İçinde en olan 9 harfli 588 kelime var. İçerisinde EN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında en olan kelimeler listesine ya da sonu en ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E N
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BENZEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Birbirine benzemek
-
[nesnesiz]
Birbirine benzemek
- KONSENSÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca consensus
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
- GELENEKLİ
-
-
[sıfat]
Geleneği olan, geleneklere dayanan; ananeli
- "Gelenekli aile terbiyesi."
-
Bakınız geleneksel
-
[sıfat]
Geleneği olan, geleneklere dayanan; ananeli
- HİSLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız duygulanmak
-
[nesnesiz]
Bakınız duygulanmak
- ÇİLLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bitki köklerinde kılı andıran uzantılar çıkmak
-
Yüz vb.nde çil oluşmak
-
Eşya, yiyecek vb. lekeli, çilli hâle gelmek
- "Helanın çillenmiş aynasında ona kendinden öte biri bakıyor sanarak öylesine uzun kalacaktı ki, gözlerini tanımaya durdukça ürkmesi taşkınlaşacaktı."
-
[nesnesiz]
Bitki köklerinde kılı andıran uzantılar çıkmak
- DENSİZLİK
-
-
[isim]
Densiz olma durumu, densizce davranış
- "Bizim kötü günlerimiz iki kez ve ikisi de benim densizliğim yüzünden yaşanmıştı."
-
[isim]
Densiz olma durumu, densizce davranış
- ÖZGÜLENME
-
-
[isim]
Özgülenmek işi
-
[isim]
Özgülenmek işi
- MİLLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Akarsuyun getirdiği kumlu, çamurlu toprak, bir yere yığılmak
-
[nesnesiz]
Akarsuyun getirdiği kumlu, çamurlu toprak, bir yere yığılmak
- HENTBOLCU
-
-
[isim, spor]
Hentbol oynayan kimse
-
[isim, spor]
Hentbol oynayan kimse
- SÖYLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Söyleme işi yapılmak; söylenilmek
- "Asıl söylenecekler hep sonradan anımsanır."
-
Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek
- "Kırlarda saatlerce böyle dolaştı, durdu / Söylendi, homurdandı. Düşündükçe kudurdu!"
-
[mecaz]
Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek
- "Benim kırdığımı anlayınca bana söylenmeye başladı."
-
[mecaz]
Sızlanmak, yakınmak
-
[nesnesiz]
Söyleme işi yapılmak; söylenilmek
- MÜRDESENK
-
Kelime Kökeni: Farsça murde + seng
-
[isim, kimya]
Doğal kurşun oksit (PbO)
-
[isim, kimya]
Doğal kurşun oksit (PbO)
- YENİBAHAR
-
-
[isim, bitki bilimi]
Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki (Pimenta officinalis)
-
Bu bitkinin olgunlaştıktan sonra kurutulup baharat olarak kullanılan meyvesi
-
[isim, bitki bilimi]
Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki (Pimenta officinalis)
- PİRELENME
-
-
[isim]
Pirelenmek işi
- "Ancak kız bunu o kadar diline dolamıştı ki büyük hanımın pirelenmesine imkân olamazdı."
-
[mecaz]
Bakınız kuşkulanma
-
[isim]
Pirelenmek işi
- ENFLASYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca inflation
-
[isim, ekonomi]
Dolanımdaki para miktarıyla, malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesinden ortaya çıkan ve fiyatların toplam yükselişi, paranın değerinin düşmesi biçiminde kendini gösteren ekonomik parasal süreç; para şişkinliği, parasal şişkinlik
-
[mecaz]
Gereğinden fazla artış; şişkinlik
- "Hasılı orada da bizdeki gibi bir armağan enflasyonu var."
-
Bakınız pahalılık
- "Esnaf, enflasyonun acısını fiyatları insafsızca artırarak çıkarıyor."
-
[isim, ekonomi]
Dolanımdaki para miktarıyla, malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesinden ortaya çıkan ve fiyatların toplam yükselişi, paranın değerinin düşmesi biçiminde kendini gösteren ekonomik parasal süreç; para şişkinliği, parasal şişkinlik
- LENFANJİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca lymphangite
-
[isim, tıp]
Lenf iltihaplanması
- "Lenfanjit insanı öldürür de süründürür de biliyorum. Doktora gitmek içimden gelmiyor."
-
[isim, tıp]
Lenf iltihaplanması
- LÜMPENLİK
-
-
[isim]
Lümpen olma durumu
- "Bizleri lümpenlik gibi hastalıklarımızdan Orhan arındırdı."
-
[isim]
Lümpen olma durumu
- TÜMLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız bütünlenmek
- "Oysa kâğıt üzerindeki sözcükler bir somutluk koşulu içindedirler; şiir, kâğıt üzerindeki sözcükleriyle oluşur ve tümlenir."
-
[nesnesiz]
Bakınız bütünlenmek
- KSENOFOBİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca xénophobie
-
[isim, ruh bilimi]
Yabancılara karşı duyulan ve hastalık hâline getirilebilen düşmanlık ve korku
-
[isim, ruh bilimi]
Yabancılara karşı duyulan ve hastalık hâline getirilebilen düşmanlık ve korku
- ALENGİRLİ
-
-
[sıfat, argo]
Bakınız gösterişli
- "Sonra da sofraya alengirli bir semizotu yemeği getirir."
-
Karmaşık olan, anlaşılmayan
- "Sayfalar arasına serpiştirdiği alengirli sözlerinse ileride kilidi açmaya, düğümü çözmeye yaradığı görülecektir."
-
İleride sakınca çıkarabilir, sorun olabilir (iş vb.)
- "Anlamıştım zaten alengirli bir iş olduğunu... Yoksa şoför tutmak için beyler adamların ayaklarına gelirler mi hiç?"
-
Tuhaf, şaşırtıcı
- "... en çok da Ender’in attığı alengirli penaltıları yiyip, üstelik kolunu sakatlayışına katıla katıla güldü."
-
[sıfat, argo]
Bakınız gösterişli
- SÜTLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Sütü gelmek, sütü çoğalmak, sütlü duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Sütü gelmek, sütü çoğalmak, sütlü duruma gelmek