İçinde f olan 4 harfli 153 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu f harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FÜZE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir yanıcı ve bir yakıcı maddenin sürekli olarak yanmasından doğan itiş gücü ile hareket eden düzenek

FRER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yabancılara ait okullarda görevli papaz
    • "Mektepte arkadaşlarına hükmeden frerlerden hiç korkmadı." (Ömer Seyfettin)

ATIF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yöneltme, çevirme
  2. İlişkili bulma
  3. Gönderme

FABL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâye, öykünce

FECİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Acıklı, çok acıklı, yürekler acısı, trajik
    • "İkimiz de feci bir akıbete doğru yuvarlanıyoruz." (Aka Gündüz)

ÖFKE

  1. [isim] Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap
    • "Eve gelinceye kadar hiç öfkesi kalmadı." (Ömer Seyfettin)
    • "Hanım, dedi, yapmayın, öfke ile kalkan ziyanla oturur!" (Osman Cemal Kaygılı)
    • "Evde önüne gelenin öfkesini kendisinden çıkarmasına alışıktı." (Necati Cumalı)
    • "Adamı pataklamadan bırakmazdım, pataklamadıkça öfkemi alamazdım." (Refik Halit Karay)

ZİFT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Katran ve diğer organik maddelerin buharlaşmasından veya damıtılmasından elde edilen, kolay kırılan, az ısı ile eriyen, katı, siyah, parlak madde, karasakız
    • "Sağ elinin iki parmağı sigara ziftinden kararmıştı." (Memduh Şevket Esendal)

UFKİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yatay
    • "Hep ufki vaziyette durabilmek için elleriyle birtakım hareketler icat etmeye başladı." (Haldun Taner)

ÇİFT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler)
    • "Harmanı biz dövelim, öküzleri biz çifte koşalım, tarlayı biz sürelim, siz yukarıda aşık atın." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [isim] Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş
    • "Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı." (Refik Halit Karay)
  3. [isim] Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan
  4. [isim] Küçük maşa veya cımbız
    • "Kuyumcu çifti. Saatçi çifti."

FEDA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir amaç uğrunda bir değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme
    • "Yurt uğruna canım feda."
    • "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?"
    • "Her şeyi feda ederek onun peşine takılmış." (Hüseyin Cahit Yalçın)
    • "Böyle harmancı çingeneler, sana düzinelerle feda olsun!" (Osman Cemal Kaygılı)

FİLM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit
    • "Sanki buraya film çevirmeye gelmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü
  3. Sinemalarda gösterilen eser
  4. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak

FOLK

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Halk

FAVA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bakla tanelerinin kabuğu soyulduktan sonra yapılan zeytinyağlı yemek

FİLO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü
  2. Aynı tür yük taşıyan ticaret gemilerinin veya kara taşıtlarının bütünü
    • "Ticaret filosu."
  3. Bit

OFİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İş yeri, daire, büro
    • "Alım satım ofisi müdürü resmî kanaldan bir şey yapılamayacağını anlamıştı." (Refik Halit Karay)

AFRA
...
FİİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İş, davranış
    • "Dava insanın, ben daha çok işe yararım kanaatine varması ve bunu fiile koyabilmesidir." (Burhan Felek)
  2. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem

AFİŞ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere aşılmış, genellikle resimli duvar ilanı, ası
    • "Afişler bütün tiyatrolarda üç beş günde bir değişirdi." (Tarık Buğra)
    • "Geç baba, geç, artık afiş yutmuyoruz."
    • "Oyunun afişte kalması için başarıyla oynanması gerekir."

FAKS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belgegeçer

DEFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Taraflardan birinin kendisine açılan davada borçtan kurtulmak için başvurduğu her türlü yol

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü