İçinde eme olan 9 harfli 387 kelime var. İçerisinde EME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eme olan kelimeler listesine ya da Sonu eme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TİRİLDEME
-
-
[isim]
Tirildemek işi veya durumu
-
[isim]
Tirildemek işi veya durumu
- TÜNEKLEME
-
-
[isim]
Tüneklemek işi
-
[isim]
Tüneklemek işi
- EŞLEMESİZ
-
-
[sıfat]
Görüntü ve ses kuşakları veya ses kuşakları arasında eşleme bulunmayan (film)
-
Eşlemesi bozulmuş olan (film)
-
[sıfat]
Görüntü ve ses kuşakları veya ses kuşakları arasında eşleme bulunmayan (film)
- GİRENLEME
-
-
[isim]
Girenlemek işi veya durumu
-
[isim]
Girenlemek işi veya durumu
- KÖŞEKLEME
-
-
[isim]
Köşeklemek işi
-
[isim]
Köşeklemek işi
- ÖNCELLEME
- ...
- EVLEKLEME
-
-
[isim]
Evleklemek işi
-
[isim]
Evleklemek işi
- İTEKLEMEK
-
-
[-i]
Sürekli olarak itmek, kakmak
-
İtelemek
-
[-i]
Sürekli olarak itmek, kakmak
- BERELEMEK
-
-
[-i]
Bereli duruma getirmek
-
[-i]
Bereli duruma getirmek
- BÖLÜMLEME
-
-
[isim]
Bölümlemek işi, sınıflama, tasnif
-
[isim]
Bölümlemek işi, sınıflama, tasnif
- MODELLEME
- ...
- BELİNLEME
-
-
[isim]
Belinlemek işi
-
[isim]
Belinlemek işi
- DİZİLEMEK
-
-
[-i]
Dizi durumunda sıralamak
-
[-i]
Dizi durumunda sıralamak
- KİLİTLEME
-
-
[isim]
Kilitlemek işi
-
[isim]
Kilitlemek işi
- MÜLAYEMET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yumuşaklık
-
Bağırsakta yumuşaklık
- "Kayısı vücuda mülayemet verir."
-
[isim]
Yumuşaklık
- ÇİVİLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak
-
Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
- "Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi." (Abbas Sayar )
-
[-i]
Vurmak, öldürmek
-
[-e]
Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
- "Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor." (Atilla İlhan)
-
Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek
- "Adamı dışarıya çekerken bir cümleyi zihnine çiviler gibi yerleştirdi." (Aka Gündüz)
-
[-i]
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak
- ÇİVİTLEME
-
-
[isim]
Çivitlemek işi
-
[isim]
Çivitlemek işi
- HADDELEME
-
-
[isim]
Haddelemek işi
-
[isim]
Haddelemek işi
- ÖĞÜTLEMEK
-
-
[-i]
Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek, nasihat etmek
- "Güzel olanın yıkılmasını kimse öğütlemez." (Nurullah ataç)
-
[-i]
Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek, nasihat etmek
- GARİPSEME
-
-
[isim]
Garipsemek işi
- "... yeni şekil küçük garipsemelerden sonra kolayca kabul edilmiştir." (Orhan Veli Kanık)
-
[isim]
Garipsemek işi