İçinde f olan 5 harfli 410 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SOFRA
-
Kelime Kökeni: Arapça sufre
-
[isim]
Masa, sini vb. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu
- "Yemek vakti gelmiş, misafirler sofraya oturmuşlardı."
-
Birlikte yemek yiyenlerin tümü
- "Bizim sofra çok şendir."
-
Bakınız sofra tahtası
-
Halı göbeğinde daire biçimindeki çiçekli bölüm
-
[ağızlardan]
Bakınız anüs
- "Çocuğun sofrası dışarı fırlamış."
-
[isim]
Masa, sini vb. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu
- DATİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca datif
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız yönelme durumu
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız yönelme durumu
- FIRÇA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç
- "Yer yer kireç artıkları ve fırça çizgileri duruyor."
-
[mecaz]
Resim yapma sanatı ve biçimi
-
[argo]
Bakınız azarlama
-
[madencilik]
Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası
-
[isim]
Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç
- LENFA
-
Kelime Kökeni: Fransızca lymphe
-
[isim, anatomi]
Bakınız lenf
-
[isim, anatomi]
Bakınız lenf
- FLÖRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca fleuret
-
[isim, spor]
Bakınız dürtücü kılıç
-
Bu kılıç kullanılarak oynanan, hedef bölgesi sadece gövde olan bir tür kılıç oyunu
-
[isim, spor]
Bakınız dürtücü kılıç
- FÜZEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca fusain
-
[isim]
Bakınız kömür kalem
-
Bu kalemle yapılmış resim
-
[isim]
Bakınız kömür kalem
- ETFAL
-
Kelime Kökeni: Arapça eṭfāl
-
[isim, eskimiş]
Çocuklar
-
[isim, eskimiş]
Çocuklar
- GOFRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca gaufre
-
[isim]
Klişe aracılığıyla kâğıtta kabartma yapmaya yarayan basımcılık tekniği
-
Bakınız kabartma
-
[isim]
Klişe aracılığıyla kâğıtta kabartma yapmaya yarayan basımcılık tekniği
- FIKIH
-
Kelime Kökeni: Arapça fiḳh
-
[isim]
Bir şeyi derinlemesine anlayıp bilme
-
[din bilimi]
İslam hukukunda ana kaynaklardan yararlanılarak konulmuş olan din ve dünya işleri ile ilgili kuralların bütünü
-
[isim]
Bir şeyi derinlemesine anlayıp bilme
- HAFİK
-
-
[isim]
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
- AFİLİ
-
-
[sıfat]
Karşıdakini etkilemek amacıyla abartılı davranış sergileyen
- "Arabacı kırbacını afili bir tarzda şaklattı."
-
[sıfat]
Karşıdakini etkilemek amacıyla abartılı davranış sergileyen
- SEFER
-
Kelime Kökeni: Arapça sefer
- FALEZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca falaise
-
[isim, coğrafya]
Bakınız yalı yar
-
[isim, coğrafya]
Bakınız yalı yar
- FIRIN
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak
- "Pastacı fırını."
-
[sıfat]
Bu ocakta pişirilmiş
-
Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân
-
Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet
- "Elektrik fırını."
-
Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç
-
[isim]
İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak
- EFECE
-
-
[sıfat]
Efe gibi
-
[zarf]
Efeye yakışır bir biçimde
-
[sıfat]
Efe gibi
- BAFRA
-
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri
- FİİLİ
-
Kelime Kökeni: Arapça fiʿlī
- SIFIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣifr
-
[isim, matematik]
Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0)
-
[mecaz]
Hiçbir değeri olmayan şey
-
[sıfat, mecaz]
Olmayan, bulunmayan
- "Sıfır makyaj."
-
[sıfat, mecaz]
Kötü, başarısız, verimsiz
- "Sorma, su içsem kilo alıyorum, bütün rejimleri denedim, netice sıfır."
-
[sıfat, mecaz]
Yeni, kullanılmamış
-
[isim, matematik]
Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0)
- REFÜJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca refuge
-
[isim]
Bakınız orta kaldırım
-
[isim]
Bakınız orta kaldırım
- DRİFT
-
Kelime Kökeni: İngilizce drift
-
[isim]
Sürücünün aracın arkadan kayma açısının öne göre daha fazla olması esasını kullanıp viraj içerisinde direksiyonu ters yönde çevirerek gerçekleştirdiği araç sürme tekniği
-
[isim]
Sürücünün aracın arkadan kayma açısının öne göre daha fazla olması esasını kullanıp viraj içerisinde direksiyonu ters yönde çevirerek gerçekleştirdiği araç sürme tekniği