İçinde f olan 5 harfli 410 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu f harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FİŞLİ

  1. [sıfat] Fişe yazılmış olan
  2. Fişi olan
  3. Güvenlik kuruluşlarında kaydı bulunan (kimse)

AFİLİ

  1. [sıfat] Gösterişli, çalımlı

ELİFİ
...
FAGOT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tahtadan parçaları uç uca takılı, uzun bir boru biçiminde, perdeli bir üflemeli çalgı

FİSTO

Kelime Kökeni : İspanyolca

  1. [isim] Elde veya makinede işlenmiş süslü şerit
  2. Dantele benzer süsleri olan bir tür kumaş
  3. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış
    • "Fisto bluz."

MAFYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yasa dışı işlerle uğraşan, zor kullanarak birtakım gizli çıkarlar sağlayan örgüt
  2. Bu örgüte mensup olan kimse

NEFES

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Soluk
    • "Nefes aldıkça içime kurum ve is kokusu doluyor sanıyorum." (Ruşen Eşref Ünaydın)
    • "Ramazan sigarasının izmaritinden birkaç nefes çekti." (Çetin Altan)
    • "Ahalinin büyük bir kayıtsızlıkla "çiçek" ismini verdiği frengiye nefes eder, tütsü yapardı." (Refik Halit Karay)
    • "Enişte istediği kadar nefes tüketsin, hepsi bir kulağımdan girer, öteki kulağımdan çıkar." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Şifa amacıyla hastaya okunan dua
    • "İki güzel filmin arkasından peş peşe on tane moloz film sıralanınca insanın nefesi kesiliyor." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  3. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman
    • "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu." (Haldun Taner)
    • "Bu telgrafı okur okumaz, geniş bir nefes aldım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Canlılık, hayat belirtisi
    • "Bir insan daha var çok şükür evde / Nefes var / Ayak sesi var / Çok şükür, çok şükür." (Orhan Veli Kanık)
    • "Gezecek, eğlenecek, nefes alacak hiçbir yer yok." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir

ZİFİN

  1. [isim] Sarıağı

AFAKİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Belli bir konu üzerine olmayan, dereden tepeden (konuşma)
    • "Biraz afaki sohbetten sonra oradan kalktık." (Ahmet Rasim)
  2. Nesnel
    • "Bir anda bütün hislerini kaybederek afaki düşündü." (Peyami Safa)

FERDA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Erte, yarın
    • "Ferdası sabah İstanbul trenine bindim." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Gelecek zaman, yarın

ŞİFON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İpek iplikle dokunmuş ince, şeffaf kumaş
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış

EFLAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gökler

FERİK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tümgeneral
  2. Korgeneral

FETİŞ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İlkel toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, put
  2. Uğurlu sayılan şey
  3. Tapınırcasına sevilen şey veya kimse

FORMA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Biçim, şekil
  2. Öğrencilerin, sporcuların, bazı mesleklerde çalışanların giydikleri, bağlı bulundukları okul, spor kulübü veya meslekleri belirten tek tip giysi
  3. Tek kâğıt tabaka üzerine basılan on altı sayfalık kırılmış kitap parçası
    • "Forma başında olduğu için sık sık aynı yerinden açılan kitabın o cümlesine tesadüf etti." (Peyami Safa)

FÜTUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bezginlik, umutsuzluk, usanç
    • "Bu hülya uzaklaştıkça ruhta zehirli bir fütur husule geliyordu." (Hüseyin Cahit Yalçın)

LATİF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yumuşak, hoş, ince bir güzelliği olan
    • "Bu latif yere rüzgâr nüfuz edemez, güneyin kızgın ateşi orayı yakamazdı." (Halide Edip Adıvar)

ELYAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genellikle iplik durumuna getirilebilir lifli madde
  2. [sıfat] Bu maddeden yapılmış

FEHVA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlam
  2. Kavram, terim, deyim

ŞEREF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur
    • "İnsanın şerefi. Yurdun şerefi."
    • "Bugünün şerefine giydiği yabanlık lacivert entarisiyle annesi kapıda bekliyordu." (Halide Edip Adıvar)
    • "Dükkânın açılışı şerefine içildi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Erdem, gözü peklik ve yetenekle kazanılmış iyi şöhret
    • "Kolay şöhret, güç sanatın şerefini daima kıskanmıştır." (Falih Rıfkı Atay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü