İçinde em olan 8 harfli 478 kelime var. İçerisinde EM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAREMLİK
-
-
[isim]
Harem olma durumu
-
[sıfat]
Hareme özgü, hareme ait olan
-
[isim]
Harem olma durumu
- HEMZEMİN
-
Kelime Kökeni: Farsça hemzemīn
-
[sıfat]
Aynı düzeyde olan
-
[sıfat]
Aynı düzeyde olan
- MUHTEMEL
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥtemel
-
[sıfat]
Gerçekleşmesi de gerçekleşmemesi de ihtimal dâhilinde olan, beklenen, beklenir, umulur, görünüşe göre olacağı sanılan; olası, olasılı, belkili, ihtimalli, ihtimalî, mümkün
- "Her bir gezi ve bu muhtemel sonuçları seçen ve her birine mümkün gözle bakan denekler için 15 muhtemel sonuç belirlendi."
-
[sıfat]
Gerçekleşmesi de gerçekleşmemesi de ihtimal dâhilinde olan, beklenen, beklenir, umulur, görünüşe göre olacağı sanılan; olası, olasılı, belkili, ihtimalli, ihtimalî, mümkün
- LÖSEMİLİ
-
-
[sıfat]
Lösemi hastalığına yakalanmış olan
- "Bu arada Buğra ile birlikte Lösemili Çocuklar Kurumuna yüklü bir bağış yaptık ve hasta çocuklara oyuncaklar aldık"
-
[sıfat]
Lösemi hastalığına yakalanmış olan
- BÜYÜLEME
-
-
[isim]
Büyülemek işi; afsunlama, efsunlama
- "Bütün bu şeylerin, kendisini ilk defa büyülemesi genç kıza cidden hayret vermekte idi."
-
[isim]
Büyülemek işi; afsunlama, efsunlama
- NEMÖLÇER
-
-
[isim]
Havanın nem derecesini ölçmeye yarayan alet; higrometre
-
[isim]
Havanın nem derecesini ölçmeye yarayan alet; higrometre
- SİNEMACI
-
-
[isim]
Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse; filmci
-
Film yapımcısı veya yönetmeni; filmci
-
Sinema işleten kimse
-
[isim]
Sinemanın çeşitli kollarından birinde çalışan kimse; filmci
- ZEDELEME
-
-
[isim]
Zedelemek işi
-
[isim]
Zedelemek işi
- AFİŞLEME
-
-
[isim]
Afişlemek işi
-
[isim]
Afişlemek işi
- GAZİEMİR
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- DEMLENME
-
-
[isim]
Demlenmek işi
-
[isim]
Demlenmek işi
- MEYVEMSİ
-
-
[sıfat]
Meyve gibi, meyveyi andıran
-
[sıfat]
Meyve gibi, meyveyi andıran
- LEKELEME
-
-
[isim]
Lekelemek işi
-
[mecaz]
Namusa dokunur bir suç yükleme, iftira etme
- "Eski müdürlerini her gittikleri yerde olmadık iftiralarla lekelemeye çalışıyorlardı."
-
[isim]
Lekelemek işi
- TELLEMEK
-
-
[-i]
Tel geçirmek, tel takmak
-
Tel ile süslemek
-
Tencere, çaydanlık vb.ni tel ile ovarak temizlemek
-
[-i]
Tel geçirmek, tel takmak
- HEMHUDUT
-
Kelime Kökeni: Farsça hem + Arapça ḥudūd
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sınırdaş
- "… Rusya da büyük hazırlıklara ve gittikçe artan tahriklere geçtiği için Rusya ile hemhudut Muş Sancağı’nda da durum bozulmaya yüz tutmuş."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sınırdaş
- GÖRMEMİŞ
-
-
[sıfat]
Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan
-
[sıfat]
Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan
- EPİKEREM
-
Kelime Kökeni: Fransızca épichérème
-
[isim, mantık]
Önertilerinin biri veya her ikisi kanıtıyla birlikte ileri sürülen tasım
- "Çocuklar büyüklerin işine karışmaz çünkü akılları ermez; sen henüz on yaşında olduğun için çocuksun; şu hâlde benim işime karışma tasımı bir epikeremdir."
-
[isim, mantık]
Önertilerinin biri veya her ikisi kanıtıyla birlikte ileri sürülen tasım
- DÖRTLEME
-
-
[isim]
Dörtlemek işi
-
[edebiyat]
Bir gazelin her beytinin başına iki dize eklenerek yapılan nazım biçimi; terbi
-
[ağızlardan]
Tarlayı dördüncü kez sürme
-
[isim]
Dörtlemek işi
- ÖZETLEME
-
-
[isim]
Özetlemek işi
- "Halk sanatçısı olduğuna inandığım bu aktörden alımladığımı özetlemeye çalışacağım."
-
[isim]
Özetlemek işi
- MUHTEŞEM
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥteşem