İçinde erken olan 9 kelime var. İçerisinde ERKEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında erken olan kelimeler listesine ya da sonu erken ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ERKENCİLİK, ERKENDOĞAN
DERKENAR, ERKENDEN, KERKENEZ
ERKENCE, ERKENCİ
DERKEN
ERKEN
Erken Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
ERKEN, NEKRE
4 Harfli Kelimeler
ENEK, EREK, EREN, ERKE, KENE, KERE, NERE, RENK
3 Harfli Kelimeler
EKE, ERK, KER, REN
2 Harfli Kelimeler
EK, EN, ER, KE, NE, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ERKENCİLİK
-
-
[isim]
Erkenci olma durumu
-
[isim]
Erkenci olma durumu
- ERKENDOĞAN
-
-
[sıfat, tıp]
Gebeliğin otuz yedinci haftasından önce doğan (bebek); günsüz, prematüre
-
[sıfat, tıp]
Gebeliğin otuz yedinci haftasından önce doğan (bebek); günsüz, prematüre
- KERKENEZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kartalgillerden, leşle beslenen, 35 santimetre uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan bir kuş (Falco tinnunculus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Kartalgillerden, leşle beslenen, 35 santimetre uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan bir kuş (Falco tinnunculus)
- DERKENAR
-
Kelime Kökeni: Farsça derkenār
-
[isim, eskimiş]
Sayfa kenarına kaydedilen yazı; çıkma
- "Bir derkenar yazacak oldu ancak ona da karar veremedi."
-
[isim, eskimiş]
Sayfa kenarına kaydedilen yazı; çıkma
- ERKENDEN
-
-
[zarf]
Erken olarak, çok erken; ercecik
- "Kısmet olursa erkenden yola düzüleceğiz."
-
[zarf]
Erken olarak, çok erken; ercecik
- ERKENCİ
-
-
[sıfat]
Erken davranan (kimse)
- "Birazdan erkenciler birer ikişer sökün ederler."
-
Erken olgunlaşan veya yetişen (meyve, sebze)
-
Sabahın ilk saatlerinde harekete geçen
-
[sıfat]
Erken davranan (kimse)
- ERKENCE
-
-
[zarf]
Oldukça erken
- "Başkanı, şehri güzelleştirmek için istimlaklerini yapmaya başlamakta erkence davranmaya teşvik etmeye başladı."
-
[zarf]
Oldukça erken
- DERKEN
-
-
[zarf]
Dendiği hâlde
- "Bitti bitiyor derken hâlâ bitmeyen havaalanı."
-
Tam o sırada
- "Derken yağmur iyice bastırmış, gök gürlemeye, şimşekler çakmaya başlamıştı."
-
... diye düşünürken
- "Akşamdan önce varacağız derken ancak gece yarısı varabildik."
-
Hemen sonrasında
- "Önce maddi kısıtlamalar yüzünden deneyler durdurulmuş, derken pek çok kişi işten çıkarılmıştı."
-
[zarf]
Dendiği hâlde
- ERKEN
-
-
[zarf]
Vaktinden önce, alışılan zamandan önce; er (II), geç karşıtı
- "Sakın geç kalma, erken gel."
-
Sabahın ilk saatlerinde
- "Ertesi gün iki kardeş erken çıkmışlardı yola."
-
[zarf]
Vaktinden önce, alışılan zamandan önce; er (II), geç karşıtı