne giden taşıt veya yolcu topluluğu; konvoy
- "Sağımızda yürüyen kafile, yolunu değiştirdi."
-
Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü
- "Malların ilk kafilesi dün geldi."
-
[isim]
Birlikte hareket eden topluluk
- GUFRAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ġufrān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bağışlama
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bağışlama
- FLORİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca fluoride
-
[isim, mineraloji]
Çeşitli renkleri olan, kalsiyum florür birleşiminde bir mineral
- "Florit; vazo, kâse gibi şeyler yapmaya yaradığı gibi madencilikte de ergitme işinde kullanılır."
-
[isim, mineraloji]
Çeşitli renkleri olan, kalsiyum florür birleşiminde bir mineral
- PROFİL
-
Kelime Kökeni: Fransızca profil
-
[isim]
Bakınız yan
-
İnsanın yüzünün yandan görünüşü
- "Yalnız, sakallı sert profilinin bir parçasını görebiliyoruz."
-
Bir kişi veya eşya için ayırt edici özelliklerin bütünü
- "Bunu söylemek için çok erken. Henüz katilin profilini çıkartacak veriler yok elimizde."
-
Tutum veya eğilim
- "Bizi karşılayan şef garson uygun masa gösteriyordu, bense o anda içerideki insan profilini inceleyerek bulunduğumuz yer hakkında tahminlerde bulunuyordum."
-
[matematik]
Bakınız yanay
- "Profil doğrusu. Profil düzlemi."
-
[sıfat]
İnşaat vb. işlerde kullanılan, kesiti I, H, L veya T biçiminde olan (demir vb.)
- "Dört profil demir üzerine, yayları gevşemiş, tel örgüleri yere değecek kadar bel veren, tek katlı ranzalar."
-
[isim]
Bakınız yan
- GOFRET
-
Kelime Kökeni: Fransızca gaufrette
-
[isim]
Üzeri petek biçiminde, yassı ve kıtır kıtır, arasında krema bulunan bisküviye benzer, tatlı bir yiyecek
-
[isim]
Üzeri petek biçiminde, yassı ve kıtır kıtır, arasında krema bulunan bisküviye benzer, tatlı bir yiyecek
- AFİŞÇİ
-
-
[isim]
Afiş yapan veya asan kimse
-
[isim]
Afiş yapan veya asan kimse
- FECAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça fecāʿat
-
[isim]
Çok acıklı, yürekler acısı durum
- "Balkan Harbi'nin fecaatlerinden sonraki hadiseler de malumunuzdur."
-
[isim]
Çok acıklı, yürekler acısı durum
- EFENDİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Günümüzde bey ünvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir ünvan
- "Yeni ev, Rüstem Efendi'ye kiraya verildi."
-
Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse
- "Köylü memleketin efendisidir."
-
Bakınız koca (I)
- "Bizim efendi artık geceleri de eve gelmiyor."
-
[ünlem]
Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz
-
[ünlem]
Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü
- "Efendi! Allah'ın emriyle kızını bana ver."
-
[sıfat, mecaz]
Görgülü, nazik, kibar olan
-
[eskimiş]
Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan ünvan
-
[isim]
Günümüzde bey ünvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir ünvan
- FLORYA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
İspinozgillerden, tüyleri yeşilimsi, ağaçlık ve fundalıklarda yaşayan, güzel ötüşlü bir kuş; yelve (Chloris chloris)
-
[isim, hayvan bilimi]
İspinozgillerden, tüyleri yeşilimsi, ağaçlık ve fundalıklarda yaşayan, güzel ötüşlü bir kuş; yelve (Chloris chloris)
- TAFLAN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda, beyaz veya yeşil olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç; karayemiş ağacı, karayemiş (Prunus laurocerasus)
- "Şimdi İstanbul taklarının yeşil taflanları altından gaziler geçiyor."
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda, beyaz veya yeşil olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç; karayemiş ağacı, karayemiş (Prunus laurocerasus)
- SÜLFÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca sulfure
-
[isim, kimya]
Kükürdün başka bir elementle yaptığı bileşik
-
[isim, kimya]
Kükürdün başka bir elementle yaptığı bileşik
- MENAFİ
-
Kelime Kökeni: Arapça menāfiʿ
-
[isim, eskimiş]
Yararlar
- "İcabında bunlara menafi temin eylemek şartıyla İngiltere’ye karşı bu denizde bir kuvvet hasıl eylemek ve Yemen’de bir açık kapı politikası tatbik eylemek mümkündür."
-
[isim, eskimiş]
Yararlar
- TARİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿrife
-
[isim]
Fiyat gösteren çizelge
- "Pazar ruhsatları tarifesi hakikaten ağırdır."
-
Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge
- "Yıpranır ceplerinde tren tarifeleri."
-
Bakınız tanıtmalık
- "Bir ilacın tarifesi."
-
[isim]
Fiyat gösteren çizelge
- ELİFBE
-
Kelime Kökeni: Arapça elif + be
-
[isim]
Bakınız elifba
- "Elifbeyi, Amme’yi, her şeyi bir ağızdan okuyor, rakamları bir ağızdan sayıyor, bir ağızdan ilahi söylüyorduk."
-
[isim]
Bakınız elifba
- İTİLAF
-
Kelime Kökeni: Arapça iʾtilāf
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anlaşma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anlaşma
- FUKARA
-
Kelime Kökeni: Arapça fuḳarā