İçinde en olan 7 harfli 513 kelime var. İçerisinde EN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında en olan kelimeler listesine ya da sonu en ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEFENNİ
-
-
[isim]
Burdur iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Burdur iline bağlı ilçelerden biri
- ÜFLENİŞ
-
-
[isim]
Üflenmek işi
-
[isim]
Üflenmek işi
- ENFEKTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca infecté
-
[sıfat, tıp]
Bakınız bulaşlı
-
[sıfat, tıp]
Bakınız bulaşlı
- ANTİJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca antigène
-
[isim, biyoloji]
Vücuda girdiğinde bağışıklık sistemi tarafından antikor üretimine yol açan bakteri, virüs, parazit vb. protein yapısında madde
-
[isim, biyoloji]
Vücuda girdiğinde bağışıklık sistemi tarafından antikor üretimine yol açan bakteri, virüs, parazit vb. protein yapısında madde
- ENERJİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca énergique
-
[sıfat]
Enerji ile ilgili
-
Güçlü ve hareketli, aktif olan
- "Eğer onun, hadisenin bastırılması yolunda enerjik davranışları olmasaydı belki de daha feci şeyler olacaktı."
-
Aldığı kararları hızlı bir biçimde uygulayan
- "Enerjik bir yönetim."
-
[sıfat]
Enerji ile ilgili
- MENKIBE
-
Kelime Kökeni: Arapça menḳabe
-
[isim, edebiyat]
Din büyüklerinin veya tarihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili hikâye
- "Bu elli asırlık tarihte binlerce şanlı sayfa vardır; bu sayfalardan her biri ekonomik olarak çökmüş, kaleleri ve tersaneleri işgal edilmiş, beyinleri uyuşmuş bir toplumu yeniden şahlandırmaya yetecek güce sahiptir."
-
Olağanüstü olaylarla ilgili anlatı
- "Kemalettin Bey, bize sağda ve solda, alçak, yüksek nihayetsiz tepelerin harp menkıbelerini anlatıyordu."
-
[isim, edebiyat]
Din büyüklerinin veya tarihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili hikâye
- ALPEREN
-
-
[isim]
Eski Türklerde hem cesur, savaşçı hem de bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse
-
[isim]
Eski Türklerde hem cesur, savaşçı hem de bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse
- PRENSES
-
Kelime Kökeni: Fransızca princesse
-
[isim]
Hükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen ünvan
- "Yengem, ağzındaki lokmayla beraber, prensesten hiç de iyi haberler almadığını geveliyor."
-
Hükümdar karısı
-
[isim]
Hükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen ünvan
- PÜRİTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca puritain
-
[sıfat]
Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya özen gösteren
- "Ben Avrupa'nın püriten papazlarıyla rekabet eden ruhiyat büyücülerinden değilim."
-
[sıfat]
Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya özen gösteren
- DİLENME
-
-
[isim]
Dilenmek işi
-
[isim]
Dilenmek işi
- TENASÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça tenāsub
-
[isim, eskimiş]
Bakınız orantı
-
[edebiyat]
Birbirleriyle ilgili söz veya kavramların dizelerde toplanması sanatı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız orantı
- RENCİDE
-
Kelime Kökeni: Farsça rencīde
-
[sıfat]
İncinmiş, kalbi kırılmış
-
[sıfat]
İncinmiş, kalbi kırılmış
- BEDENLİ
-
-
[sıfat]
Bedeni olan
- "Âşık olan bedenli varlık olduğuna göre kuşkusuz özveri de ona düşecek."
-
[sıfat]
Bedeni olan
- ÇENEKLİ
-
-
[sıfat]
Çeneği olan
-
[sıfat]
Çeneği olan
- KOHENİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca cohénite
-
[isim, mineraloji]
Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
-
[isim, mineraloji]
Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
- TEENAGE
-
Kelime Kökeni: İngilizce teenage
-
[isim]
Bakınız ergenlik
-
[isim]
Bakınız ergenlik
- SERENDİ
-
-
[isim]
Dört, altı veya sekiz direk üstüne yapılmış tahıl, meyve ve sebze kurusunu saklamak için kullanılan kiler
-
[isim]
Dört, altı veya sekiz direk üstüne yapılmış tahıl, meyve ve sebze kurusunu saklamak için kullanılan kiler
- KEFENCİ
-
-
[isim]
Cenaze gereçleri satan kimse
-
[sıfat, argo]
Bakınız zorba
-
[isim]
Cenaze gereçleri satan kimse
- ÜSLENME
-
-
[isim]
Üslenmek işi
-
[isim]
Üslenmek işi
- MÜMTENİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mumteniʿ
-
[sıfat, eskimiş]
Bir şeyi yapmaktan çekinen, kaçınan
-
Olamaz, olmayacak
-
[sıfat, eskimiş]
Bir şeyi yapmaktan çekinen, kaçınan