İçinde emi olan 7 harfli 51 kelime var. İçerisinde EMİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında emi olan kelimeler listesine ya da Sonu emi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E M İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EM, İM, ME, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EMİRBER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Emir eri
    • "Paşa o gün konuşmasına başlamazdan önce emirberlerine gene iki kahve emretti." (Ruşen Eşref Ünaydın)

KEMİRME

  1. [isim] Kemirmek işi

DEMİRSİ

  1. [sıfat] Demiri andıran, demire benzeyen, demir gibi, demirimsi

EMİNÖNÜ
...
KEMİKSİ

  1. [sıfat] Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi

EMİRDAĞ
...
YEMİNLİ

  1. [sıfat] Açıklamasını yemin ederek yapan
    • "Yeminli tanık."
  2. Bir şeyi yapmaya veya yapmamaya yemin etmiş kimse

EMİŞMEK

  1. [nsz] Karşılıklı olarak emmek
  2. Sağılmadan önce koyunlar kuzular tarafından gizlice emilmek

ZEMİNLİ

  1. [sıfat] Zemini olan
    • "Kerpiç duvarlı, toprak zeminli olan bu yere Toprak Palas derlerdi." (Aka Gündüz)

REMİLCİ

  1. [isim] Kumla fala bakan kimse

LÖSEMİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Lösemilerde görülen deri belirtileri

TEMİZCE
...
YEMİŞÇİ

  1. [isim] Yemiş satan kimse
    • "Yemişçiler dükkânlarını meyvelerle süslüyorlar." (Sait Faik Abasıyanık)

GEMİLİK

  1. [isim] Gemi yapılan yer, tersane

KEMİRİŞ

  1. [isim] Kemirme işi veya biçimi

KEMİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nicelik

EMİSYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sürüm
  2. Çıkarma

DEMİRLİ

  1. [sıfat] İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan
    • "Demirli sular. Demirli ilaçlar."
  2. Demir parmaklık veya demir bir parça takılmış olan
    • "Önüne bakmadığı için ucu demirli kunduraları köprü dubalarının çivilerine takılıp tökezliyor." (Burhan Felek)
  3. Bağlanıp kalmış
    • "Ali Bey İstanbul'da demirli bir hayat temposuna bağlı kalan tek insan gibi görünüyordu." (Halide Edip Adıvar)
  4. Demir atmış (gemi)

YASEMİN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 m boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
    • "Yasemin yücede biter, kokusu âleme yeter." (Halk türküsü)
  2. [sıfat] Bu ağaççıktan yapılmış olan
    • "Sigarasını sık sık değiştirdiği yasemin ağızlıklara yerleştirirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)

POLEMİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Siyaset, bilim, edebiyat alanında yapılan sert tartışma
    • "Kavgalarım, edebiyat polemiğinin en canlı örnekleriydi o zaman." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Polemiğe girdiği genç kuşak yazarların soluksuzluğunu yoksulluk yılları ürünü olmalarına bağlamıştı." (Haldun Taner)
    • "Delegasyonumuz aleyhine çalakalem bir polemiğe girişmiş bulunuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü