İçinde em olan 9 harfli 515 kelime var. İçerisinde EM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TÖRPÜLEME

  1. [isim] Törpülemek işi
GÖZLEMECİ

  1. [isim] Gözleme yapan veya satan kimse
MADDELEME

  1. [isim] Maddelemek işi
İSTİFLEME

  1. [isim] İstiflemek işi
GEMİCİLİK

  1. [isim] Gemicinin yaptığı iş
  2. Gemi endüstrisi
ÖĞÜTLEMEK

  1. [-e, -i] Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek; nasihat etmek
    • "Güzel olanın yıkılmasını kimse öğütlemez." (Nurullah Ataç)
NEMALANMA

  1. [isim] Nemalanmak işi
KÖŞEKLEME

  1. [isim] Köşeklemek işi
MÜJDELEME

  1. [isim] Bakınız muştulama
BELİRLEME

  1. [isim] Belirlemek işi; tayin, tespit, teşhis
    • "Bunları kesin olarak belirlemeye çalışalım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
SÜRÜKLEME

  1. [-i] Sürüklemek işi
    • "Bir tohum parçasını yakalayıp geri geri sürüklemelerinden tutun da baş başa selamlaşmaları, dövüşleri, düğünleri ne meraklı şeylerdir!" (Orhan Seyfi Orhon)
ÖZÜMLEMEK

  1. [-i, biyoloji] Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinim duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
  2. [mecaz] Bakınız özümsemek
    • "Toprakları üzerinde gelmiş geçmiş eski insancıl kalıtını özümlemişti." (Necati Cumalı)
GÖZDEMİRİ

  1. [isim, denizcilik] Gemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa
SEPTİSEMİ

Kelime Kökeni: Fransızca septicémie

  1. [isim, tıp] Bakınız kan zehirlenmesi
İRDELEMEK

  1. [-i] Bir konunun incelenmesi ve eleştirilmesi gereken bütün yönlerini birer birer incelemek, araştırmak, tetkik ve tetebbu etmek, mütalaa etmek
    • "Tanpınar sanki gördüğü, irdelediği konuları, sorunları bize bir an önce iletmek istiyor." (Selim İleri)
HİKAYEMSİ

  1. [sıfat] Hikâyeyi andıran, hikâyeye benzeyen, hikâye gibi
    • "Hatıramsı ve hikâyemsi yazılarında güçlü tasvirler yaptığı, ayrıntılara ve inceliklere dikkat ettiği, süse, mecaza ve edebiyatçılığa önem vermediği görülür." (Ahmet Kabaklı)
KÖŞELEMEK

  1. [-i] Köşeye gelecek biçimde koymak
İLERLEMEK

  1. [nesnesiz] Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak
    • "Vapur durmadan düdük çalarak ilerliyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Vakit geçmek
    • "Mevsimin ilerlemiş olmasına karşın hâlâ direnen bir iki gelincik ve papatya..." (Oktay Rifat)
  3. Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek
    • "Ahbaplık ilerledi. Hastalık ilerledi."
  4. Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek; terakki etmek
    • "Tercüme ilerledikçe tuhaflıklar insanı rahatsız etmeye başlıyor." (Cemil Meriç)
ÇEKİMLEME

  1. [isim] Çekimlemek işi
  2. [dil bilgisi] Fiilleri zaman, kip, kişi; adları durum, iyelik, çokluk kategorisine göre biçimlendirme
KİNEMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca cinématique

  1. [isim, fizik] Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu; sinematik
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü