İçinde f olan 3 harfli 62 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu f harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak
    • "Karşılıklı paralar fonundan beş yüz milyon lira Millî Savunma hizmetlerine tahsis edilmişti." (Atilla İlhan)
  2. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi
  3. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü
  4. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı
  5. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm
  6. Bir kumaşın alt dokusu

PAF
...
GAF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot
    • "Gerçekçi olmayışı yüzünden, bugün bize tarihî gaf olarak görülen atılımlarla, bu çizgi hayli gölgelenmiştir." (Haldun Taner)
    • "Sesinde ve tavrında hiçbir değişiklik olmamasına rağmen bir gaf yaptığımı zannederek kulaklarıma kadar kızardım." (Reşat Nuri Güntekin)

POF

  1. [isim] Yere düşen kaba ve yumuşakça bir şeyin veya havası boşalan bir nesnenin çıkardığı ses
    • "Yastık pof diye yere düştü. Balon pof diye söndü."

FEL

  1. [isim] Görüngü

FAY

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III)

FAZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Elektrik geriliminde evre

FAŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Açığa vurulma, ortaya dökülme
    • "Bu telaffuz, onun dadılı, matmazelli geçmiş çocukluğunun izlerini de faş ederdi." (Haldun Taner)
    • "Sırrının faş olduğu gün ona ölümden başka çıkar yol kalmazdı." (Refik Halit Karay)

HAF

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Oyun kurucu

FİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Filgillerin hortumlular takımından, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok iri, kalın derili hayvan (Elephas)
  2. Satrançta çapraz hareket ettirilen taş

FÖY

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kısa bilgileri içeren belge

EFE

  1. [isim] Yiğit, özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybek
  2. Ağabey
  3. Kabadayı
  4. Kaptan

FÜG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çok sesli müzikte bir beste
    • "Türk romancıları içinde müzikal yapı ve füg sanatı ile romanın yakın ilişkisini de ilk keşfeden o olmuştur." (Haldun Taner)

LEF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İçine sokma, iliştirme

PUF

  1. [isim] Arkalıksız, alçak, yumuşak, ayakları gözükmeyen oturacak
    • "Aynanın önündeki kumaş kaplı, arkalıksız, kabarık, yumuşacık pufa oturmuş." (Refik Halit Karay)
  2. Kaba, kabartılmış, yumuşak minder

ŞEF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yetki ve sorumluluğu olan, yöneten kimse
    • "İstasyon şefi. Büro şefi."
  2. Önder, lider
  3. [sıfat] Baş, yönetici durumda bulunan
    • "Şef garson şarabı övünce heveslendim." (Tarık Buğra)

FIR

  1. [zarf] Fırıl fırıl
    • "Kızı, annesinin çevresinde fır dönüyor."
  2. [isim] Piç, fırlama

FEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bozma, feshetme, kesme, ayırma, koparma

ÖRF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yasalarla belirlenmeyen, halkın kendiliğinden uyduğu gelenek
    • "Yaşandığı asrın örf ve âdetlerini belirtmek bakımından kıymetli bulmuyor değilim." (Refik Halit Karay)

PÜF

  1. [isim] Bir ateşi söndürmek, canlandırmak için dudakları hafifçe büzerek dışarı verilen soluğun çıkardığı ses
    • "Püf desen söner."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü