İçinde emi olan 7 harfli 51 kelime var. İçerisinde EMİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında emi olan kelimeler listesine ya da Sonu emi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E M İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, İM, ME, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EMİRBER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Emir eri
- "Paşa o gün konuşmasına başlamazdan önce emirberlerine gene iki kahve emretti." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Emir eri
- KEMİRME
-
-
[isim]
Kemirmek işi
-
[isim]
Kemirmek işi
- DEMİRSİ
-
-
[sıfat]
Demiri andıran, demire benzeyen, demir gibi, demirimsi
-
[sıfat]
Demiri andıran, demire benzeyen, demir gibi, demirimsi
- EMİNÖNÜ
- ...
- KEMİKSİ
-
-
[sıfat]
Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi
-
[sıfat]
Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi
- EMİRDAĞ
- ...
- YEMİNLİ
-
-
[sıfat]
Açıklamasını yemin ederek yapan
- "Yeminli tanık."
-
Bir şeyi yapmaya veya yapmamaya yemin etmiş kimse
-
[sıfat]
Açıklamasını yemin ederek yapan
- EMİŞMEK
-
-
[nsz]
Karşılıklı olarak emmek
-
Sağılmadan önce koyunlar kuzular tarafından gizlice emilmek
-
[nsz]
Karşılıklı olarak emmek
- ZEMİNLİ
-
-
[sıfat]
Zemini olan
- "Kerpiç duvarlı, toprak zeminli olan bu yere Toprak Palas derlerdi." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
Zemini olan
- REMİLCİ
-
-
[isim]
Kumla fala bakan kimse
-
[isim]
Kumla fala bakan kimse
- LÖSEMİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Lösemilerde görülen deri belirtileri
-
[isim]
Lösemilerde görülen deri belirtileri
- TEMİZCE
- ...
- YEMİŞÇİ
-
-
[isim]
Yemiş satan kimse
- "Yemişçiler dükkânlarını meyvelerle süslüyorlar." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Yemiş satan kimse
- GEMİLİK
-
-
[isim]
Gemi yapılan yer, tersane
-
[isim]
Gemi yapılan yer, tersane
- KEMİRİŞ
-
-
[isim]
Kemirme işi veya biçimi
-
[isim]
Kemirme işi veya biçimi
- KEMİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Nicelik
-
[isim]
Nicelik
- EMİSYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sürüm
-
Çıkarma
-
[isim]
Sürüm
- DEMİRLİ
-
-
[sıfat]
İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan
- "Demirli sular. Demirli ilaçlar."
-
Demir parmaklık veya demir bir parça takılmış olan
- "Önüne bakmadığı için ucu demirli kunduraları köprü dubalarının çivilerine takılıp tökezliyor." (Burhan Felek)
-
Bağlanıp kalmış
- "Ali Bey İstanbul'da demirli bir hayat temposuna bağlı kalan tek insan gibi görünüyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
Demir atmış (gemi)
-
[sıfat]
İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan
- YASEMİN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 m boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
- "Yasemin yücede biter, kokusu âleme yeter." (Halk türküsü)
-
[sıfat]
Bu ağaççıktan yapılmış olan
- "Sigarasını sık sık değiştirdiği yasemin ağızlıklara yerleştirirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 m boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
- POLEMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Siyaset, bilim, edebiyat alanında yapılan sert tartışma
- "Kavgalarım, edebiyat polemiğinin en canlı örnekleriydi o zaman." (Yusuf Ziya Ortaç)
- "Polemiğe girdiği genç kuşak yazarların soluksuzluğunu yoksulluk yılları ürünü olmalarına bağlamıştı." (Haldun Taner)
- "Delegasyonumuz aleyhine çalakalem bir polemiğe girişmiş bulunuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Siyaset, bilim, edebiyat alanında yapılan sert tartışma