İçinde emek olan 11 harfli 100 kelime var. İçerisinde EMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında emek olan kelimeler listesine ya da Sonu emek ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EKME, EMEK, KEME, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, KE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇEYREKLEMEK
-
-
[-i]
Süt çocuklarının kollarını ve bacaklarını çaprazlayarak vücutlarına idman yaptırmak
-
[-i]
Süt çocuklarının kollarını ve bacaklarını çaprazlayarak vücutlarına idman yaptırmak
- DERECELEMEK
-
-
[-i]
Derecelere ayırmak
-
[-i]
Derecelere ayırmak
- BİLMEZLEMEK
-
-
[-i]
Bir kimseyi, bir şey bilmez göstermek, teçhil etmek
- "Birini bilmezlemek."
-
[-i]
Bir kimseyi, bir şey bilmez göstermek, teçhil etmek
- GERÇEKLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin doğruluğunu herhangi bir şeyle ortaya koymak, teyit etmek
-
[-i]
Bir şeyin doğruluğunu herhangi bir şeyle ortaya koymak, teyit etmek
- DOPİNGLEMEK
-
-
[-e]
Doping yapmak
-
[-e]
Doping yapmak
- İŞARETLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeye işaret koymak, bir şeyi işaretle belirtmek
- "... gazetesini muhtelif renkli kalemlerle işaretlermiş ve itinayla saklarmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Belirtecek biçimde hareket etmek
- "O bir iki sözcükle bildiğini işaretlemek isterdi." (Çetin Altan)
-
[-i]
Bir şeye işaret koymak, bir şeyi işaretle belirtmek
- BİLEĞİLEMEK
- ...
- HİKAYELEMEK
- ...
- SABREYLEMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[nsz]
Sabretmek
- "Sabreyle gönül bir gün olur bu hasret biter." (Şarkı)
-
[nsz]
Sabretmek
- REÇETELEMEK
- ...
- TERTİPLEMEK
-
-
[-i]
Sıraya, düzene koymak, düzenli bir biçim vermek
-
Toplantı, seminer vb. düzenlemek, hazırlamak
-
Hile, düzen, komplo hazırlamak
-
[-i]
Sıraya, düzene koymak, düzenli bir biçim vermek
- PERÇİNLEMEK
-
-
[-i]
Bir bağıntıyı perçinle tutturmak
-
İki veya daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek
-
Sağlamlaştırmak, güçlendirmek
- "Yüksek sosyeteye girmek, orada tutunmak, adını perçinlemek istiyordu." (Nadir Nadi)
-
[-i]
Bir bağıntıyı perçinle tutturmak
- GÜMBÜRDEMEK
-
-
[nsz]
"Gümbür" diye ses çıkarmak
- "Gümbürdüyen seslerinden en yiğit olanınızın yüreğine korku düşerdi." (Kemal Bilbaşar)
-
Ölmek
- "Hanım insafa gelip karnımı doyurmaya izin vermezse açlıktan gümbürdeyeceğim." (Atilla İlhan)
-
[nsz]
"Gümbür" diye ses çıkarmak
- ZİNCİRLEMEK
-
-
[-i]
Zincirle bağlamak
-
Art arda, peş peşe gelmek
-
[-i]
Zincirle bağlamak
- BENZEMEKLİK
-
-
[isim]
Benzer olma durumu
- "Bir şeye benzemekliğim için usta bir kalem kırk yerinden tashih etmeli." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Benzer olma durumu
- SANSÜRLEMEK
-
-
[-i]
Sansürden geçirmek
-
[-i]
Sansürden geçirmek
- TERAZİLEMEK
-
-
[-i]
Cambazlıkta kol veya sırık yardımıyla denge sağlamak
-
Bir şeyin ağırlığını elle yoklamak
-
[-i]
Cambazlıkta kol veya sırık yardımıyla denge sağlamak
- DİRGENLEMEK
-
-
[-i]
Dirgenle yaymak
-
[-i]
Dirgenle yaymak
- KEMENTLEMEK
-
-
[-i]
Kement geçirmek
-
[-i]
Kement geçirmek
- FİŞTEKLEMEK
-
-
[-i]
Sinsice destekleyip kışkırtmak
- "Arkasında birileri var gibi, basından birileri sanırım, sürekli fiştekliyorlar herifi." (Tahsin Yücel)
-
[-i]
Sinsice destekleyip kışkırtmak