İçinde ezdirme olan 8 kelime var. İçerisinde EZDİRME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ezdirme olan kelimeler listesine ya da sonu ezdirme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BEZDİRMEK, GEZDİRMEK, SEZDİRMEK
BEZDİRME, EZDİRMEK, GEZDİRME, SEZDİRME
EZDİRME
Ezdirme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
7 Harfli Kelimeler
EZDİRME
6 Harfli Kelimeler
DİREME
5 Harfli Kelimeler
DEİZM, DEMİR, DEMRE, DERME, DİZEM, DİZME, ERDEM, ERİME, REMİZ, REMZİ, ZERDE
4 Harfli Kelimeler
DEME, DERE, DERİ, DERZ, DİZE, EDER, EDİM, EMİR, ERİM, ERME, EZME, MERİ, MEZE, MİDE, REMİ, REZE, RİZE, ZEDE
3 Harfli Kelimeler
DEM, DİZ, EDE, EDİ, İDE, MİR, ZEM, ZER, ZİR
2 Harfli Kelimeler
DE, EM, ER, İD, İM, İZ, ME, Mİ, RE, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BEZDİRMEK
-
-
[-i, -den]
Bezgin duruma getirmek
- "O günden sonra bu neşeli İstanbul yolcusunun hatta beni bezdirmek için bile bir kerecik dışarıya çıktığını hatırlamıyorum."
-
[-i, -den]
Bezgin duruma getirmek
- SEZDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Sezmesine yol açmak, belli etmek; hissettirmek, sezindirmek
- "Doktorlar ona bir şey sezdirmediler. O da çektiği acılardan, karısına, kızına hiçbir şey belli etmedi."
-
[-e, -i]
Sezmesine yol açmak, belli etmek; hissettirmek, sezindirmek
- GEZDİRMEK
-
-
[-i]
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
- "Kendisini seven, gezdiren büyük kızlar, ona abla kokusunu vermişlerdi."
-
Tanıtmak amacıyla dolaştırmak
- "Konuklara Ankara'yı gezdirdi."
-
[-e, nesnesiz]
Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek
- "Salataya yağ gezdirmek."
-
[-i, -de]
Sürterek, değdirerek hareket ettirmek
- "Elini iki üç kere ıslak yüzünün üstünde gezdirdi."
-
Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak
-
[-i, -le]
Herhangi bir biçimde giydirmek
- "Beni eski kıyafetle gezdiriyor."
-
[-i, -de]
Bakınız taşımak
- "Böyle kitapları cebinde gezdirir, alışveriş için dükkânını açmak istemediği veya müşteri ile meşgul olmadığı zamanlarda okurdu."
-
[-i]
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
- SEZDİRME
-
-
[isim]
Sezdirmek işi
-
[isim]
Sezdirmek işi
- GEZDİRME
-
-
[isim]
Gezdirmek işi
- "Öyle laf ettim ki adamcağız gezdirmeye mecbur kaldı."
-
[isim]
Gezdirmek işi
- BEZDİRME
-
-
[isim]
Bezdirmek işi
- "Naim'in bir an önce edebiyata dönmesi için onu, kazıklar atarak bezdirmeye çalışırlar."
-
[isim]
Bezdirmek işi
- EZDİRMEK
-
-
[-e, -i]
Ezme işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Ezme işini yaptırmak
- EZDİRME
-
-
[isim]
Ezdirmek işi
-
[isim]
Ezdirmek işi