İçinde eri olan 6 harfli 53 kelime var. İçerisinde ERİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eri olan kelimeler listesine ya da Sonu eri ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E R İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ERİTEN
-
-
İçinde katı bir madde eriyebilen veya katı bir maddeyi eritebilen (sıvı)
-
İçinde katı bir madde eriyebilen veya katı bir maddeyi eritebilen (sıvı)
- ERİYİŞ
-
-
[isim]
Erime işi veya biçimi
-
[isim]
Erime işi veya biçimi
- DERİLİ
-
-
[sıfat]
Derisi olan
-
Deri ile kaplanmış olan
-
[sıfat]
Derisi olan
- CERİDE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gazete
-
Tutanak, kayıt defteri
-
Süvari kolu
-
[isim]
Gazete
- SERİLİ
-
-
[sıfat]
Serilmiş, yayılmış
- "Başını, masanın üzerine serili bir plana eğdi." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Serilmiş, yayılmış
- AFERİN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[ünlem]
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo
- "Aferin İsmail, söyle, daha bağırarak söyle!" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı
-
[ünlem]
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo
- PERİLİ
-
-
[sıfat]
Kötü ruhlar bulunduğuna inanılan, tekin olmayan (yer)
-
[sıfat]
Kötü ruhlar bulunduğuna inanılan, tekin olmayan (yer)
- YERİNE
-
-
[zarf]
Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere
- "Bana haftalık yerine gündelik ver." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Başkasının adına
- "Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Alegori
-
[zarf]
Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere
- GÜDERİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Genellikle geyik veya keçi derisinden yapılmış yumuşak ve mat meşin
-
[sıfat]
Bu meşinden yapılmış
- "Arka cebinden büyük bir güderi tabaka çıkarmıştı." (Mahmut Yesari)
-
[isim]
Genellikle geyik veya keçi derisinden yapılmış yumuşak ve mat meşin
- ERİTME
-
-
[isim]
Eritmek işi
-
Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılan ısıtma işlemi
-
[sıfat]
Eritilerek elde edilen
-
[isim]
Eritmek işi
- ERİVAN
- ...
- BATERİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Orkestrada vurmalı çalgı takımı, davul
-
[isim]
Orkestrada vurmalı çalgı takımı, davul
- ERİŞİM
-
-
[isim]
Erişme işi
-
Belli iki yer arasında gidip gelebilme, ulaşım, muvasala
- "İki köy arasında erişim kesildi."
-
[isim]
Erişme işi
- ERİTİŞ
-
-
[isim]
Eritme işi veya biçimi
-
[isim]
Eritme işi veya biçimi
- SERİAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Çabucak
-
[zarf]
Çabucak
- KERİME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kız evlat
-
[isim]
Kız evlat
- GERİLİ
-
-
[sıfat]
Gerilmiş olan
-
[sıfat]
Gerilmiş olan
- BECERİ
-
-
[isim]
Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet
-
Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet
-
Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu
-
[isim]
Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet
- ESPERİ
-
-
[isim]
Ava alıştırılamayan bir tür doğan
-
[isim]
Ava alıştırılamayan bir tür doğan
- İÇERİK
-
-
[isim]
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf
- "Eğitimin yalnız yöntemlerini değil, içeriğini de gözden geçirmek, düzeltmek gerekmektedir."
-
Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü
-
Bir kelimenin veya kavramın anlamı
-
Herhangi bir ruhsal süreç veya düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü
-
[sıfat]
Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni
-
[isim]
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf