İçinde es olan 6 harfli 124 kelime var. İçerisinde ES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında es olan kelimeler listesine ya da sonu es ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Es Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E S

2 Harfli Kelimeler

ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MESELA

Kelime Kökeni: Arapça mes̱elā

  1. [bağlaç] Bakınız söz gelişi
ESASLI

  1. [sıfat] Köklü, geniş ölçüde etkili, güzel, doğru
    • "Büyüdüğü vakit de kendisine esaslı bir şey söylenmemiş." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Kuvvetli, etkili olan
  3. [zarf] Köklü, etkili, güzel bir biçimde, doğru olarak
    • "Konuyu esaslı öğrendi mi?"
MESNET

Kelime Kökeni: Arapça mesned

  1. [isim] Bakınız dayanak
  2. [eskimiş] Mevki, makam
    • "Annem ata, arabaya, kendi tabirince mansıba, mesnede, hanımefendiliğe can atan bir kadındı." (Halide Edip Adıvar)
KESYAP

  1. [isim] Kumaş, tahta vb. malzemelerle yapılan, kâğıt veya kartona yapıştırılan resim; kolaj
MESKUN

Kelime Kökeni: Arapça meskūn

  1. [sıfat] İnsan oturan, şeneltilmiş (yer)
    • "Kürekleri var gücüyle çekerek meskûn adanın kömür iskelesine yanaştı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Yurt edinilmiş (yer)
SESTEŞ

  1. [sıfat, dil bilgisi] Söylenişleri aynı, anlam ve kökleri ayrı olan (kelimeler); eş sesli, homonim
ESLEME

  1. [isim] Eslemek işi
ESEFLİ

  1. [sıfat] Üzüntülü olan
    • "Cevat'ın yüreğinde esefli bir duygu başkaldırıyordu." (Cahit Uçuk)
MESKUT

Kelime Kökeni: Arapça meskūt

  1. [sıfat, eskimiş] Söylenmemiş
PRESTO

Kelime Kökeni: İtalyanca presto

  1. [zarf, müzik] Çabuk, çok çabuk bir tempo ile
  2. [isim] Bu tempo ile çalınan müzik parçası
RESMEN

Kelime Kökeni: Arapça resmen

  1. [zarf] Devlet adına, resmî olarak; devletçe
    • "Bu, resmen harp ilan olunmaksızın savaş kapısını açmak demekti." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Kanuna, yönteme uygun olarak
    • "Memlekete hareketten önce resmen sefarete müracaat ettim." (Nâzım Hikmet)
  3. Kesinlikle, açıkça, kesin olarak
    • "Bu kadın resmen babasının parasını yiyordu." (Ayşe Kulin)
PROSES

Kelime Kökeni: İngilizce process

  1. [isim] Bakınız süreç
MESRUR

Kelime Kökeni: Arapça mesrūr

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız sevinçli
MESLEK

Kelime Kökeni: Arapça meslek

  1. [isim] Belli bir eğitim ile kazanılan, sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş
    • "Araya giren yıllar zarfında meslekten kopunca eski arkadaşlarıyla ünsiyeti de kopmuştu." (Osman Aysu)
  2. [felsefe] Bakınız öğreti
  3. [felsefe] Bakınız dizge
  4. [eskimiş] Bir bilim veya sanat dalında ortaya konulan farklı yol
    • "Edebî meslekler."
VESİKA

Kelime Kökeni: Arapça ves̱īḳa

  1. [isim] Bakınız belge
    • "Evimize sokacağımız hizmetçinin belediye vesikasını sormamak bizde öteden beri âdet olmuştur." (Nâzım Hikmet)
ESKİCİ

  1. [isim] Her türlü eski eşya alım satımıyla uğraşan kimse
  2. Eskimiş ayakkabıları onaran kimse
ESASEN

Kelime Kökeni: Arapça esāsen

  1. [zarf] Başından, temelinden, kökeninden
  2. Bakınız zaten
    • "Esasen bende kabahat ki sizin gibi dönek insanlarla yola çıkmışım." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Nasıl olsa
    • "Esasen Mediha Hanım gelmese şimdi de hastayı yalnız bırakamayacaktım." (Halide Edip Adıvar)
  4. Bakınız aslında
    • "Esasen evvelce de söylediğimiz gibi dilenmek şiddetle memnu idi." (Asaf Halet Çelebi)
SİESTA

Kelime Kökeni: İspanyolca siesta

  1. [isim] Bakınız öğle uykusu
KESRET

Kelime Kökeni: Arapça kes̱ret

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çokluk
ESTAMP

Kelime Kökeni: Fransızca estampe

  1. [isim] Bakınız oyma baskı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü