İçinde es olan 7 harfli 222 kelime var. İçerisinde ES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında es olan kelimeler listesine ya da Sonu es ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ES, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ESKİYİŞ
- ...
- VİTESLİ
-
-
[sıfat]
Vitesi olan
- "Altı vitesli arazi arabası."
-
[sıfat]
Vitesi olan
- GESTAPO
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Almanya'da Hitler döneminde kurulan gizli, siyasi polis örgütü
-
[isim]
Almanya'da Hitler döneminde kurulan gizli, siyasi polis örgütü
- HENDESİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Geometrik
-
[sıfat]
Geometrik
- ŞİRESİZ
- ...
- TESALÜP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İki şeyin birbiri üzerine çapraz biçimde gelmesi
-
Sinir ve damarların birbirinin üzerinden çapraz olarak geçmesi
-
[isim]
İki şeyin birbiri üzerine çapraz biçimde gelmesi
- ESASTAN
- ...
- PESPAYE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Alçak, soysuz, aşağılık
- "Zaten yemişleri asil ve pespaye olarak ikiye tasnif etmek pek kolaydır." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Alçak, soysuz, aşağılık
- BÖYLESİ
-
-
[zamir]
Bunun gibisi, bu biçimde olanı
- "Doğrusu Hazreti Halit'in türbedarları arasında bile böylesi zor bulunur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zamir]
Bunun gibisi, bu biçimde olanı
- TESADÜF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
- "Öyle bir tesadüf olsa ki bir saatçik şu doktorla oturup konuşabilse!" (Memduh Şevket Esendal)
- "Ara sıra birbirimize tesadüf ettikçe biraz dertleşmek vaadiyle ayrıldık." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Rastlantı, rast geliş
-
[isim]
Yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
- MESTURE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Örtülü, kapalı, gizli
-
[sıfat]
Örtülü, kapalı, gizli
- MÜESSİS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kurucu
-
[sıfat]
Kurucu
- TESTİCİ
-
-
[isim]
Testi yapan veya satan kimse
-
[isim]
Testi yapan veya satan kimse
- MESLEKİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Mesleğe ilişkin, meslekle ilgili olan
-
[sıfat]
Mesleğe ilişkin, meslekle ilgili olan
- ESERMEK
-
-
[-i]
Bakmak, beslemek, yetiştirmek
-
[-i]
Bakmak, beslemek, yetiştirmek
- İMGESEL
-
-
[sıfat]
İmge ile ilgili, hayalî
-
[sıfat]
İmge ile ilgili, hayalî
- ESİRLİK
-
-
[isim]
Esir olma durumu veya süresi, tutsaklık, kölelik
- "Ayaklarımızdaki zincirler, esirliğin ağır ve cefalı şarkılarını söyleyecektir." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Esir olma durumu veya süresi, tutsaklık, kölelik
- KÜRESEL
-
-
[sıfat]
Küre ile ilgili olan
-
Küre biçiminde olan, kürevi
-
Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen, global
-
[sıfat]
Küre ile ilgili olan
- CÜMLESİ
-
-
[zamir]
Hepsi
- "Cümlesi masanın başında koltuklara yerleştiler." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[zamir]
Hepsi
- KAFESLİ
-
-
[sıfat]
Kafesi olan veya kafes biçiminde olan
-
[sıfat]
Kafesi olan veya kafes biçiminde olan