İçinde es olan 8 harfli 301 kelime var. İçerisinde ES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında es olan kelimeler listesine ya da Sonu es ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ES, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DEMOKLES
- ...
- DESTANLI
-
-
[sıfat]
Destanı olan, içinde destan bulunan
- "Destanlı hikâye."
-
[sıfat]
Destanı olan, içinde destan bulunan
- MAALESEF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Üzülerek söylüyorum ki, ne yazık ki, maatteessüf
- "Maalesef size yardım edemeyeceğim."
-
[zarf]
Üzülerek söylüyorum ki, ne yazık ki, maatteessüf
- RUHÖTESİ
- ...
- DESPOTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Despotça
-
[sıfat]
Despotça
- ASESBAŞI
-
-
[isim]
Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı
-
[isim]
Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı
- KESTİRİM
-
-
[isim]
Kestirme işi, tahmin
-
[isim]
Kestirme işi, tahmin
- TENTESİZ
-
-
[sıfat]
Tentesi olmayan
-
[sıfat]
Tentesi olmayan
- VELESPİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bisiklet
-
[isim]
Bisiklet
- KESKİNCİ
-
-
[isim]
Kalabalık yerlerde cepleri jiletle keserek hırsızlık yapan kimse
-
[isim]
Kalabalık yerlerde cepleri jiletle keserek hırsızlık yapan kimse
- VESSELAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[ünlem]
"İşte o kadar, son söz şudur" anlamlarında kullanılan bir söz
- "İşsizlik kötü şey vesselam!" (Orhan Veli Kanık)
-
[ünlem]
"İşte o kadar, son söz şudur" anlamlarında kullanılan bir söz
- GÖVDESEL
-
-
[sıfat]
Gövde ile ilgili
-
[sıfat]
Gövde ile ilgili
- KESİKLİK
-
-
[isim]
Kesik olma durumu
- "Dumanlar gözlerimi yakıyor, görüş gücüme kesiklik veriyor." (Salâh Birsel)
-
Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk
-
[isim]
Kesik olma durumu
- SESSİZCE
-
-
[zarf]
Sessiz bir biçimde, sessiz olarak
- "Üç kere bağrıştılar, ben de sessizce ağladım." (Memduh Şevket Esendal)
-
[zarf]
Sessiz bir biçimde, sessiz olarak
- CASTRİES
- ...
- ESNEKLİK
-
-
[isim]
Esnek olma durumu, elastikiyet
-
[isim]
Esnek olma durumu, elastikiyet
- ESPRİSİZ
-
-
[sıfat]
Esprisi olmayan
-
Espri yapamayan
-
[sıfat]
Esprisi olmayan
- KORSESİZ
-
-
[sıfat]
Korsesi olmayan
- "Ekseriyeti teşkil eden kadınlar korsesiz, hafif bir sabah esvabı ile geliyorlardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[sıfat]
Korsesi olmayan
- KESMİKLİ
-
-
[sıfat]
İçinde kesmik bulunan
-
[sıfat]
İçinde kesmik bulunan
- TEFESSÜH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çürüme, bozulma, kokuşma
-
Kişi, toplum vb. özelliğini, niteliğini yitirerek bozulma, kokuşma
-
[isim]
Çürüme, bozulma, kokuşma