İçinde f olan 5 harfli 410 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu f harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FESAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bozukluk
    • "Mide fesadı. Ahlak fesadı."
    • "... resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma ... suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar." (Anayasa)
  2. Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk
    • "Birçokları kahveleri fesat yatağı saymayı sürdürürler." (Salâh Birsel)
  3. Hile
  4. [sıfat] Herhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse)
    • "Sen de ne fesat adamsın!"
  5. [sıfat] Karıştırıcı, ara bozucu (kimse)

FOLYO

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Folyo kâğıdı

FONDA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Geminin demir attığı yer
  2. [ünlem] Gemiler için demir atma komutu

KOFTİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Sahtekâr, dolandırıcı kimse
    • "Kofti ne kanundan kaçar ne nizamdan; kanunu da nizamı da kendisine uydurur." (Rıfat Ilgaz)
  2. Değersiz, işe yaramaz kimse
    • "Devlet iş sahaları açmazsa böyle koftiler türer, iş kıtlığında iş icat etmeye çalışırlar."

TUHAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Acayip
    • "Nahit'in onda hiç görmediği bir tuhaf hâli vardı." (Tarık Buğra)
    • "Hatta onun başına gelen şeyler de ekseriya böyle tuhaf olurmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "Ömründe bu kadar tuhafına giden söz işitmemiş olduğunu söylerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Şaşılacak, garip
  3. Güldürücü
    • "Kibirli, alıngan olmayan, tuhaf ve nükteli bir adammış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Gülünç
    • "Bu kıyafetle tuhaf oluyorsun."
  5. Anlaşılmaz
    • "Tuhaf çocuk, günü gününe uymuyor."
  6. [ünlem] Şaşılan bir şey karşısında söylenen söz
    • "Tuhaf! Her yerde olduğunun aksine, burada şehirden uzaklaştıkça binaların güzelliği artıyor." (Ahmet Haşim)

FRENK
...
HİLAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aykırı, karşıt, ters
    • "Sen hilaf yok diyorsun yani; maktulün pansiyonuna gelen kız gazinodaki garsonun bahsettiği kız, eşkâl uyuyor." (Atilla İlhan)
  2. Yalan
    • "Hiç hilafım yok."

FİYAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha
    • "Birkaç ev döşettiğim için mobilya fiyatlarından pek iyi anlarım." (Ömer Seyfettin)
    • "Bu yazmaya ne fiyat biçersiniz?"
    • "Ne fena fena bakar, ne de olmayacak bir fiyat verdiğim zaman homurdanır." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı
  3. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki
    • "Fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdam geliştirici tedbirler öngörülür..." (Anayasa)

TELEF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yok etme, öldürme
  2. Boş yere harcama, yıpratma

AFONİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ses yitimi

FASKA

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı

ZİFİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tütün dumanının bıraktığı yağlı kir
    • "Bıyıklarının ortası belli ki tütün zifirinden kınalı bir renk almıştı." (Refik Halit Karay)

FLORİ

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Altın para

KAVAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf

LAFZİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sözün söylenişine, yapısına ait, sözle ilgili

MAFİŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [ünlem] "Yok, kalmadı" anlamında kullanılan bir söz
    • "Bende para mafiş!"
  2. [isim] Bir çeşit yumurtalı ve hafif hamur tatlısı

KÖFTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Genellikle çekilmiş etten, bazen de tavuk, balık veya patatesten yapılan, türlü biçimlerde pişirilen yemek
    • "Rüzgârın bazı içkili masalardan kokusunu getirdiği sıcak köftelerden bir ikisini ikram etseler..." (Reşat Nuri Güntekin)

FEHVA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlam
  2. Kavram, terim, deyim

FÜZEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Resim çizerken kullanılan, taflan çubuklarından yapılan kalem, kömür kalem
  2. Kömür kalemle yapılmış resim

RAFYA

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Afrika ve Amerika'da yetişen, iri gövdeli, uzun yapraklı palmiye (Raphie)
  2. Bu palmiyenin dokuma işlerinde kullanılan lifleri
  3. [sıfat] Bu liflerden yapılmış olan
    • "Rafya çanta."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü