İçinde ep olan 6 harfli 47 kelime var. İçerisinde EP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ep olan kelimeler listesine ya da sonu ep ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ep Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E P

2 Harfli Kelimeler

PE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SEPKEN

  1. [isim] Kısa süreli ve az yağan yağmur, kar
MEŞREP

Kelime Kökeni: Arapça meşreb

  1. [isim] Yaradılış, huy, karakter, mizaç
    • "Bunların arasında bilhassa Vehbi Dede isminde Mevlevi bir musikişinas tanıdı ve meşrebine uygun buldu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Davranış biçimi
    • "Kişilik genel çizgisi, meşrep olarak bilinir." (Nurullah Ataç)
PEPTON

Kelime Kökeni: Fransızca peptone

  1. [isim, biyoloji] Vücutça özümlenebilecek duruma gelmiş proteinli besin
KEPMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Çökmek, yıkılmak
TEPHİR

Kelime Kökeni: Arapça tebḫīr

  1. [isim, eskimiş] Buharlaşma, buharlaştırma
  2. Buğulama, buğuya tutma, etüvden geçirme
HEPTEN

  1. [zarf, ağızlardan] Bakınız tamamen
SAHLEP

Kelime Kökeni: Arapça saḥleb

  1. [isim, eskimiş] Bakınız salep
KREPON

Kelime Kökeni: Fransızca crépon

  1. [isim] Kıvrımları olan yün, pamuk veya ipek kumaş
  2. Bakınız krepon kâğıdı
KEPENK

  1. [isim] İş yeri, pencere, kapı vb. yerleri kapamak için kullanılan, türlü biçimlerde sac levha, demir veya tahta kanat
    • "Akşamüstü, bütün kepenkler indikten sonra sokağa çıktık." (Yusuf Ziya Ortaç)
MERKEP

Kelime Kökeni: Arapça merkeb

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız eşek
STEPNE

Kelime Kökeni: İngilizce spare tire'dan

  1. [isim] Bakınız yedek lastik
DEPREM

  1. [isim, coğrafya] Yer kabuğundaki hareketlerin meydana getirdiği enerjinin boşalması sonucunda oluşan sarsıntı; yer sarsıntısı, hareket, zelzele
    • "Okuldayken bir öğle sonu hafif bir depremde otel çökmüş." (Yusuf Atılgan)
SEPİCİ

  1. [isim] Sepi işini yapan kimse; tabak (II), tabakçı (II), debbağ
PEPSİN

Kelime Kökeni: Fransızca pepsine

  1. [isim, biyoloji] Mide mukozasının salgıladığı proteinli besinleri peptona çeviren enzim
ZEPLİN

Kelime Kökeni: Almanca Zeppelin

  1. [isim] Bakınız hava gemisi
    • "Şimdi İstanbul benim zeplin seyahatimin yepyeni ve âdeta müstakil bir hedefi olmuştu." (Yunus Nadi)
REPOCU

  1. [isim] Parasını repoyla değerlendiren kimse
  2. Bankada repo işiyle uğraşan görevli
PEPEME

  1. [sıfat] Bakınız pepe
EDEPLİ

  1. [sıfat] Bakınız uslu
  2. [zarf] Ahlaka uygun bir biçimde
    • "İstanbul'daki patronun edepli bulmadığı yazı buydu." (Çetin Altan)
EPİZOT

Kelime Kökeni: Fransızca épisode

  1. [isim, edebiyat] Bir romandaki veya hikâyedeki olay
    • "Sözlerin içine sık sık somut örnekler, epizotlar sıkıştırıyorlar." (Haldun Taner)
  2. Bakınız dilim
CEPKEN

  1. [isim] Kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş bir tür kısa, yakasız üst giysisi
    • "Cepkenini, damalı mintanını çıkarmış, kolalı gömleğine kravatını bağlıyordu." (Tarık Buğra)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü