İçinde es olan 7 harfli 222 kelime var. İçerisinde ES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında es olan kelimeler listesine ya da Sonu es ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ES, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CESURCA
-
-
[sıfat]
Cesura yakışan
- "O zamanlar bu gerçekten cesurca, üstelik fazla atak bir adımdı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[zarf]
Cesura yakışan biçimde, cesur gibi, cesaretle, yüreklice, yiğitçe, cesurane
-
[sıfat]
Cesura yakışan
- HENDESE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Geometri
-
[isim]
Geometri
- KAFESÇİ
-
-
[isim]
Kafes yapan veya satan kimse
-
Birini aldatarak çıkar sağlayan kimse
-
[isim]
Kafes yapan veya satan kimse
- VİTESLİ
-
-
[sıfat]
Vitesi olan
- "Altı vitesli arazi arabası."
-
[sıfat]
Vitesi olan
- ESKİYİŞ
- ...
- GROTESK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu
-
Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi
- "Yerleşik yönetim kadrolarına dayanarak gerçekleştirilen bu değişim, grotesk örnekler sunmakta gecikmedi." (Tomris Uyar)
-
[isim]
Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu
- ÜLKESEL
-
-
[sıfat]
Ülkeye ilişkin
-
[sıfat]
Ülkeye ilişkin
- PATATES
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum)
-
Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastaca zengin, yenebilen yumruları
-
[isim]
Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum)
- TESELLİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Avunma, avuntu, avunç
- "Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile / Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle." (Yahya Kemal Beyatlı)
- "Uyanınca işin hakikat olmadığını anlayıp teselli buldu." (Haldun Taner)
- "Ne de olsa kadın kısmı teselli etmesini daha iyi bilirdi." (Haldun Taner)
- "Zehra Hanım, Tevfik'in ebesiydi ve onu çok severdi, arkasını sıvadı, teselli verdi." (Halide Edip Adıvar)
-
Piyangoda büyük ikramiyeyi kaybeden en yakın numaralara yapılan ödeme
- "Teselli ikramiyesi."
-
[isim]
Avunma, avuntu, avunç
- PRESBİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Presbitliğe uğramış (göz veya kimse)
-
[sıfat]
Presbitliğe uğramış (göz veya kimse)
- TESTİCİ
-
-
[isim]
Testi yapan veya satan kimse
-
[isim]
Testi yapan veya satan kimse
- ESKİLER
- ...
- ESRİMEK
-
-
[nsz]
Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak
-
Coşup kendinden geçmek, vecde gelmek
- "Esridi Yunus'un canı / Bana seni gerek seni." (Yunus Emre)
-
Mest olmak, sarhoş olmak
-
[nsz]
Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak
- TESTERE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Ağaç, demir vb. şeyleri kesmeye yarayan, genellikle üçgen biçiminde dişleri olan, dar ve uzunca çelik araç
- "Ağaç testeresi. Demir testeresi."
-
[isim]
Ağaç, demir vb. şeyleri kesmeye yarayan, genellikle üçgen biçiminde dişleri olan, dar ve uzunca çelik araç
- ESVAPLI
- ...
- BESTELİ
-
-
[sıfat]
Bestesi olan, bestelenmiş
-
[sıfat]
Bestesi olan, bestelenmiş
- TESADÜF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
- "Öyle bir tesadüf olsa ki bir saatçik şu doktorla oturup konuşabilse!" (Memduh Şevket Esendal)
- "Ara sıra birbirimize tesadüf ettikçe biraz dertleşmek vaadiyle ayrıldık." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Rastlantı, rast geliş
-
[isim]
Yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
- ÖKÇESİZ
-
-
[sıfat]
Ökçesi olmayan (ayakkabı)
- "Ayaklarında kauçuk altlı, ökçesiz ayakkabılar var." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Ökçesi olmayan (ayakkabı)
- ŞİVESİZ
-
-
[sıfat]
Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan
-
[sıfat]
Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan
- KESİŞİM
- ...