İçinde esme olan 5 harfli 3 kelime var. İçerisinde ESME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında esme olan kelimeler listesine ya da sonu esme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Esme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E M S
4 Harfli Kelimeler
ESME, SEME
3 Harfli Kelimeler
SEM
2 Harfli Kelimeler
EM, ES, ME, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KESME
-
-
[isim]
Kesmek işi; kat (II)
-
Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas
-
[sıfat]
Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan
- "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat."
-
[sıfat]
Kesin, değişmez; maktu
- "Kesme fiyat."
-
[dil bilgisi]
Bakınız kesme işareti
-
[edebiyat]
Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı; kat (II)
-
[bitki bilimi]
Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı; akçakesme (Phillyrea latifolia)
-
[matematik]
Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi
-
[sinema, televizyon]
İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum
-
[eskimiş]
Bakınız lokum
-
[isim]
Kesmek işi; kat (II)
- ESMEK
-
-
[nesnesiz]
Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak
- "İki üç günden beri sert bir kış rüzgârı esiyor."
-
[-e, mecaz]
Yapılması önce düşünülmüş olmayan veya beklenmeyen bir şeyi yapmaya birdenbire karar vermek
- "Bu yolculuk size nereden esti?"
-
[nesnesiz]
Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak
- ESMER
-
Kelime Kökeni: Arapça esmer
-
[isim]
Siyaha çalan buğday rengi
-
Kurşuni renk
- "Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi ve ayaz insanın yüzünü ısırıyordu."
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Esmer yüzünün hafifçe kızardığını, gözlerinin garip bir ışıkla yanmaya başladığını görüyoruz."
-
[sıfat]
Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse); karaca (I), yağız
- "Bir düğün dansında ayaklarının pırıltısını seyrettiği esmer kızla evlendi."
-
[isim]
Siyaha çalan buğday rengi