İçinde f olan 4 harfli 153 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FİDE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek
- "Ektiği fideler kurumuş, kurumayanları da danaburnu kesmişti."
-
[isim, bitki bilimi]
Tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek
- UFKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ufḳī
-
[sıfat, eskimiş, matematik]
Bakınız yatay
- "Tezini, ufki ve genişliğine değil, bir burgunun açtığı delik gibi derinlemesine almıştır."
-
[sıfat, eskimiş, matematik]
Bakınız yatay
- SERF
-
Kelime Kökeni: Fransızca serf
-
[isim]
Derebeylik toplum düzeninde toprakla birlikte alınıp satılan köle
-
[isim]
Derebeylik toplum düzeninde toprakla birlikte alınıp satılan köle
- FEKE
-
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
- İFNA
-
Kelime Kökeni: Arapça ifnāʾ
-
[isim, eskimiş]
Yok etme
-
Bakınız tüketme
-
[isim, eskimiş]
Yok etme
- SKİF
-
Kelime Kökeni: İngilizce skiff
-
[isim, denizcilik]
İçine yalnız kürek çekenin girebildiği çok uzun ve çok dar yarış kayığı
-
[isim, denizcilik]
İçine yalnız kürek çekenin girebildiği çok uzun ve çok dar yarış kayığı
- NEMF
-
Kelime Kökeni: Fransızca nymphe
-
[isim, hayvan bilimi]
Böceklerin kurtçuk durumdan yetişkin duruma geçerken aldıkları özel biçim
-
[isim, hayvan bilimi]
Böceklerin kurtçuk durumdan yetişkin duruma geçerken aldıkları özel biçim
- ŞUFA
-
Kelime Kökeni: Arapça şufʿa
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Bakınız ön alım
- "... kadın haber almış, Almanya’dan avukatına vekâlet göndermiş, bana şufa davası açmış."
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Bakınız ön alım
- FİİL
-
Kelime Kökeni: Arapça fiʿl
-
[isim]
Bakınız eylem
-
[dil bilgisi]
Bir kılışı, bir oluşu veya bir durumu anlatan, zaman ve kiplerle çekimlenebilen, -ma- ekiyle olumsuz biçimi yapılabilen kelime türü; eylem
-
[isim]
Bakınız eylem
- İFTA
-
Kelime Kökeni: Arapça iftā
-
[isim, din bilimi]
Bir sorunu fetva ile çözme
-
[isim, din bilimi]
Bir sorunu fetva ile çözme
- FÖTR
-
Kelime Kökeni: Fransızca feutre
-
[isim]
Şapka, çanta, çiçek ve başka süs eşyası yapmak için kullanılan ince ve yumuşak keçe
-
[sıfat]
Bu keçeden yapılmış (şapka)
- "Üstünde bej pardösüsü, başında çok iyi bildiğim kahverengi fötr şapkası vardı."
-
[isim]
Şapka, çanta, çiçek ve başka süs eşyası yapmak için kullanılan ince ve yumuşak keçe
- İTFA
-
Kelime Kökeni: Arapça iṭfāʾ
- FEDA
-
Kelime Kökeni: Arapça fidāʾ
-
[isim]
Bir amaç uğrunda bir değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme
-
[isim]
Bir amaç uğrunda bir değer veya varlıktan vazgeçme, uğruna verme
- MUAF
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿfuvv
-
[sıfat]
Bağışlanmış, affedilmiş
-
Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış
-
Özgür, serbest
-
[sıfat]
Bağışlanmış, affedilmiş
- FLOK
-
Kelime Kökeni: İtalyanca floco
-
[isim, denizcilik]
Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken
-
[isim, denizcilik]
Geminin cıvadrasına çekilen üçgen yelken
- ATIF
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaṭf
-
[isim]
Bir tarafa çevirme
-
İlişkili bulma
-
Bakınız gönderme
-
Bir başkasının daha önce yayımlanmış çalışmasına yapılan gönderme
-
[isim]
Bir tarafa çevirme
- SUFİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣūfī
-
[isim, din bilimi]
Bakınız mutasavvıf
-
[isim, din bilimi]
Bakınız mutasavvıf
- ESEF
-
Kelime Kökeni: Arapça esef
-
[isim, eskimiş]
Olmaması, yapılmaması gereken veya yapılamayan bir şey için duyulan üzüntü
- "Ötekilerin yüzünde onunki gibi esefle karışmamış, bambaşka bir öfke vardı."
-
Bakınız yerinme
-
[isim, eskimiş]
Olmaması, yapılmaması gereken veya yapılamayan bir şey için duyulan üzüntü
- FİRE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, ticaret]
Bakınız ağırlık yitimi
-
Bir iş yapılırken çıkan artık parça
-
[sıfat]
Eksik, noksan olan
-
[isim, ticaret]
Bakınız ağırlık yitimi
- CİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça cīfe