İçinde f olan 3 harfli 62 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PAF
-
-
[ünlem]
Homurdanmaya benzer bir ses
- "Paf! Birdenbire evin içinden, süprüntülerin ve molozların altından birtakım homurtular, mırıltılar geldi."
-
Bina, gökdelen vb. yıkılırken veya biri veya bir şey yüksek bir yerden düşerken çıkan ses
-
[ünlem]
Homurdanmaya benzer bir ses
- FAY
-
Kelime Kökeni: Fransızca faille
-
[isim, jeoloji]
Yer kabuğu kayaçlarının ters yönlü sıkıştırma veya gerilme kuvvetlerinin etkisiyle koparak birbirine göre yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkan hareketli kesimi; kırık (III)
-
[isim, jeoloji]
Yer kabuğu kayaçlarının ters yönlü sıkıştırma veya gerilme kuvvetlerinin etkisiyle koparak birbirine göre yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkan hareketli kesimi; kırık (III)
- FAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca phase
-
[isim, fizik]
Elektrik geriliminde evre; safha
-
[isim, fizik]
Elektrik geriliminde evre; safha
- AFİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, argo]
Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış
- "Bir manevra, bir afi, bir dalavere olacak, diyordum."
-
[isim, argo]
Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış
- FİŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca fiche
-
[isim]
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç
-
Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge
-
Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri
-
Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey
-
Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri; makbuz
- "Fiş almak. Fiş kesmek."
-
Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası
-
[isim]
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç
- FÖY
-
Kelime Kökeni: Fransızca feuille
-
[isim]
Kısa bilgileri içeren belge
-
[isim]
Kısa bilgileri içeren belge
- FOŞ
-
-
[isim]
Suyun ani ve fazla miktarda dökülmesi sırasında çıkan ses
-
[isim]
Suyun ani ve fazla miktarda dökülmesi sırasında çıkan ses
- FAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça fāş
-
[isim, eskimiş]
"Gizli olanı açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek" anlamlarındaki faş etmek, "belli olmak, açıklanmak, ortaya çıkmak" anlamlarındaki faş olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- "Ona en büyük sırrını faş etmek, ona imdi yukarıda, kocasının yanı başında yemek yiyen Güzide'yi göstermek istemişti."
- "Sırrının faş olduğu gün ona ölümden başka çıkar yol kalmazdı."
-
[isim, eskimiş]
"Gizli olanı açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek" anlamlarındaki faş etmek, "belli olmak, açıklanmak, ortaya çıkmak" anlamlarındaki faş olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- MUF
-
Kelime Kökeni: Fransızca moufle
-
[isim]
İki elektrik borusunu uç uca eklemekte kullanılan küçük boru parçası
-
[isim]
İki elektrik borusunu uç uca eklemekte kullanılan küçük boru parçası
- İFA
-
Kelime Kökeni: Arapça īfāʾ
-
[isim]
Bir işi yapma, yerine getirme
-
[eskimiş]
Bakınız ödeme
-
[isim]
Bir işi yapma, yerine getirme
- FUT
-
Kelime Kökeni: İngilizce foot
-
[isim]
Bakınız ayak
-
[isim]
Bakınız ayak
- TÜF
-
Kelime Kökeni: Fransızca tuf
-
[isim, jeoloji]
Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı
-
[isim, jeoloji]
Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı
- FİT
-
Kelime Kökeni: Arapça fitne
-
[isim]
Birini başkasına karşı kışkırtma
-
[isim]
Birini başkasına karşı kışkırtma
- FOS
-
-
[sıfat, argo]
Sonu boş olan (iş, olay)
-
[sıfat, argo]
Sonu boş olan (iş, olay)
- FAK
-
Kelime Kökeni: Arapça faḫḫ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tuzak
- "İyi bir fakı olsa yine iş görebilirdi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tuzak
- FES
-
Kelime Kökeni: (Fas yer adından)
-
[isim]
Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık
- "Geriye doğru basık, yalın kat destarlı fesinde her zaman bir çiçek takılıdır."
-
[isim]
Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık
- FER
-
Kelime Kökeni: Farsça fer
- FÖN
-
Kelime Kökeni: Almanca Föhn
-
[isim]
Sıcak veya soğuk hava üfleyen bir aletle saçı kurutup biçim vererek tarama
-
Sıcak, kuru ve sert esen bir rüzgâr türü
-
[isim]
Sıcak veya soğuk hava üfleyen bir aletle saçı kurutup biçim vererek tarama
- FAL
-
Kelime Kökeni: Arapça fāl
-
[isim]
Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma; bakı
- "Ben bütün fallara, bütün rüyalara, bütün itikatlara inanırım."
-
[isim]
Geleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma; bakı
- FEL
-
-
[isim]
Görüngü
-
[isim]
Görüngü