İçinde eme olan 6 harfli 68 kelime var. İçerisinde EME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eme olan kelimeler listesine ya da Sonu eme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TÜREME
-
-
[isim]
Türemek işi
-
Aynı kökten çıkma, iştikak
-
[isim]
Türemek işi
- GÖZEME
-
-
[isim]
Gözemek işi
-
[isim]
Gözemek işi
- İSLEME
-
-
[isim]
İslemek işi
-
[isim]
İslemek işi
- TÜNEME
-
-
[isim]
Tünemek işi
-
[isim]
Tünemek işi
- İZLEME
-
-
[isim]
İzlemek işi, takip
-
[isim]
İzlemek işi, takip
- DİŞEME
-
-
[isim]
Dişemek işi
-
[isim]
Dişemek işi
- ÜNLEME
-
-
[isim]
Ünlemek işi
-
[isim]
Ünlemek işi
- BEZEME
-
-
[isim]
Süsleme, tezyin
-
Süs, süsleyen şey
-
[isim]
Süsleme, tezyin
- ÜÇLEME
-
-
[isim]
Üçlemek işi
-
[sıfat]
Üçe bükülmüş, üç kat
- "Üçleme halat."
-
Bentleri üçer dizeli olan türkü
-
Bir yazarın, konu ve fikrî yapı olarak birbirini izleyen üç eseri, triloji
-
Teslis
- "Din inancı vardır ki akla hiç dayanmaz, Hristiyanların üçleme inancı gibi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
-
[isim]
Üçlemek işi
- EMEKLİ
-
-
[sıfat]
Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli
- "Emekli olduğuna hayıflandığı kadar babasının ölüşüne de o kadar hayıflanıyor." (Haldun Taner)
- "Size bir fenalık edebilir, sizi işinizden attırır, vekâlet emrine alır, vakitsiz emekliye çıkartabilir." (Haldun Taner)
- "Kafaları dazlaklaşmış, emekliye çıktıktan sonra adam kıtlığında gene işe alınmış." (Memduh Şevket Esendal)
-
Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan (kimse)
- "Buraya gelenler hep asker emeklileridir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli
- KEKEME
-
-
[sıfat]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
- "Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
- TELEME
-
-
[isim]
Teleme peyniri
-
[isim]
Teleme peyniri
- İMLEME
-
-
[isim]
İmlemek işi, ima
- "Bir eleştirmenin birkaç tümceyi, bir iki imlemeyi saymazsak kırk yılda yazılmış bir yazısı var." (Nezihe Meriç)
-
[isim]
İmlemek işi, ima
- EĞLEME
-
-
[isim]
Eğlemek işi
-
[isim]
Eğlemek işi
- DÜZEME
-
-
[isim]
Düzemek işi
-
[isim]
Düzemek işi
- YEMENİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent
- "Genç güzel aşçı kadının dört örgülü uzun saçları siyah bir yemeni ile örtülüydü." (Aka Gündüz)
-
Bir tür hafif ve kaba ayakkabı
- "Hacı, ayağından yemenisini çıkardı, arabadan uzattı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent
- BİLEME
-
-
[isim]
Bilemek işi
- "Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bilemek işi
- DİLEME
-
-
[isim]
Dilemek işi
-
[isim]
Dilemek işi
- TÜLEME
- ...
- ELLEME
-
-
[isim]
Ellemek işi
- "Kuş yuvasındaki yumurtayı ellemeye gelmez." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Elle seçilmiş, iyi
- "Elleme kömür."
-
[isim]
Ellemek işi