İçinde es olan 9 harfli 218 kelime var. İçerisinde ES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında es olan kelimeler listesine ya da sonu es ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Es Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E S

2 Harfli Kelimeler

ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜTEESSİR

Kelime Kökeni: Arapça muteʾes̱s̱ir

  1. [sıfat] Bakınız üzüntülü
    • "Hatta çirkin yaradılışından bile / O kadar müteessir değildi" (Orhan Veli Kanık)
  2. Etkilenmiş
AHESTELİK

  1. [isim] Aheste olma durumu
    • "40'lı, 50'li yıllarda, kadın ve çocukların gezmeden dönüş saatini günlerin uzunluğu belirler, yaz mevsiminin getirdiği ahestelik kışın hızlı bir yürüyüşe dönüşürdü." (Dilek Kent)
BAHANESİZ

  1. [sıfat] Bahanesi olmayan
  2. [zarf] Bahanesi olmadan
    • "Kapıdan çıkmak üzere olan İclâl geriye dönerek bahanesiz durmuştu." (Peyami Safa)
MESLEKSEL

  1. [sıfat] Bakınız mesleki
MESTÇİLİK

  1. [isim] Mest yapma veya satma işi
ESİNTİSİZ

  1. [sıfat] Esintisi olmayan
    • "Başkentin, gökyüzünü yıldızlarıyla donattığı esintisiz, kıpırtısız bir yaz gecesi işte!" (Adalet Ağaoğlu)
ÇARESİZCE

  1. [zarf] Çaresiz bir biçimde; umarsızca, umarsızcasına, çaresizcesine
ESKİLEŞME

  1. [isim] Eskileşmek işi
ABDESTLİK

  1. [isim] Abdest alınacak yer
    • "Her sabah bizim gibi erkenden mektebe gelir, akşama kadar kalır; evlerimizden nöbetle getirdiğimiz kucak kucak otları yazsa ağaçların, kışsa sol taraftaki abdestlik sundurmasının altında yavaş yavaş yerdi." (Ömer Seyfettin)
  2. [eskimiş] Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü
PESLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Ses hafif, yavaş duruma gelmek
ESKİŞEHİR

  1. [isim] Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
ESPİYONAJ

Kelime Kökeni: Fransızca espionnage

  1. [isim] Bakınız casusluk
    • "Bizim zamanımızdaki espiyonajın şekli de farklılaştı, olanlara pek akıl erdiremiyorum." (Osman Aysu)
REÇETESİZ

  1. [sıfat] Reçete aranmaksızın satılan (ilaç)
IŞIKKESEN

  1. [isim, sinema, televizyon] Karanlık odalara girip çıkarken bu yerlere ışık sızmasını önleyen düzen
MÜTEESSİF

Kelime Kökeni: Arapça muteʾessif

  1. [sıfat, eskimiş] Üzülen, esef eden
    • "Sonra, efendim, dünkü hareketimden dolayı fevkalade müteessir ve müteessifim." (Nâzım Hikmet)
  2. Acınan, yerinen
RESSAMLIK

  1. [isim] Ressam olma durumu
    • "Ressamlığı hayatta kendime bir mefkûre diye kabul ediyordum." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Resim yapma sanatı
DESENLEME

  1. [isim] Desenlemek işi
ANESTEZİK

Kelime Kökeni: Fransızca anesthésique

  1. [sıfat] Eter, kloroform gibi uyuşturma özelliği olan
TELESİYEJ

Kelime Kökeni: Fransızca télésiège

  1. [isim] Kayakçıları veya turistleri sürekli hareket hâlindeki bir kabloya asılı oturma yerlerinde taşıyan bir teleferik türü
KESENEKÇİ

  1. [isim] Keseneği alan kimse; kesimci, iltizamcı, mültezim
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü