İçinde es olan 8 harfli 301 kelime var. İçerisinde ES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında es olan kelimeler listesine ya da sonu es ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Es Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ES, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ESKİTMEK
-
-
[-i]
Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek
- "Çocuk, pantolonunu eskitti."
-
[mecaz]
Etkisini sürdürememek
- "Yunus Emre'yi yüzyıllar eskitemedi."
-
[mecaz]
Bakınız yaşlandırmak
- "Alkol, tütün ve aşk eskitti beni."
-
Daha eski görünmesi için herhangi bir eşya üzerinde boya vb. ile işlem yapmak
-
[-i]
Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek
- PESPEMBE
-
-
[sıfat]
Her yanı pembe, çok pembe
-
[sıfat]
Her yanı pembe, çok pembe
- MÜKTESEP
-
Kelime Kökeni: Arapça mukteseb
-
[sıfat]
Kazanılmış, edinilmiş
-
[sıfat]
Kazanılmış, edinilmiş
- KESMİKLİ
-
-
[sıfat]
İçinde kesmik bulunan
-
[sıfat]
İçinde kesmik bulunan
- FESTİVAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca festival
-
[isim]
Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi
-
[sinema, tiyatro]
Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi; şenlik
- "Antalya film festivali."
-
Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri; şenlik
- "Kiraz festivali."
-
[teklifsiz konuşmada]
Düzensiz toplantı
- "İlk bakışta festivale benzer bir durum göremedi."
-
[isim]
Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi
- TESADÜFİ
-
Kelime Kökeni: Arapça teṣādufī
-
[sıfat]
Bakınız rastlantısal
- "Sahifede tesadüfi bir fark bulunsa bu arızi farkı göremeyecekti."
-
[sıfat]
Bakınız rastlantısal
- GÖVDESİZ
-
-
[sıfat]
Gövdesi olmayan
-
Görünürde gövdesi olmayan
-
[sıfat]
Gövdesi olmayan
- REDRESÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca redresseur
-
[isim, fizik]
Bakınız doğrultmaç
-
[isim, fizik]
Bakınız doğrultmaç
- MEYVESİZ
-
-
[sıfat]
Meyve vermeyen
- "İçi yer yer kümeleşip yer yer seyrekleşen meyveli meyvesiz ağaçlarla doluydu."
-
Meyvesi olmayan
-
[mecaz]
Verimsiz, ortaya eser koymayan
-
[sıfat]
Meyve vermeyen
- DESPOTYA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Eskiden Balkanlarda müstakil prenslik
- "Mora'ya kadar memaliki dahi fethederek 'despotya' namıyla hadsiz hesapsız imaretlere taksim eylemişler."
-
[isim]
Eskiden Balkanlarda müstakil prenslik
- ESRİKLİK
-
-
[isim]
Bakınız sarhoşluk
-
[isim]
Bakınız sarhoşluk
- ESNETMEK
-
-
[-i]
Esnemesine sebep olmak
-
[-i]
Esnemesine sebep olmak
- MESNETLİ
-
-
[sıfat]
Dayanağı olan
-
[sıfat]
Dayanağı olan
- TESPİHLİ
-
-
[sıfat]
Tespihi olan
-
[mimarlık]
Üzerinde bir sıraya dizilmiş tespih taneleri gibi yuvarlakları olan
-
[sıfat]
Tespihi olan
- KESİMLİK
-
-
[sıfat]
Kesime elverişli (hayvan)
-
[sıfat]
Kesime elverişli (hayvan)
- VESİKALI
-
-
[sıfat]
Belgesi olan
-
Genelevde çalışmak için elinde resmî izin kâğıdı bulunan (kadın)
- "İki elin kanda olsa gel diyor / Telgrafın / Nasıl unuturum seni ben / Vesikalı yârim"
-
[sıfat]
Belgesi olan
- ESPRİSİZ
-
-
[sıfat]
Esprisi olmayan
- "Görmüyor musunuz; nasıl da tek tiptir, birbirinin benzeri, sivrilmiş fakat dar zevkli, esprisiz, aşkta da her şeydeki gibi derinleşemez mahluklar."
-
Espri yapamayan
-
Derin anlamı olmayan
-
[sıfat]
Esprisi olmayan
- PELESENK
-
Kelime Kökeni: Arapça belesān
-
[isim]
Bakınız pelesenk ağacı
-
Bakınız balsam
-
Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste
-
[isim]
Bakınız pelesenk ağacı
- TESLİMAT
-
Kelime Kökeni: Arapça teslīmāt
-
[isim]
Teslim etme işleri
-
[eskimiş]
Teslim edilen eşyalar veya yatırılan paralar
-
[isim]
Teslim etme işleri
- DÜŞESLİK
-
-
[isim]
Düşes olma durumu
-
[isim]
Düşes olma durumu