İçinde en olan 5 harfli 216 kelime var. İçerisinde EN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında en olan kelimeler listesine ya da Sonu en ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKLEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Akıl gereğince, akıl yönünden

BENGİ

  1. [sıfat] Sonu olmayan, hep kalacak olan, ölümsüz, ebedî

ASENA
...
YENGE

  1. [isim] Bir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı
  2. Bir erkeğin kendi karısından söz ederken kullandığı ad
    • "Biz şimdi yenge ile bir Köroğlu bir Ayvaz." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [ünlem] Kadınlar için söylenen bir seslenme sözü
  4. Düğünde geline kılavuzluk eden kadın

ÇİSEN
...
EOSEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Üçüncü Çağın, memelilerin oluştuğu dönemi

HENÜZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Az önce, daha şimdi, yeni
    • "Memleketten henüz dönmüş, avlunun duvar dibinden yine mutfağa doğru yürüyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Daha, hâlâ
    • "Henüz hareket etmeyen otomobile yaklaştı." (Reşat Nuri Güntekin)

STENT

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Tıkanmak üzere olan damarın içine konan araç

SÜSEN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam (İris germanica)

GRENA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Nar çiçeği renginde bir süs taşı
  2. Alüminyum silikat ile kalsiyum, magnezyum, demir, manganez vb. madenlerden birinin birleşmesinden oluşmuş çeşitli renkteki mineral

ENGEL

  1. [isim] Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap
    • "Bürokratik engelleri ortadan kaldıracak bir formül aradık ve bulduk." (Haldun Taner)
    • "Yabancı gitmek isteyince ikisi birden engel oldular." (Nezihe Araz)
  2. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer
  3. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer
  4. Kara yollarının kenarlarına yapılan korkuluk, bariyer
  5. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer

FRENK
...
GÖCEN

  1. [isim] Tavşan yavrusu
  2. Kedi, köpek yavrusu
  3. Domuz yavrusu

MENŞE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Başlangıç, bir şeyin çıktığı yer, köken, kaynak, sebep
    • "Yeter ki marazın menşesi anlaşılmış olsun." (Aka Gündüz)

RUHEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Ruh bakımından

DENET

  1. [isim] Denetleme işi, teftiş
  2. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi

EVREN

  1. [isim] Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos
    • "Eski yorumcular daha ileri gitmiş, evrenin yaratılmasında ve doğanın kurallarında bile matematik bir öz bulmuşlardır." (Haldun Taner)
  2. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar
    • "Yemeyi, içmeyi, konuşmayı, düşmanlarımı, dostlarımı, orta malı hislerimi ve evreni unuttum." (Refik Halit Karay)
  3. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam
    • "Kendi evrenine dalmış olan Halim, ürkerek sıçradı, bir adım geriye attı." (Atilla İlhan)

DİKEN

  1. [isim] Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri
    • "Gül dikeni. Kirpinin dikenleri."
    • "O bir yıl içinde diken üstünde otururum o evde; düş kuramam, şiir yazamam." (Melih Cevdet Anday)
    • "Konuşmaya başladık. Yine kavga ederiz diye diken üstündeyim." (Refik Erduran)
  2. Bu çıkıntıları çok olan bitki

DÜMEN

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça
    • "Herhâlde kaçmayı düşünüyor olmalıydı. Yolun kenarındaki tek tük ağaçlara doğru dümen kırdı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Kimimiz dümen tutar mavnalarda / Kimimiz çımacıdır halat başında." (Orhan Veli Kanık)
    • "Başımıza gelenler, son elli yılda ekonominin dümenini elinde tutan sıfırlardan kaynaklanıyor." (Aydın Boysan)
  2. Yönetim, idare
  3. Dalavere, hile
    • "Hani öldürseler yaşayamazdı bensiz? Yalan mıydı? Dümen miydi?" (Orhan Kemal)

MESEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sanat ve bilim adamlarını koruyan kimse
    • "Anacığı Sait Faik'in tek meseni, en anlayışlı dostu, sır yoldaşı oldu dünyada." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü