İçinde en olan 4 harfli 49 kelime var. İçerisinde EN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında en olan kelimeler listesine ya da sonu en ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ENSE
-
-
[isim, anatomi]
Boynun arkası
- "Kendine geldiğinde ensesinde müthiş bir ağrı vardı."
-
Bakınız arka
- "Saydığın üç iskelenin ensesindeki İsmail Ağa'nın dükkânı, en emin emanetçi idi."
-
[isim, anatomi]
Boynun arkası
- ÖREN
-
-
[isim]
Ait olduğu eski uygarlık hakkında fikir edinmemizi sağlayan kültür ve tabiat kalıntılarından oluşan alan
-
[isim]
Ait olduğu eski uygarlık hakkında fikir edinmemizi sağlayan kültür ve tabiat kalıntılarından oluşan alan
- DENK
-
-
[sıfat]
Ağırlık bakımından eşit olan
-
[isim, eskimiş]
0,80175 gram olan ağırlık ölçü birimi
-
[mecaz]
Nitelik yönünden birbirine eşit olan, uygun olan; bedel
- "Çok aradım bulamadım dengimi / Elvan çiçeklerden aldım rengimi"
-
[sıfat]
Ağırlık bakımından eşit olan
- ENİK
-
-
[isim]
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
- "Köyün mezbelesinde, köpek enikleriyle insan yavruları birbirine karışmış, oynaşıyorlar."
-
[isim]
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
- ENAM
-
Kelime Kökeni: Arapça enām
-
[isim, eskimiş]
Yaratılmış bütün canlılar
-
[isim, eskimiş]
Yaratılmış bütün canlılar
- SENE
-
Kelime Kökeni: Arapça sene
-
[isim]
Bakınız yıl
- "Önde zeytin ağaçları, arkasında yâr / Sene 1946 / Mevsim sonbahar"
-
[isim]
Bakınız yıl
- ENİN
-
Kelime Kökeni: Arapça enįn
-
[isim]
Bakınız inilti
- "Uzun boylu bir şahsın sokak ortasında ahlar, eninler çıkararak çırpındığını gördü."
-
[isim]
Bakınız inilti
- GENE
-
-
[zarf]
Bakınız yine
- "Gene göğün gözleri bir gün yaşarmayacak / Geri kalan olursa gidenleri sayacak"
-
[zarf]
Bakınız yine
- NENE
-
- ÜLEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ulan
- "Ülen, haddini bilmez bastıbacak, emir vermek sana mı kaldı?"
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ulan
- SENA
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱enā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız övme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız övme
- CENK
-
Kelime Kökeni: Farsça ceng
-
[isim]
Bakınız savaş
- "Kale burçlarında cenge çağrı davulları vuruldu."
-
[mecaz]
Büyük mücadele
- "Her dakikam bir ayrı cenk ile geçiyor."
-
[isim]
Bakınız savaş
- SENT
-
Kelime Kökeni: İngilizce cent
-
[isim]
Doların yüzde biri değerinde para birimi
-
[isim]
Doların yüzde biri değerinde para birimi
- ÇENK
-
Kelime Kökeni: Farsça çeng
-
[isim, müzik]
Arpı andıran, telli bir çalgı
-
[isim, müzik]
Arpı andıran, telli bir çalgı
- DREN
-
Kelime Kökeni: Fransızca drain
-
[isim]
Bakınız ark
-
[tıp]
Ameliyat sonrası vücut içinde kalan doku artıklarını ve sıvıları dışarı atmak veya yara üzerindeki iltihabı akıtmakta kullanılan bükülgen tüp; akıtaç
-
[isim]
Bakınız ark
- ENEZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Hantal, vurdumduymaz olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Hantal, vurdumduymaz olan
- GREN
-
Kelime Kökeni: Fransızca grain
-
[isim]
Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi
-
[isim]
Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi
- ENİR
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür yaban mersini
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür yaban mersini
- ÇENE
-
Kelime Kökeni: Farsça çāne
-
[isim]
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
- "Çenesinin, başının bütün iskeleti peksimeti çiğnedikçe daha açık olarak meydana çıkıyordu."
-
Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri
-
[denizcilik]
Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer; çarık
-
[mecaz]
Çok konuşma huyu, gevezelik
- "Sende de çene var ha!"
-
[isim]
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
- ENEK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
İğdiş edilmiş
-
Hadım edilmiş
-
[sıfat, ağızlardan]
İğdiş edilmiş