İçinde esme olan 6 harfli 2 kelime var. İçerisinde ESME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında esme olan kelimeler listesine ya da sonu esme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Esme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E M S

4 Harfli Kelimeler

ESME, SEME

3 Harfli Kelimeler

SEM

2 Harfli Kelimeler

EM, ES, ME, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

RESMEN

Kelime Kökeni: Arapça resmen

  1. [zarf] Devlet adına, resmî olarak; devletçe
    • "Bu, resmen harp ilan olunmaksızın savaş kapısını açmak demekti." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Kanuna, yönteme uygun olarak
    • "Memlekete hareketten önce resmen sefarete müracaat ettim." (Nâzım Hikmet)
  3. Kesinlikle, açıkça, kesin olarak
    • "Bu kadın resmen babasının parasını yiyordu." (Ayşe Kulin)
KESMEK

  1. [-i] Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak; katetmek
    • "İpi kesmek."
  2. Dibinden ayırmak
    • "Ağaçları kesmek. Dalları kesmek."
  3. Düzgün parçalara ayırmak
    • "Eti kesmek. Patatesi kesmek."
  4. Kesici bir araçla yaralamak
  5. [nesnesiz] Ucunu almak
    • "Saç kesmek. Tırnak kesmek."
  6. [nesnesiz] Hayvanın başını gövdesinden ayırmak; boğazlamak
    • "Koyun kesmek. Tavuk kesmek."
  7. Son vermek, gidermek
    • "Bu ilaç baş ağrısını keser."
  8. Ara vermek
    • "Bu üç zavallı bizden rahatsız oldular ve derslerini keserek çekildiler." (Memduh Şevket Esendal)
  9. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek
    • "Yardımı kestiler. Ücreti ödemeyince telefonu kestiler."
  10. Akımı durdurmak
    • "Şimdi belediye ile anlaşamayan müteşebbis cereyanı kesmiş." (Sait Faik Abasıyanık)
  11. Belirtmek, kararlaştırmak
    • "Gününü daha kesmedik."
  12. [nesnesiz, -den] Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek
    • "Ücretinden beş lira kesmişler."
  13. Para basmak
  14. Azaltmak, güçleştirmek
    • "Rüzgâr geminin yolunu kesiyor."
  15. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak
  16. Geçişi önlemek
    • "Yolu kesmek."
  17. [nesnesiz] Bakınız susmak
    • "Kes artık yeter!"
  18. Hasta organı ameliyatla almak
  19. Bölmek, ayırmak
    • "Bulvarı kesen küçük sokaklardan biri."
  20. Yazıyı, filmi kısaltmak
  21. [-e] Söylenen şeye bürünmek
    • "Tabiat mayıs ayında yeşile kesti."
  22. [nesnesiz, argo] Uydurmak, yalan söylemek
  23. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak
    • "Rüzgâr yüzümü kesiyor."
  24. [mecaz] Birini yermek, kötülemek
    • "Hiç değil beni kesmeden edemez o." (Orhan Kemal)
  25. [mecaz] Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak
  26. [mecaz] Vahşice öldürmek
  27. [spor] Oyuncuyu takım kadrosuna almamak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü