İçinde en olan 5 harfli 216 kelime var. İçerisinde EN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında en olan kelimeler listesine ya da sonu en ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E N
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RUMEN
-
-
[isim]
Romanya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Romanyalı
-
[sıfat]
Romanya’ya özgü olan
-
[isim]
Romanya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Romanyalı
- ÇİSEN
-
-
[isim, ağızlardan]
İnce yağmur
-
[isim, ağızlardan]
İnce yağmur
- RUHEN
-
Kelime Kökeni: Arapça rūḥen
-
[zarf]
Ruh bakımından; ruhça
- "Bir beyin kanamasıyla anımsayamadığım bir zamanda ruhen kopmuştu çocuklarından..."
-
[zarf]
Ruh bakımından; ruhça
- ASLEN
-
Kelime Kökeni: Arapça aṣlen
-
[zarf]
Kök veya soy bakımından
- "Aslen İrlandalı olmadığı hâlde babası orada görev yaptığı için İrlanda’da dünyaya geldi."
-
Bakınız aslında
- "Çünkü bu düşünce dayandığı temellerde aslen ayrıştırıcıdır, bütünleştirici değil."
-
[zarf]
Kök veya soy bakımından
- GİREN
-
-
[isim, ağızlardan]
Hafif bulutlu, sisli hava
-
[isim, ağızlardan]
Hafif bulutlu, sisli hava
- ENSİZ
-
-
[sıfat]
Eni küçük olan; dar (I)
- "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere."
-
[sıfat]
Eni küçük olan; dar (I)
- ELDEN
-
-
[zarf]
Bakınız doğrudan
- "Zarfı elden verdim."
-
Başkasıyla
-
[zarf]
Bakınız doğrudan
- BENGİ
-
- SEBEN
-
-
[isim]
Bolu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bolu iline bağlı ilçelerden biri
- DENEK
-
-
[isim]
Üzerinde deney yapılan canlı veya şey
- "Yeni denek adaylarıyla uğraşmak onun göreviydi."
-
[isim]
Üzerinde deney yapılan canlı veya şey
- ÇETEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Saman taşımak için kağnılara ve arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit; çiten
-
Buzağı veya kuzu için yapılmış özel ağıl; çiten
-
[isim, ağızlardan]
Saman taşımak için kağnılara ve arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit; çiten
- EVREN
-
-
[isim, gök bilimi]
Gök varlıklarının bütünü; kâinat, cihan, âlem, kozmos
- "Evrende milyonlarca galaksi, her galakside milyonlarca güneş var."
-
Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar; kâinat
- "Yemeyi, içmeyi, konuşmayı, düşmanlarımı, dostlarımı, orta malı hislerimi ve evreni unuttum."
-
[ağızlardan]
Büyük yılan
-
[mecaz]
Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam
- "Kendi evrenine dalmış olan Halim ürkerek sıçradı, bir adım geriye attı."
-
[isim, gök bilimi]
Gök varlıklarının bütünü; kâinat, cihan, âlem, kozmos
- LADEN
-
Kelime Kökeni: Farsça lāden
-
[isim, bitki bilimi]
Ladengillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı, beyaz veya pembe çiçekli, reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki (Cistus creticus)
-
Bu bitkiden elde edilen sürme
-
[isim, bitki bilimi]
Ladengillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı, beyaz veya pembe çiçekli, reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki (Cistus creticus)
- TENTE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca tenda
-
[isim]
Genellikle güneşten korunmak için bir yerin üzerine gerilen bez, naylon vb.nden yapılmış örtü
- "En üst setin bir özelliği, ağaçtan ağaca tente gerilmiş olmasıdır."
-
[isim]
Genellikle güneşten korunmak için bir yerin üzerine gerilen bez, naylon vb.nden yapılmış örtü
- NEDEN
-
-
[zarf]
Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; ne
- "Biz Şarklılar neden ille her şeyi büyütüp efsaneleştiririz?"
-
[isim]
Bakınız sebep
- "İzmir'in işgali faciası, özel nedenlerden onu ayrıca ilgilendiriyor."
-
Bakınız niçin
-
[felsefe]
Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey; sebep, illet
-
[zarf]
Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; ne
- HEMEN
-
Kelime Kökeni: Farsça hemān
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- "Bugün yarın Kayseri'den haber gelir zaten. Hemen gideriz."
-
Bakınız aşağı yukarı
- "Hayır, yalnız ben değilim onu beğenmeyen, sevmeyen, hemen kimse beğenmiyor o şairi, sevmiyor."
-
[sıfat]
Yakın mesafe, konum vb. için çok
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- İMREN
-
-
[isim]
Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği
-
[isim]
Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği
- PENES
-
Kelime Kökeni: Macarca penész
-
[isim]
Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul
-
[isim]
Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul
- FENCİ
-
-
[isim]
Fenle uğraşan kimse
-
Fen konularında ders veren öğretmen
-
[isim]
Fenle uğraşan kimse
- SEREN
-
-
[isim, denizcilik]
Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder
-
[mimarlık]
Konut kapılarında menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça
-
[isim, denizcilik]
Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder