İçinde em olan 9 harfli 515 kelime var. İçerisinde EM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TÖRPÜLEME
-
-
[isim]
Törpülemek işi
-
[isim]
Törpülemek işi
- GÖZLEMECİ
-
-
[isim]
Gözleme yapan veya satan kimse
-
[isim]
Gözleme yapan veya satan kimse
- MADDELEME
-
-
[isim]
Maddelemek işi
-
[isim]
Maddelemek işi
- İSTİFLEME
-
-
[isim]
İstiflemek işi
-
[isim]
İstiflemek işi
- GEMİCİLİK
-
-
[isim]
Gemicinin yaptığı iş
-
Gemi endüstrisi
-
[isim]
Gemicinin yaptığı iş
- ÖĞÜTLEMEK
-
-
[-e, -i]
Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek; nasihat etmek
- "Güzel olanın yıkılmasını kimse öğütlemez."
-
[-e, -i]
Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek; nasihat etmek
- NEMALANMA
-
-
[isim]
Nemalanmak işi
-
[isim]
Nemalanmak işi
- KÖŞEKLEME
-
-
[isim]
Köşeklemek işi
-
[isim]
Köşeklemek işi
- MÜJDELEME
-
-
[isim]
Bakınız muştulama
-
[isim]
Bakınız muştulama
- BELİRLEME
-
-
[isim]
Belirlemek işi; tayin, tespit, teşhis
- "Bunları kesin olarak belirlemeye çalışalım."
-
[isim]
Belirlemek işi; tayin, tespit, teşhis
- SÜRÜKLEME
-
-
[-i]
Sürüklemek işi
- "Bir tohum parçasını yakalayıp geri geri sürüklemelerinden tutun da baş başa selamlaşmaları, dövüşleri, düğünleri ne meraklı şeylerdir!"
-
[-i]
Sürüklemek işi
- ÖZÜMLEMEK
-
-
[-i, biyoloji]
Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinim duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
-
[mecaz]
Bakınız özümsemek
- "Toprakları üzerinde gelmiş geçmiş eski insancıl kalıtını özümlemişti."
-
[-i, biyoloji]
Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinim duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
- GÖZDEMİRİ
-
-
[isim, denizcilik]
Gemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa
-
[isim, denizcilik]
Gemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa
- SEPTİSEMİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca septicémie
-
[isim, tıp]
Bakınız kan zehirlenmesi
-
[isim, tıp]
Bakınız kan zehirlenmesi
- İRDELEMEK
-
-
[-i]
Bir konunun incelenmesi ve eleştirilmesi gereken bütün yönlerini birer birer incelemek, araştırmak, tetkik ve tetebbu etmek, mütalaa etmek
- "Tanpınar sanki gördüğü, irdelediği konuları, sorunları bize bir an önce iletmek istiyor."
-
[-i]
Bir konunun incelenmesi ve eleştirilmesi gereken bütün yönlerini birer birer incelemek, araştırmak, tetkik ve tetebbu etmek, mütalaa etmek
- HİKAYEMSİ
-
-
[sıfat]
Hikâyeyi andıran, hikâyeye benzeyen, hikâye gibi
- "Hatıramsı ve hikâyemsi yazılarında güçlü tasvirler yaptığı, ayrıntılara ve inceliklere dikkat ettiği, süse, mecaza ve edebiyatçılığa önem vermediği görülür."
-
[sıfat]
Hikâyeyi andıran, hikâyeye benzeyen, hikâye gibi
- KÖŞELEMEK
-
-
[-i]
Köşeye gelecek biçimde koymak
-
[-i]
Köşeye gelecek biçimde koymak
- İLERLEMEK
-
-
[nesnesiz]
Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak
- "Vapur durmadan düdük çalarak ilerliyordu."
-
Vakit geçmek
- "Mevsimin ilerlemiş olmasına karşın hâlâ direnen bir iki gelincik ve papatya..."
-
Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek
- "Ahbaplık ilerledi. Hastalık ilerledi."
-
Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek; terakki etmek
- "Tercüme ilerledikçe tuhaflıklar insanı rahatsız etmeye başlıyor."
-
[nesnesiz]
Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak
- ÇEKİMLEME
-
-
[isim]
Çekimlemek işi
-
[dil bilgisi]
Fiilleri zaman, kip, kişi; adları durum, iyelik, çokluk kategorisine göre biçimlendirme
-
[isim]
Çekimlemek işi
- KİNEMATİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca cinématique
-
[isim, fizik]
Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu; sinematik
-
[isim, fizik]
Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu; sinematik