İçinde es olan 7 harfli 222 kelime var. İçerisinde ES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında es olan kelimeler listesine ya da sonu es ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Es Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ES, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- APSESİZ
-
-
[sıfat]
Apse durumuna gelmemiş olan
-
[sıfat]
Apse durumuna gelmemiş olan
- MEDRESE
-
Kelime Kökeni: Arapça medrese
-
[isim, din bilimi]
İslam ülkelerinde, genellikle İslam dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu yer
- "Geceleri de ya bir cami ya da bir medrese köşesinde kıvrılır yatarmış."
-
Kendine has bir mimarisi olan, üstü açık veya kapalı geniş bir avlu çevresinde talebelerin yatıp kalkması, ders çalışması için inşa edilmiş odalardan meydana gelen yapı
-
[eskimiş]
Bakınız fakülte
-
[isim, din bilimi]
İslam ülkelerinde, genellikle İslam dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu yer
- MİNESİZ
-
-
[sıfat]
Minesi olmayan
-
[sıfat]
Minesi olmayan
- KÜRESEL
-
-
[sıfat]
Küre ile ilgili olan
-
Küre biçiminde olan; kürevi
-
Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen; global
-
[sıfat]
Küre ile ilgili olan
- DOMATES
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum)
-
Bu bitkinin yenilen kırmızı veya yeşil ürünü
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum)
- DESİMAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca décimal
-
[isim, matematik]
Bakınız ondalık sistem
-
[isim, matematik]
Bakınız ondalık sistem
- ŞİVESİZ
-
-
[sıfat]
Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan
- "Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar."
-
[sıfat]
Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan
- KÖLESİZ
-
-
[sıfat]
Kölesi olmayan
-
[sıfat]
Kölesi olmayan
- SESLEME
-
-
[isim]
Seslemek işi
-
[isim]
Seslemek işi
- TESTERE
-
Kelime Kökeni: Farsça dest + erre
-
[isim]
Ağaç, demir vb. şeyleri kesmeye yarayan, genellikle üçgen biçiminde dişleri olan, dar ve uzunca çelik araç
-
[isim]
Ağaç, demir vb. şeyleri kesmeye yarayan, genellikle üçgen biçiminde dişleri olan, dar ve uzunca çelik araç
- PEÇESİZ
-
-
[sıfat]
Yüzünü örtmek için peçe takmamış olan
-
[sıfat]
Yüzünü örtmek için peçe takmamış olan
- TESELLİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tesellī
- KERESTE
-
Kelime Kökeni: Farsça kerāste
-
[isim]
Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç
- "Dağdan kestim kereste / Kuş besledim kafeste"
-
Ayakkabı yapımında kullanılan gereç
-
[mecaz]
Bakınız kalas
- "Gözünü oyarım vallahi kereste!"
-
[isim]
Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç
- HESAPÇA
-
-
[zarf]
Hesaba göre, hesaba uygun olarak
- "Yazları, haftada üç gün işe gitmiyorum, hesapça bu bizim tatilimiz oluyor."
-
[zarf]
Hesaba göre, hesaba uygun olarak
- ESKİLER
-
-
[isim]
Geçmişte yaşayıp belli bir konu hakkında bilgi ve görgü sahibi olan kişiler; kudema
-
[isim]
Geçmişte yaşayıp belli bir konu hakkında bilgi ve görgü sahibi olan kişiler; kudema
- TEESSÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾes̱s̱ur
-
[isim, eskimiş]
Bakınız üzüntü
- "Bunun üzerine Naim Efendi ikide bir teessürden boğulan bir sesle söylemeye başladı."
-
Bakınız duygulanım
-
Bir şeyden etkilenme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız üzüntü
- ESPASLI
-
-
[sıfat]
Espası olan
-
Bakınız aralıklı
-
[sıfat]
Espası olan
- ESMERCE
-
-
[sıfat]
Esmere yakın, biraz esmer olan
-
[sıfat]
Esmere yakın, biraz esmer olan
- TEESSÜS
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾessus
-
[isim, eskimiş]
Kurulma, ortaya çıkma
-
Yerleşme, temelleşme, kökleşme
-
[isim, eskimiş]
Kurulma, ortaya çıkma
- HESAPÇI
-
-
[sıfat]
Hesabını iyi bilen; hesabi
- "İşi tıkırında insanlar her zaman uyumlu, aynı zamanda da hesapçı kişilerdir."
-
[mecaz]
Çıkarını kollayan, davranışlarını buna göre düzenleyen (kimse); hesabi
- "Hesapçı biri olduğumu mu düşünüyorsunuz? Ama bu çok kötü bir şey değil."
-
[sıfat]
Hesabını iyi bilen; hesabi