İçinde f olan 10 harfli 519 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PARAFELEME

  1. [isim] Bakınız paraflama
FİLİSTİNLİ

  1. [isim] Filistin’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
GECESEFASI

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız akşamsefası
FRANCALACI

  1. [isim] Francala yapan veya satan kimse
  2. Francala yapılıp satılan dükkân veya fırın
    • "Fırınlar da ekmekçi, francalacı, börekçi, katmerci ve peksimet fırınları olarak yazılmışlardır." (Mübahat S. Kütükoğlu)
FOTOĞRAFİK

Kelime Kökeni: Fransızca photographique

  1. [sıfat] Fotoğrafla ilgili
  2. Fotoğraf gibi
    • "Tüm tuval bir kepenk. Fotoğrafik, ayrıntılı bir çalışma." (Ferit Edgü)
HAFİFSEMEK

  1. [-i] Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek; yeğnilemek, yeğnisemek, istihfaf etmek
    • "Sancakla selam verdiğimiz bir mekânın sahibini hafifsemek, uğrunda ölmeyi borç saydığımız ‘sancak’a saygısızlık değil midir?" (Nevzat Kösoğlu)
FOŞURDATMA

  1. [isim] Foşurdatmak işi
MÜSAKKAFAT

Kelime Kökeni: Arapça musaḳḳafāt

  1. [isim, eskimiş] Üzeri damla örtülmüş olan yapılar
ÇAKIRKEYİF

  1. [sıfat, mecaz] Yarı sarhoş
    • "Trene binmezden evvel biraz çakırkeyiftik." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [zarf] Yarı sarhoş bir durumda
    • "Pasajın demir kapıları kapanırken önde hocaları, dört delikanlı çakırkeyif dışarı çıkıyordu." (Hasan Pulur)
ELEKTROFİL

Kelime Kökeni: Fransızca électrophile

  1. [isim, kimya] Bir atom veya iyondan elektron alabilen, onunla elektron paylaşabilen madde
AFGANİSTAN

  1. [isim] Orta Asya'da bir ülke; başkenti Kabil
ELEKTROFON

Kelime Kökeni: Fransızca électrophone

  1. [isim] Fonograf kayıtlarını okumak ve elektrik akımının aracılığıyla yükselterek sese çevirmek için gerekli araçları içinde toplayan cihaz
FIRLATILMA

  1. [isim] Fırlatılmak işi
FREZECİLİK

  1. [isim] Frezecinin yaptığı iş
FİNCANDİBİ

  1. [isim] Arazi koşulları nedeniyle inilmesi zor olan, çukurda kalan havaalanı
BRAKİSEFAL

Kelime Kökeni: Fransızca brachycéphale

  1. [sıfat, anatomi] Kafatasının genişliği ile uzunluğu hemen hemen eşit olan (kimse); kısa kafalı
    • "Tespit edilebilen en eski arkeolojik bulgulara göre Altay Dağları ile Savan Dağları’nın güneybatı kısımlarında klasik tarih bilimince Taş Devri adı verilen çağlardan beri brakisefal ismiyle tanımlanan beyaz bir ırk yaşamaktaydı." (Ergun Candan)
FERAHLANMA

  1. [isim] Bakınız ferahlama
MÜKEYYİFAT

Kelime Kökeni: Arapça mukeyyifāt

  1. [isim, eskimiş] Keyif verici, uyuşturucu maddeler
LÜFERCİLİK

  1. [isim] Lüfercinin yaptığı iş
HAFRİYATÇI

  1. [isim] Hafriyat işi ile uğraşan kimse
    • "Zemin katta kamyon tamirhanesi, girişte et lokantası ve kıraathane, bir üst katı iki hemşehrisine kiralamış; biri hafriyatçı, diğeri muhasebeci." (Ercan Kesal)
  2. [arkeoloji] Arkeolojik kazı ile uğraşan kimse
    • "Kaya cephelerinin hakikaten mezar olup olmadıkları birkaç hafriyatçı tarafından münakaşa olunmaktadır." (Necip Kocaarslan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü