İçinde f olan 3 harfli 62 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PAF

  1. [ünlem] Homurdanmaya benzer bir ses
    • "Paf! Birdenbire evin içinden, süprüntülerin ve molozların altından birtakım homurtular, mırıltılar geldi." (Nâzım Hikmet)
  2. Bina, gökdelen vb. yıkılırken veya biri veya bir şey yüksek bir yerden düşerken çıkan ses
FAY

Kelime Kökeni: Fransızca faille

  1. [isim, jeoloji] Yer kabuğu kayaçlarının ters yönlü sıkıştırma veya gerilme kuvvetlerinin etkisiyle koparak birbirine göre yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkan hareketli kesimi; kırık (III)
FAZ

Kelime Kökeni: Fransızca phase

  1. [isim, fizik] Elektrik geriliminde evre; safha
AFİ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, argo] Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış
    • "Bir manevra, bir afi, bir dalavere olacak, diyordum." (Ömer Seyfettin)
FİŞ

Kelime Kökeni: Fransızca fiche

  1. [isim] Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç
  2. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge
  3. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri
  4. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey
  5. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri; makbuz
    • "Fiş almak. Fiş kesmek."
  6. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası
FÖY

Kelime Kökeni: Fransızca feuille

  1. [isim] Kısa bilgileri içeren belge
FOŞ

  1. [isim] Suyun ani ve fazla miktarda dökülmesi sırasında çıkan ses
FAŞ

Kelime Kökeni: Farsça fāş

  1. [isim, eskimiş] "Gizli olanı açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek" anlamlarındaki faş etmek, "belli olmak, açıklanmak, ortaya çıkmak" anlamlarındaki faş olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
    • "Ona en büyük sırrını faş etmek, ona imdi yukarıda, kocasının yanı başında yemek yiyen Güzide'yi göstermek istemişti." (Nâzım Hikmet)
    • "Sırrının faş olduğu gün ona ölümden başka çıkar yol kalmazdı." (Refik Halit Karay)
MUF

Kelime Kökeni: Fransızca moufle

  1. [isim] İki elektrik borusunu uç uca eklemekte kullanılan küçük boru parçası
İFA

Kelime Kökeni: Arapça īfāʾ

  1. [isim] Bir işi yapma, yerine getirme
  2. [eskimiş] Bakınız ödeme
FUT

Kelime Kökeni: İngilizce foot

  1. [isim] Bakınız ayak
TÜF

Kelime Kökeni: Fransızca tuf

  1. [isim, jeoloji] Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı
FİT

Kelime Kökeni: Arapça fitne

  1. [isim] Birini başkasına karşı kışkırtma
FOS

  1. [sıfat, argo] Sonu boş olan (iş, olay)
FAK

Kelime Kökeni: Arapça faḫḫ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tuzak
    • "İyi bir fakı olsa yine iş görebilirdi." (Orhan Kemal)
FES

Kelime Kökeni: (Fas yer adından)

  1. [isim] Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık
    • "Geriye doğru basık, yalın kat destarlı fesinde her zaman bir çiçek takılıdır." (Salâh Birsel)
FER

Kelime Kökeni: Farsça fer

  1. [isim] Bir şeyin parlak olması
  2. Bakınız canlılık
    • "Otuz yaşıma gelmeden gözlerimin feri sönmüştü." (Halide Edip Adıvar)
  3. Bakınız güç (I)
FÖN

Kelime Kökeni: Almanca Föhn

  1. [isim] Sıcak veya soğuk hava üfleyen bir aletle saçı kurutup biçim vererek tarama
  2. Sıcak, kuru ve sert esen bir rüzgâr türü
FAL

Kelime Kökeni: Arapça fāl

  1. [isim] Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma; bakı
    • "Ben bütün fallara, bütün rüyalara, bütün itikatlara inanırım." (Peyami Safa)
FEL

  1. [isim] Görüngü
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü