İçinde en olan 6 harfli 324 kelime var. İçerisinde EN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında en olan kelimeler listesine ya da Sonu en ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İSTENÇ
-
-
[isim]
İrade
- "Böyle bir değerlendirme, yerel seçimlerin halk istencini daha iyi gösterdiği sonucunu ortaya çıkarır." (Melih Cevdet Anday)
-
Davranışlarla ilgili tepilerden bir bölümünü tutup ötekileri eyleme dönüştürme gücü, irade
-
[isim]
İrade
- SENTEZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Element veya başka maddeleri bir araya getirerek yapay olarak bileşik cisimler oluşturma, bireşim
-
Yalından karmaşık olana, külliden cüziye, zorunludan olasıya, ilkeden onun uygulanmasına, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi, bireşim
-
[isim]
Element veya başka maddeleri bir araya getirerek yapay olarak bileşik cisimler oluşturma, bireşim
- DENSİZ
-
-
[sıfat]
Yakışıksız ve saygısızca davranan (kimse)
- "Babasız büyümüş, anasından yüz bulmuş, densiz, şımarık, münasebetsiz bir haşarı." (Sermet Muhtar Alus)
-
[sıfat]
Yakışıksız ve saygısızca davranan (kimse)
- FİLENK
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Ağır cisimleri bir yerden bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç
-
[isim]
Ağır cisimleri bir yerden bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç
- RENKÇİ
-
-
[isim]
Işığı, gölgeyi ve biçimleri renk yoluyla veren ressam
-
Renklendiren kimse
-
[isim]
Işığı, gölgeyi ve biçimleri renk yoluyla veren ressam
- MENİSK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir yüzü içbükey, öbür yüzü dışbükey olan mercek
-
Bazı eklemlerde kemik arasında bulunan kıkırdak bölüm
-
[isim]
Bir yüzü içbükey, öbür yüzü dışbükey olan mercek
- GELENİ
-
-
[isim]
Tarla faresi, büyük fare
-
[isim]
Tarla faresi, büyük fare
- MENFUR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Nefret edilen, iğrenç, tiksindirici
-
[sıfat]
Nefret edilen, iğrenç, tiksindirici
- ALATEN
-
-
[sıfat]
Cüzzamlı
-
[sıfat]
Cüzzamlı
- DİZMEN
-
-
[isim]
Basımevinde dizgici, mürettip
-
[isim]
Basımevinde dizgici, mürettip
- KENTER
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Atın hızlı ve düzenli gidişi
-
[isim]
Atın hızlı ve düzenli gidişi
- CENAZE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü
-
Ölü, ölmüş kimse
- "Evden iki sene içinde üç cenaze çıkmıştı." (Peyami Safa)
-
Cenaze töreni
-
[isim]
Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü
- ÖGLENA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tatlı sularda yaşayan, kamçı biçimindeki uzantısı ile hareket eden mekik biçimindeki bir hücreli
-
[isim]
Tatlı sularda yaşayan, kamçı biçimindeki uzantısı ile hareket eden mekik biçimindeki bir hücreli
- RENKLİ
-
-
[sıfat]
Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan
- "Havaya renkli fişekler atıyordu." (Peyami Safa)
-
Neşeli, canlı, ilgi çekici
- "Renkli bir toplantı."
- "Aşırı renkli ve hareketli ise onu yolculukla dengeleyin, frenleyin." (Haldun Taner)
-
Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse)
- "Renkli bir politikacı."
-
[isim]
Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film
-
[sıfat]
Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan
- ÜZENGİ
-
-
[isim]
Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka
- "İyi süvarilik gururuyla ayaklarını üzengiden çıkarmış, dizginleri bırakmış." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka
- DENEME
-
-
[isim]
Denemek işi, sınama, deneyim, tecrübe
- "Bunun deneme olduğunu müdürden başka kimseye söylemediği için ilk deneme fabrikayı birbirine kattı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan
-
Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düz yazı türü
- "Öykülerimde, denemelerimde beni yazmaya iten yüreğimin taşmasıdır." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Denemek işi, sınama, deneyim, tecrübe
- DİRENÇ
-
-
[isim]
Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet
-
Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans
-
Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans
-
[isim]
Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet
- RECMEN
- ...
- CENTER
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bakınız merkez
-
[isim]
Bakınız merkez
- HİJYEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sağlık bilgisi
-
Sağlık koruma, hıfzıssıhha
-
[sıfat]
Sağlıklı
-
[isim]
Sağlık bilgisi