İçinde f olan 10 harfli 519 kelime var. İçerisinde F harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında f harfi olan kelimeler listesine ya da sonu f harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PARAFELEME
-
-
[isim]
Bakınız paraflama
-
[isim]
Bakınız paraflama
- FİLİSTİNLİ
-
-
[isim]
Filistin’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Filistin’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- GECESEFASI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız akşamsefası
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız akşamsefası
- FRANCALACI
-
-
[isim]
Francala yapan veya satan kimse
-
Francala yapılıp satılan dükkân veya fırın
- "Fırınlar da ekmekçi, francalacı, börekçi, katmerci ve peksimet fırınları olarak yazılmışlardır."
-
[isim]
Francala yapan veya satan kimse
- FOTOĞRAFİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca photographique
-
[sıfat]
Fotoğrafla ilgili
-
Fotoğraf gibi
- "Tüm tuval bir kepenk. Fotoğrafik, ayrıntılı bir çalışma."
-
[sıfat]
Fotoğrafla ilgili
- HAFİFSEMEK
-
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek; yeğnilemek, yeğnisemek, istihfaf etmek
- "Sancakla selam verdiğimiz bir mekânın sahibini hafifsemek, uğrunda ölmeyi borç saydığımız ‘sancak’a saygısızlık değil midir?"
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek; yeğnilemek, yeğnisemek, istihfaf etmek
- FOŞURDATMA
-
-
[isim]
Foşurdatmak işi
-
[isim]
Foşurdatmak işi
- MÜSAKKAFAT
-
Kelime Kökeni: Arapça musaḳḳafāt
-
[isim, eskimiş]
Üzeri damla örtülmüş olan yapılar
-
[isim, eskimiş]
Üzeri damla örtülmüş olan yapılar
- ÇAKIRKEYİF
-
-
[sıfat, mecaz]
Yarı sarhoş
- "Trene binmezden evvel biraz çakırkeyiftik."
-
[zarf]
Yarı sarhoş bir durumda
- "Pasajın demir kapıları kapanırken önde hocaları, dört delikanlı çakırkeyif dışarı çıkıyordu."
-
[sıfat, mecaz]
Yarı sarhoş
- ELEKTROFİL
-
Kelime Kökeni: Fransızca électrophile
-
[isim, kimya]
Bir atom veya iyondan elektron alabilen, onunla elektron paylaşabilen madde
-
[isim, kimya]
Bir atom veya iyondan elektron alabilen, onunla elektron paylaşabilen madde
- AFGANİSTAN
-
-
[isim]
Orta Asya'da bir ülke; başkenti Kabil
-
[isim]
Orta Asya'da bir ülke; başkenti Kabil
- ELEKTROFON
-
Kelime Kökeni: Fransızca électrophone
-
[isim]
Fonograf kayıtlarını okumak ve elektrik akımının aracılığıyla yükselterek sese çevirmek için gerekli araçları içinde toplayan cihaz
-
[isim]
Fonograf kayıtlarını okumak ve elektrik akımının aracılığıyla yükselterek sese çevirmek için gerekli araçları içinde toplayan cihaz
- FIRLATILMA
-
-
[isim]
Fırlatılmak işi
-
[isim]
Fırlatılmak işi
- FREZECİLİK
-
-
[isim]
Frezecinin yaptığı iş
-
[isim]
Frezecinin yaptığı iş
- FİNCANDİBİ
-
-
[isim]
Arazi koşulları nedeniyle inilmesi zor olan, çukurda kalan havaalanı
-
[isim]
Arazi koşulları nedeniyle inilmesi zor olan, çukurda kalan havaalanı
- BRAKİSEFAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca brachycéphale
-
[sıfat, anatomi]
Kafatasının genişliği ile uzunluğu hemen hemen eşit olan (kimse); kısa kafalı
- "Tespit edilebilen en eski arkeolojik bulgulara göre Altay Dağları ile Savan Dağları’nın güneybatı kısımlarında klasik tarih bilimince Taş Devri adı verilen çağlardan beri brakisefal ismiyle tanımlanan beyaz bir ırk yaşamaktaydı."
-
[sıfat, anatomi]
Kafatasının genişliği ile uzunluğu hemen hemen eşit olan (kimse); kısa kafalı
- FERAHLANMA
-
-
[isim]
Bakınız ferahlama
-
[isim]
Bakınız ferahlama
- MÜKEYYİFAT
-
Kelime Kökeni: Arapça mukeyyifāt
-
[isim, eskimiş]
Keyif verici, uyuşturucu maddeler
-
[isim, eskimiş]
Keyif verici, uyuşturucu maddeler
- LÜFERCİLİK
-
-
[isim]
Lüfercinin yaptığı iş
-
[isim]
Lüfercinin yaptığı iş
- HAFRİYATÇI
-
-
[isim]
Hafriyat işi ile uğraşan kimse
- "Zemin katta kamyon tamirhanesi, girişte et lokantası ve kıraathane, bir üst katı iki hemşehrisine kiralamış; biri hafriyatçı, diğeri muhasebeci."
-
[arkeoloji]
Arkeolojik kazı ile uğraşan kimse
- "Kaya cephelerinin hakikaten mezar olup olmadıkları birkaç hafriyatçı tarafından münakaşa olunmaktadır."
-
[isim]
Hafriyat işi ile uğraşan kimse