İçinde f olan 5 harfli 410 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SOFRA

Kelime Kökeni: Arapça sufre

  1. [isim] Masa, sini vb. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu
    • "Yemek vakti gelmiş, misafirler sofraya oturmuşlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Birlikte yemek yiyenlerin tümü
    • "Bizim sofra çok şendir."
  3. Bakınız sofra tahtası
  4. Halı göbeğinde daire biçimindeki çiçekli bölüm
  5. [ağızlardan] Bakınız anüs
    • "Çocuğun sofrası dışarı fırlamış."
DATİF

Kelime Kökeni: Fransızca datif

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız yönelme durumu
FIRÇA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç
    • "Yer yer kireç artıkları ve fırça çizgileri duruyor." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Resim yapma sanatı ve biçimi
  3. [argo] Bakınız azarlama
  4. [madencilik] Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası
LENFA

Kelime Kökeni: Fransızca lymphe

  1. [isim, anatomi] Bakınız lenf
FLÖRE

Kelime Kökeni: Fransızca fleuret

  1. [isim, spor] Bakınız dürtücü kılıç
  2. Bu kılıç kullanılarak oynanan, hedef bölgesi sadece gövde olan bir tür kılıç oyunu
FÜZEN

Kelime Kökeni: Fransızca fusain

  1. [isim] Bakınız kömür kalem
  2. Bu kalemle yapılmış resim
ETFAL

Kelime Kökeni: Arapça eṭfāl

  1. [isim, eskimiş] Çocuklar
GOFRE

Kelime Kökeni: Fransızca gaufre

  1. [isim] Klişe aracılığıyla kâğıtta kabartma yapmaya yarayan basımcılık tekniği
  2. Bakınız kabartma
FIKIH

Kelime Kökeni: Arapça fiḳh

  1. [isim] Bir şeyi derinlemesine anlayıp bilme
  2. [din bilimi] İslam hukukunda ana kaynaklardan yararlanılarak konulmuş olan din ve dünya işleri ile ilgili kuralların bütünü
HAFİK

  1. [isim] Sivas iline bağlı ilçelerden biri
AFİLİ

  1. [sıfat] Karşıdakini etkilemek amacıyla abartılı davranış sergileyen
    • "Arabacı kırbacını afili bir tarzda şaklattı." (Orhan Seyfi Orhon)
SEFER

Kelime Kökeni: Arapça sefer

  1. [isim] Bakınız yolculuk
    • "Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden / Birçok seneler geçti dönen yok seferinden" (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bakınız kez
  3. [askerlik] Genellikle ülke dışına yapılan askerî harekât, savaş için yapılan yolculuk
FALEZ

Kelime Kökeni: Fransızca falaise

  1. [isim, coğrafya] Bakınız yalı yar
FIRIN

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak
    • "Pastacı fırını."
  2. [sıfat] Bu ocakta pişirilmiş
  3. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân
  4. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet
    • "Elektrik fırını."
  5. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç
EFECE

  1. [sıfat] Efe gibi
  2. [zarf] Efeye yakışır bir biçimde
BAFRA

  1. [isim] Samsun iline bağlı ilçelerden biri
FİİLİ

Kelime Kökeni: Arapça fiʿlī

  1. [sıfat] Sözde kalmayıp gerçekten yapılan, yapılmış ve yapılmakta olan
    • "Bu baklanın ağızdan çıkışı artık sadece fiilî bir hareketle olabilir." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [felsefe] Bakınız edimsel
  3. Bakınız eylemli
SIFIR

Kelime Kökeni: Arapça ṣifr

  1. [isim, matematik] Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0)
  2. [mecaz] Hiçbir değeri olmayan şey
  3. [sıfat, mecaz] Olmayan, bulunmayan
    • "Sıfır makyaj."
  4. [sıfat, mecaz] Kötü, başarısız, verimsiz
    • "Sorma, su içsem kilo alıyorum, bütün rejimleri denedim, netice sıfır." (Attilâ İlhan)
  5. [sıfat, mecaz] Yeni, kullanılmamış
REFÜJ

Kelime Kökeni: Fransızca refuge

  1. [isim] Bakınız orta kaldırım
DRİFT

Kelime Kökeni: İngilizce drift

  1. [isim] Sürücünün aracın arkadan kayma açısının öne göre daha fazla olması esasını kullanıp viraj içerisinde direksiyonu ters yönde çevirerek gerçekleştirdiği araç sürme tekniği
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü