İçinde eş olan 6 harfli 85 kelime var. İçerisinde EŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eş olan kelimeler listesine ya da Sonu eş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEŞVİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İsteklendirme, özendirme
- "O vakitler, bu kadarcık ümit ve teşvik, bizi heyecanlandırmaya yeterdi." (Falih Rıfkı Atay)
- "Kasketi yıpranmış bir ihtiyar programı övüyor, halkı teşvik ediyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
Bir kimseyi kötü bir iş yapması için kışkırtma
-
[isim]
İsteklendirme, özendirme
- TEŞVİŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Karıştırma, bulandırma
-
[isim]
Karıştırma, bulandırma
- MEŞHUR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın (kimse)
- "Yeni Park gazinosunda kasabanın meşhur kara dut şerbetiyle beraber bir parça da içki içilir." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın (kimse)
- EŞLEME
-
-
[isim]
Eşlemek işi, bağlaşım
-
Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon
-
[isim]
Eşlemek işi, bağlaşım
- EŞEKÇİ
-
-
[isim]
Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse, merkepçi
-
[isim]
Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse, merkepçi
- KEŞKEM
- ...
- MEŞİME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Döl yatağı
-
Etene
-
[isim]
Döl yatağı
- MEŞRUT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Şarta bağlı, şartlı
-
[sıfat]
Şarta bağlı, şartlı
- ŞEŞYEK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Tavla oyununda atılan zarlardan birinin altı, öbürünün birli gelmesi
-
[isim]
Tavla oyununda atılan zarlardan birinin altı, öbürünün birli gelmesi
- EŞEKÇE
-
-
[sıfat]
Kaba
-
[zarf]
Kaba bir biçimde
- "Kızcağıza eşekçe bir cevap verdim." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Kaba
- MEŞHET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Şehit düşülen yer
-
Şehidin gömüldüğü yer
-
[isim]
Şehit düşülen yer
- EŞEKSİ
-
-
[sıfat]
Eşeği andıran, eşeğe benzeyen, eşek gibi
-
[sıfat]
Eşeği andıran, eşeğe benzeyen, eşek gibi
- MEŞHUT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Görülen, gözle görülmüş, tanık olunmuş
-
[sıfat]
Görülen, gözle görülmüş, tanık olunmuş
- TEŞRİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yılın onuncu ve on birinci aylarına verilen ortak ad
-
[isim]
Yılın onuncu ve on birinci aylarına verilen ortak ad
- EŞİLME
-
-
[isim]
Eşilmek işi
-
[isim]
Eşilmek işi
- KEŞŞAF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bilinmeyen çok önemli bir şeyi keşfeden
-
Keşif kolu
-
İzci
-
[isim]
Bilinmeyen çok önemli bir şeyi keşfeden
- EŞKIYA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlar
- "Nice kendi hâlinde insanları, dağ başlarında eşkıya tenkil eder gibi öldürttü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Dağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlar
- KARDEŞ
-
-
[isim]
Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı
- "Öz kardeş. Üvey kardeş. Kız kardeş. Erkek kardeş."
-
Yaşça küçük olan çocuk
-
[ünlem]
Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü
- "Güle güle Fahri Bey kardeşim!" (Sait Faik Abasıyanık)
-
Aralarında çok değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri
- "Din kardeşi."
-
[isim]
Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı
- MEŞGUL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir işle uğraşan, iş görmekte olan
- "Belediye doktoru, kışın kimya tecrübeleri ile meşguldü." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Kâtip daha fazla meşgul olmaya lüzum görmeden genç kızı yalnız bırakıp gitti." (Peyami Safa)
-
Çalışır, kullanılır durumda olan, dolu
- "Telefon meşgul."
-
[sıfat]
Bir işle uğraşan, iş görmekte olan
- PEŞKEŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey
-
[isim]
Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey