İçinde eğ olan 7 harfli 66 kelime var. İçerisinde EĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eğ olan kelimeler listesine ya da Sonu eğ ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PİŞEĞEN
-
-
[sıfat]
Kolay pişen
- "Pişeğen fasulye. Pişeğen nohut."
-
[sıfat]
Kolay pişen
- EĞİTMEK
-
-
[-i]
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek
- "Çocukları eğitmek."
-
Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek
-
[-i]
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek
- LEĞENÇE
- ...
- SEĞİRME
-
-
[isim]
Seğirmek işi
-
[isim]
Seğirmek işi
- EĞİLMEK
-
-
[nsz]
Belirli bir yönle açı oluşturacak bir durum almak, bir yöne doğru çarpılmak:, dikliğini kaybetmek
- "Sofraya pilav gelince Aziz eğilerek kokladı." (Cahit Uçuk)
-
İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek
- "Tenis oynarken yüz çeşit çeviklikler içinde eğilir, kalkar, sıçrar, koşar." (Refik Halit Karay)
-
Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek
- "Türk eğilmez."
-
[-e]
Bir işi önemseyip ele almak
- "Bir yandan ayrıntılara eğilirken, bir yandan da bunları alaylı bir süzgeçten geçirir." (Salâh Birsel)
-
[nsz]
Belirli bir yönle açı oluşturacak bir durum almak, bir yöne doğru çarpılmak:, dikliğini kaybetmek
- EĞİTMEN
-
-
[isim]
Eğitim işiyle uğraşan kimse
-
Kurs görerek köyde öğretmenlik yapan kimse, köy öğretmeni
-
[isim]
Eğitim işiyle uğraşan kimse
- EĞELEME
-
-
[isim]
Eğelemek işi
-
[isim]
Eğelemek işi
- SEĞRİME
-
-
[isim]
Seğirme
- "Sağ alt göz kapağında hanidir unuttuğu o lanetli seğrime." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Seğirme
- GEĞİRTİ
-
-
[isim]
Geğirirken çıkan ses
-
[isim]
Geğirirken çıkan ses
- KÜSEĞEN
-
-
[sıfat]
Çabuk ve sık sık küsen (kimse)
-
[isim]
Küstüm otu
-
[sıfat]
Çabuk ve sık sık küsen (kimse)
- EĞİRMEN
-
-
[isim]
İplik eğirmeye yarar araç, kirmen
- "İki arkadaş, yüzlerce yıllık tonozların altında eğirmenlerini çevirirlerken her günkü ahenklerine giriştiler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
İplik eğirmeye yarar araç, kirmen
- GÜNEĞİK
-
-
[isim]
Hindiba
-
[isim]
Hindiba
- DEĞERLİ
-
-
[sıfat]
Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli
- "Hiç olmazsa susmanın ne kadar değerli olduğunu anlamışlardır." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli
- EĞDİRME
-
-
[isim]
Eğdirmek işi
-
[isim]
Eğdirmek işi
- YÜREĞİR
- ...
- EĞİKLİK
-
-
[isim]
Eğik olma durumu, eğim, yamukluk, meyil
-
Bir gök cisminin içinde hareket ettiği düzlem ile yörünge düzlemiyle belirtilmiş herhangi bir düzlem arasındaki açı
-
[isim]
Eğik olma durumu, eğim, yamukluk, meyil
- EĞİRTME
-
-
[isim]
Eğirtmek işi
-
[isim]
Eğirtmek işi
- EĞLENTİ
-
-
[isim]
Neşeli ve hoşça vakit geçirilen toplantı
- "Dün geceki heyecan bir eğlenti coşkunluğu idi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Neşeli ve hoşça vakit geçirilen toplantı
- GEĞİRME
-
-
[isim]
Geğirmek işi
-
[isim]
Geğirmek işi
- DEĞİMLİ
-
-
[sıfat]
Liyakatli
-
[sıfat]
Liyakatli