İçinde eme olan 7 harfli 172 kelime var. İçerisinde EME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eme olan kelimeler listesine ya da Sonu eme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PİSLEME
-
-
[isim]
Pislemek işi
-
[isim]
Pislemek işi
- DEMLEME
-
-
[isim]
Demlemek işi
-
[isim]
Demlemek işi
- YÜKLEME
-
-
[isim]
Yüklemek işi, tahmil
-
Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma, şarj
-
[isim]
Yüklemek işi, tahmil
- DEMETÇİ
-
-
[isim]
Demet yapan kimse
-
Harman makinesini ekin demetleriyle dolduran kimse
-
[isim]
Demet yapan kimse
- DİPLEME
-
-
[isim]
Diplemek işi
-
[isim]
Diplemek işi
- EĞELEME
-
-
[isim]
Eğelemek işi
-
[isim]
Eğelemek işi
- DEPREME
- ...
- ÖTELEME
-
-
[isim]
Ötelemek işi
-
Bir cismin, bütün noktalarının eşit, paralel ve yöndeş yollar çizmesiyle beliren hareketi, intikal
-
[isim]
Ötelemek işi
- SÜSLEME
-
-
[isim]
Süslemek işi, bezeme, tezyin
-
Süsleri yerleştirme biçimi veya sanatı
-
Sanat eserlerinin yüzeyini süslemek için kullanılan motif, oyma vb
-
[isim]
Süslemek işi, bezeme, tezyin
- SEMERCİ
-
-
[isim]
Semer yapan veya satan kimse
-
[isim]
Semer yapan veya satan kimse
- TEMELLİ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte temeli olan
- "Sağlam temelli bir yapı."
-
Geçici olmayan, sürekli, kalıcı, devamlı, daimî
- "Sermet Muhtar, Akşam gazetesinin temelli imzalarından biri oldu." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[zarf]
(te'melli) Sürekli olarak
-
[zarf]
Büsbütün, tamamen
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte temeli olan
- EKLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek
- "Bahçeye doğru bir çıkma mutfak yaptırmış, bu koca balkonu eklemiştir." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Bir şeyi ek olarak kullanmak
- "Bu kumaşı örtüye eklemeli."
-
[-i]
Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek
- EFİLEME
-
-
[isim]
Efilemek işi
-
[isim]
Efilemek işi
- ETYEMEZ
-
-
[isim]
Etyemezlik rejimini uygulayan kimse, vejetaryen
-
[isim]
Etyemezlik rejimini uygulayan kimse, vejetaryen
- KÖZLEME
-
-
[isim]
Közlemek işi
-
Köz üzerinde pişirilen yiyecek, özellikte ateşle pişirilen et, külbastı
-
[isim]
Közlemek işi
- EĞLEMEK
-
-
[-i]
Durdurmak
- "Deveniz gidiyordu eğleyemedim / Kıratın boşanmış bağlayamadım." (Halk türküsü)
-
Oyalamak
- "Beni işler eğledi de vaktinde yetişemedim."
-
Avutmak
-
[-i]
Durdurmak
- DİREMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak
-
[-e]
Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek
-
[-i]
Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak
- DÜZLEME
-
-
[isim]
Düzlemek işi, tesviye
-
[isim]
Düzlemek işi, tesviye
- EMEKTAR
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[sıfat]
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
- "Raşit çocuk, emektar hizmetçimiz ve sütannemin oğluydu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Çok kullanılmış, eski
- "Emektar makinenin tozlarını silip masaya yerleşmeye karar verdim." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
- KÖLEMEN
-
-
[isim]
Kölelerden kurulan bir asker sınıfı
-
Birinin sahip olduğu köle veya karavaş
-
[isim]
Kölelerden kurulan bir asker sınıfı