İçinde eman olan 28 kelime var. İçerisinde EMAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eman olan kelimeler listesine ya da sonu eman ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MERYEMANAKUŞAĞI
BAŞKEMANCILIK
ELEMANSIZLIK, MERYEMANAELİ
EMANETÇİLİK, KEMANKEŞLİK, ŞEHREMANETİ
BAŞKEMANCI, KEMANCILIK
ÇİNTEMANİ, ELEMANSIZ, KOLEMANİT
ELEMANLI, EMANETÇİ, EMANETEN, KEMANKEŞ, SEMANTİK
AGREMAN, KEMANÇE, KEMANCI
ELEMAN, EMANET, KEMANE, KEMANİ
CEMAN, KEMAN, SEMAN
EMAN
Eman Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EMAN, ENAM, NAME, NEMA
3 Harfli Kelimeler
MEN, NAM, NEM
2 Harfli Kelimeler
AM, AN, EM, EN, MA, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MERYEMANAKUŞAĞI
-
-
[isim, ağızlardan, meteoroloji]
Bakınız gökkuşağı
- "Küçükken hiç mi meryemanakuşağı görmedin, altında el çırpıp oynamadın."
-
[isim, ağızlardan, meteoroloji]
Bakınız gökkuşağı
- BAŞKEMANCILIK
-
-
[isim]
Başkemancı olma durumu
-
Başkemancının yaptığı iş
-
[isim]
Başkemancı olma durumu
- MERYEMANAELİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız havvaanaeli
- "Hamile kadının doğumunu kolaylaştırmak için tomurcuklanmış meryemanaeli çiçeği suya konur."
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız havvaanaeli
- ELEMANSIZLIK
-
-
[isim]
Elemansız olma durumu
-
[isim]
Elemansız olma durumu
- KEMANKEŞLİK
-
-
[isim]
Bakınız okçuluk
-
[isim]
Bakınız okçuluk
- ŞEHREMANETİ
-
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti'nde, bugünkü belediye zabıtası görevini yapan, şehrin temizlik ve güzelliğiyle ilgilenen yerel yönetim
-
Bakınız belediye
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti'nde, bugünkü belediye zabıtası görevini yapan, şehrin temizlik ve güzelliğiyle ilgilenen yerel yönetim
- EMANETÇİLİK
-
-
[isim]
Emanetçinin yaptığı iş
-
[isim]
Emanetçinin yaptığı iş
- BAŞKEMANCI
-
-
[isim]
Orkestranın yönetici durumunda olan kemancısı
-
[isim]
Orkestranın yönetici durumunda olan kemancısı
- KEMANCILIK
-
-
[isim]
Kemancının yaptığı iş
-
[isim]
Kemancının yaptığı iş
- KOLEMANİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca colémanite
-
[isim, mineraloji]
Hidratlı doğal kalsiyum borat
-
[isim, mineraloji]
Hidratlı doğal kalsiyum borat
- ÇİNTEMANİ
-
Kelime Kökeni: Sanskritçeden
-
[isim]
Özellikle kumaşlara ve çinilere uygulanmış, ikisi altta biri üstte iç içe geçmiş halkalar ve şimşeği ifade eden iki yatık kıvılcımdan meydana gelen süsleme motifi; itayağı
- "Bunlar arasında madalyonlu, kuşlu ve çintemani motifli Uşak halıları önemli bir yer alır."
-
[isim]
Özellikle kumaşlara ve çinilere uygulanmış, ikisi altta biri üstte iç içe geçmiş halkalar ve şimşeği ifade eden iki yatık kıvılcımdan meydana gelen süsleme motifi; itayağı
- ELEMANSIZ
-
-
[sıfat]
Elemanı olmayan
-
[sıfat]
Elemanı olmayan
- ELEMANLI
-
-
[sıfat]
Elemanı olan
-
[sıfat]
Elemanı olan
- EMANETÇİ
-
-
[isim]
Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse
-
[mecaz]
Bir görevi geçici olarak üstlenen
- "Emanetçi parti başkanı."
-
[isim]
Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse
- KEMANKEŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça kemānkeş
-
[isim, eskimiş]
Bakınız okçu
- "Kimi yayı öptü, kimi fırlattı / En er kemankeşe yetti üç atım"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız okçu
- SEMANTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca sémantique
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız anlam bilimi
-
[sıfat]
Bakınız anlam bilimsel
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız anlam bilimi
- EMANETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça emāneten
-
[zarf]
Emanet olarak
-
[zarf]
Emanet olarak
- KEMANÇE
-
Kelime Kökeni: Farsça kemānçe
-
[isim, müzik]
Bakınız kemençe
- "Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin."
-
[isim, müzik]
Bakınız kemençe
- AGREMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca agrément
-
[isim]
Bakınız uygunluk
- "Büyükelçiler için agreman istemek sistemi de zaman içinde çok değişikliğe uğradı."
-
[isim]
Bakınız uygunluk
- KEMANCI
-
-
[isim]
Keman çalan kimse; gıygıycı, kemani
- "Kemancı uzun saçlı, papyon kravatlı, zayıf yüzlü bir adamdı."
-
Keman yapan veya satan kimse
-
[isim]
Keman çalan kimse; gıygıycı, kemani