İçinde em olan 8 harfli 478 kelime var. İçerisinde EM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAREMLİK

  1. [isim] Harem olma durumu
  2. [sıfat] Hareme özgü, hareme ait olan
HEMZEMİN

Kelime Kökeni: Farsça hemzemīn

  1. [sıfat] Aynı düzeyde olan
MUHTEMEL

Kelime Kökeni: Arapça muḥtemel

  1. [sıfat] Gerçekleşmesi de gerçekleşmemesi de ihtimal dâhilinde olan, beklenen, beklenir, umulur, görünüşe göre olacağı sanılan; olası, olasılı, belkili, ihtimalli, ihtimalî, mümkün
    • "Her bir gezi ve bu muhtemel sonuçları seçen ve her birine mümkün gözle bakan denekler için 15 muhtemel sonuç belirlendi." (Bilal Semih Bozdemir)
LÖSEMİLİ

  1. [sıfat] Lösemi hastalığına yakalanmış olan
    • "Bu arada Buğra ile birlikte Lösemili Çocuklar Kurumuna yüklü bir bağış yaptık ve hasta çocuklara oyuncaklar aldık" (Dilara Gürel)
BÜYÜLEME

  1. [isim] Büyülemek işi; afsunlama, efsunlama
    • "Bütün bu şeylerin, kendisini ilk defa büyülemesi genç kıza cidden hayret vermekte idi." (Kerime Nadir)
NEMÖLÇER

  1. [isim] Havanın nem derecesini ölçmeye yarayan alet; higrometre
SİNEMACI

  1. [isim] Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse; filmci
  2. Film yapımcısı veya yönetmeni; filmci
  3. Sinema işleten kimse
ZEDELEME

  1. [isim] Zedelemek işi
AFİŞLEME

  1. [isim] Afişlemek işi
GAZİEMİR

  1. [isim] İzmir iline bağlı ilçelerden biri
DEMLENME

  1. [isim] Demlenmek işi
MEYVEMSİ

  1. [sıfat] Meyve gibi, meyveyi andıran
LEKELEME

  1. [isim] Lekelemek işi
  2. [mecaz] Namusa dokunur bir suç yükleme, iftira etme
    • "Eski müdürlerini her gittikleri yerde olmadık iftiralarla lekelemeye çalışıyorlardı." (Haldun Taner)
TELLEMEK

  1. [-i] Tel geçirmek, tel takmak
  2. Tel ile süslemek
  3. Tencere, çaydanlık vb.ni tel ile ovarak temizlemek
HEMHUDUT

Kelime Kökeni: Farsça hem + Arapça ḥudūd

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sınırdaş
    • "… Rusya da büyük hazırlıklara ve gittikçe artan tahriklere geçtiği için Rusya ile hemhudut Muş Sancağı’nda da durum bozulmaya yüz tutmuş." (Nahid Sırrı Örik)
GÖRMEMİŞ

  1. [sıfat] Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan
EPİKEREM

Kelime Kökeni: Fransızca épichérème

  1. [isim, mantık] Önertilerinin biri veya her ikisi kanıtıyla birlikte ileri sürülen tasım
    • "Çocuklar büyüklerin işine karışmaz çünkü akılları ermez; sen henüz on yaşında olduğun için çocuksun; şu hâlde benim işime karışma tasımı bir epikeremdir."
DÖRTLEME

  1. [isim] Dörtlemek işi
  2. [edebiyat] Bir gazelin her beytinin başına iki dize eklenerek yapılan nazım biçimi; terbi
  3. [ağızlardan] Tarlayı dördüncü kez sürme
ÖZETLEME

  1. [isim] Özetlemek işi
    • "Halk sanatçısı olduğuna inandığım bu aktörden alımladığımı özetlemeye çalışacağım." (Selim İleri)
MUHTEŞEM

Kelime Kökeni: Arapça muḥteşem

  1. [sıfat] Bakınız görkemli
    • "Ne büyümüş, ne koca göbekli muhteşem bir mahluk olmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız büyük
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü