İçinde eme olan 6 harfli 68 kelime var. İçerisinde EME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eme olan kelimeler listesine ya da Sonu eme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E E M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TÜREME

  1. [isim] Türemek işi
  2. Aynı kökten çıkma, iştikak

GÖZEME

  1. [isim] Gözemek işi

İSLEME

  1. [isim] İslemek işi

TÜNEME

  1. [isim] Tünemek işi

İZLEME

  1. [isim] İzlemek işi, takip

DİŞEME

  1. [isim] Dişemek işi

ÜNLEME

  1. [isim] Ünlemek işi

BEZEME

  1. [isim] Süsleme, tezyin
  2. Süs, süsleyen şey

ÜÇLEME

  1. [isim] Üçlemek işi
  2. [sıfat] Üçe bükülmüş, üç kat
    • "Üçleme halat."
  3. Bentleri üçer dizeli olan türkü
  4. Bir yazarın, konu ve fikrî yapı olarak birbirini izleyen üç eseri, triloji
  5. Teslis
    • "Din inancı vardır ki akla hiç dayanmaz, Hristiyanların üçleme inancı gibi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)

EMEKLİ

  1. [sıfat] Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli
    • "Emekli olduğuna hayıflandığı kadar babasının ölüşüne de o kadar hayıflanıyor." (Haldun Taner)
    • "Size bir fenalık edebilir, sizi işinizden attırır, vekâlet emrine alır, vakitsiz emekliye çıkartabilir." (Haldun Taner)
    • "Kafaları dazlaklaşmış, emekliye çıktıktan sonra adam kıtlığında gene işe alınmış." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan (kimse)
    • "Buraya gelenler hep asker emeklileridir." (Haldun Taner)

KEKEME

  1. [sıfat] Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
    • "Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan." (Memduh Şevket Esendal)

TELEME

  1. [isim] Teleme peyniri

İMLEME

  1. [isim] İmlemek işi, ima
    • "Bir eleştirmenin birkaç tümceyi, bir iki imlemeyi saymazsak kırk yılda yazılmış bir yazısı var." (Nezihe Meriç)

EĞLEME

  1. [isim] Eğlemek işi

DÜZEME

  1. [isim] Düzemek işi

YEMENİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent
    • "Genç güzel aşçı kadının dört örgülü uzun saçları siyah bir yemeni ile örtülüydü." (Aka Gündüz)
  2. Bir tür hafif ve kaba ayakkabı
    • "Hacı, ayağından yemenisini çıkardı, arabadan uzattı." (Memduh Şevket Esendal)

BİLEME

  1. [isim] Bilemek işi
    • "Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor." (Haldun Taner)

DİLEME

  1. [isim] Dilemek işi

TÜLEME
...
ELLEME

  1. [isim] Ellemek işi
    • "Kuş yuvasındaki yumurtayı ellemeye gelmez." (Necati Cumalı)
  2. [sıfat] Elle seçilmiş, iyi
    • "Elleme kömür."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü