İçinde bulaşı olan 12 kelime var. İçerisinde BULAŞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bulaşı olan kelimeler listesine ya da sonu bulaşı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

BULAŞIKÇILIK, BULAŞIVERMEK

11 Harfli Kelimeler

BULAŞICILIK, BULAŞIKHANE, BULAŞIVERME

10 Harfli Kelimeler

BULAŞIKLIK, BULAŞILMAK

9 Harfli Kelimeler

BULAŞIKÇI, BULAŞILMA

8 Harfli Kelimeler

BULAŞICI

7 Harfli Kelimeler

BULAŞIK

6 Harfli Kelimeler

BULAŞI

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bulaşı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B I L U Ş

6 Harfli Kelimeler

BULAŞI

5 Harfli Kelimeler

BAŞLI, BULAŞ

4 Harfli Kelimeler

ALIŞ, BULA, ULAŞ

3 Harfli Kelimeler

ABU, AŞI, BAL, BAŞ, BUL, ŞAL, ŞUA, ULA

2 Harfli Kelimeler

AB, AL, AŞ, BU, LA, ŞU

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BULAŞIVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak bulaşmak
BULAŞIKÇILIK

  1. [isim] Bulaşıkçının yaptığı iş
    • "Garsonluk bilmediğimden patronum beni önce bulaşıkçılığa verdi." (Tarık Dursun K)
BULAŞIKHANE

Kelime Kökeni: Türkçe bulaşık + Farsça ḫāne

  1. [isim] Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm
    • "Geniş bir mutfak vardı, bulaşıkhanesi de bayağı büyük idi." (Mehmet İdo İsmetoğlu)
BULAŞICILIK

  1. [isim] Bulaşıcı olma durumu
BULAŞIVERME

  1. [isim] Bulaşıvermek işi
BULAŞIKLIK

  1. [isim] Bulaşık olma durumu
    • "Kalbi güp güp vuruyordu. Ellerinde kan bulaşıklığı hissi. Bir yıkasa mı?" (Attilâ İlhan)
  2. Mutfak tezgâhı üzerine konulan, elde yıkanan bulaşıkların dizildiği, plastik veya metalden yapılmış mutfak eşyası
BULAŞILMAK

  1. [-e] Bulaşma işine konu olmak
BULAŞIKÇI

  1. [sıfat] İşi kirli kapları yıkamak olan (kimse)
    • "Bulaşıkçı kız paketten sevdiği şeyleri bir bir çıkarıp küçük tahta rafına dizdi." (Ali Kaya)
BULAŞILMA

  1. [isim] Bulaşılmak işi
BULAŞICI

  1. [sıfat] Birinden bir başkasına geçen, bulaşan; geçici, sâri
BULAŞIK

  1. [isim] Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
    • "Gemide bulaşık yıkamak kolay iş değildi." (Azra Erhat)
  2. [mecaz] Yaşanmış bir şeyden geriye kalan belirti etki
    • "Daha balayının bulaşığı geçmedi." (Burhan Felek)
  3. [sıfat] Bakınız kirli
    • "Bulaşık kap."
  4. [sıfat] Her şeyin birbirine karıştığı (yer, olay vb.)
    • "Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [sıfat, mecaz] Bakınız yapışkan
    • "Böyle bir sivri akıllı, bulaşık biri çıkar ortaya, dirliği düzeni berbat eder." (Kerim Korcan)
BULAŞI

  1. [isim, tıp] Bulaşıcı bir hastalığın taşıyıcılar yoluyla başka bir canlıya geçmesi; bulaşma, kontaminasyon
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü