İçinde en olan 9 harfli 588 kelime var. İçerisinde EN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında en olan kelimeler listesine ya da sonu en ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E N

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BENZEŞMEK

  1. [nesnesiz] Birbirine benzemek
KONSENSÜS

Kelime Kökeni: Fransızca consensus

  1. [isim] Bakınız uzlaşma
GELENEKLİ

  1. [sıfat] Geleneği olan, geleneklere dayanan; ananeli
    • "Gelenekli aile terbiyesi."
  2. Bakınız geleneksel
HİSLENMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız duygulanmak
ÇİLLENMEK

  1. [nesnesiz] Bitki köklerinde kılı andıran uzantılar çıkmak
  2. Yüz vb.nde çil oluşmak
  3. Eşya, yiyecek vb. lekeli, çilli hâle gelmek
    • "Helanın çillenmiş aynasında ona kendinden öte biri bakıyor sanarak öylesine uzun kalacaktı ki, gözlerini tanımaya durdukça ürkmesi taşkınlaşacaktı." (Füruzan)
DENSİZLİK

  1. [isim] Densiz olma durumu, densizce davranış
    • "Bizim kötü günlerimiz iki kez ve ikisi de benim densizliğim yüzünden yaşanmıştı." (Ayla Kutlu)
ÖZGÜLENME

  1. [isim] Özgülenmek işi
MİLLENMEK

  1. [nesnesiz] Akarsuyun getirdiği kumlu, çamurlu toprak, bir yere yığılmak
HENTBOLCU

  1. [isim, spor] Hentbol oynayan kimse
SÖYLENMEK

  1. [nesnesiz] Söyleme işi yapılmak; söylenilmek
    • "Asıl söylenecekler hep sonradan anımsanır." (Behçet Necatigil)
  2. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek
    • "Kırlarda saatlerce böyle dolaştı, durdu / Söylendi, homurdandı. Düşündükçe kudurdu!" (Enis Behiç Koryürek)
  3. [mecaz] Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek
    • "Benim kırdığımı anlayınca bana söylenmeye başladı." (Memduh Şevket Esendal)
  4. [mecaz] Sızlanmak, yakınmak
MÜRDESENK

Kelime Kökeni: Farsça murde + seng

  1. [isim, kimya] Doğal kurşun oksit (PbO)
YENİBAHAR

  1. [isim, bitki bilimi] Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki (Pimenta officinalis)
  2. Bu bitkinin olgunlaştıktan sonra kurutulup baharat olarak kullanılan meyvesi
PİRELENME

  1. [isim] Pirelenmek işi
    • "Ancak kız bunu o kadar diline dolamıştı ki büyük hanımın pirelenmesine imkân olamazdı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Bakınız kuşkulanma
ENFLASYON

Kelime Kökeni: Fransızca inflation

  1. [isim, ekonomi] Dolanımdaki para miktarıyla, malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesinden ortaya çıkan ve fiyatların toplam yükselişi, paranın değerinin düşmesi biçiminde kendini gösteren ekonomik parasal süreç; para şişkinliği, parasal şişkinlik
  2. [mecaz] Gereğinden fazla artış; şişkinlik
    • "Hasılı orada da bizdeki gibi bir armağan enflasyonu var." (Haldun Taner)
  3. Bakınız pahalılık
    • "Esnaf, enflasyonun acısını fiyatları insafsızca artırarak çıkarıyor." (Haldun Taner)
LENFANJİT

Kelime Kökeni: Fransızca lymphangite

  1. [isim, tıp] Lenf iltihaplanması
    • "Lenfanjit insanı öldürür de süründürür de biliyorum. Doktora gitmek içimden gelmiyor." (Tomris Uyar)
LÜMPENLİK

  1. [isim] Lümpen olma durumu
    • "Bizleri lümpenlik gibi hastalıklarımızdan Orhan arındırdı." (Sami Öztürk)
TÜMLENMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız bütünlenmek
    • "Oysa kâğıt üzerindeki sözcükler bir somutluk koşulu içindedirler; şiir, kâğıt üzerindeki sözcükleriyle oluşur ve tümlenir." (İlhan Kemaleddin Mimaroğlu)
KSENOFOBİ

Kelime Kökeni: Fransızca xénophobie

  1. [isim, ruh bilimi] Yabancılara karşı duyulan ve hastalık hâline getirilebilen düşmanlık ve korku
ALENGİRLİ

  1. [sıfat, argo] Bakınız gösterişli
    • "Sonra da sofraya alengirli bir semizotu yemeği getirir." (Salâh Birsel)
  2. Karmaşık olan, anlaşılmayan
    • "Sayfalar arasına serpiştirdiği alengirli sözlerinse ileride kilidi açmaya, düğümü çözmeye yaradığı görülecektir." (Mehmet Seyda)
  3. İleride sakınca çıkarabilir, sorun olabilir (iş vb.)
    • "Anlamıştım zaten alengirli bir iş olduğunu... Yoksa şoför tutmak için beyler adamların ayaklarına gelirler mi hiç?" (Ümit Deniz)
  4. Tuhaf, şaşırtıcı
    • "... en çok da Ender’in attığı alengirli penaltıları yiyip, üstelik kolunu sakatlayışına katıla katıla güldü." (Orhan Kemal)
SÜTLENMEK

  1. [nesnesiz] Sütü gelmek, sütü çoğalmak, sütlü duruma gelmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü