İçinde em olan 6 harfli 181 kelime var. İçerisinde EM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında em olan kelimeler listesine ya da Sonu em ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CEMŞAT
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Basketbolda rakibe yüklenip aniden geri çekilerek ve dönerken zıplayarak atılan şut
-
[isim]
Basketbolda rakibe yüklenip aniden geri çekilerek ve dönerken zıplayarak atılan şut
- DİRHEM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Okkanın dört yüzde birine eşit olan, 3,207 g'lık eski bir ağırlık ölçüsü
- "Üstadı, profesörle taban tabana zıt yaradılışlı bir insandı yani dirhemle lakırtı söylüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bir tür gümüş para
-
[isim]
Okkanın dört yüzde birine eşit olan, 3,207 g'lık eski bir ağırlık ölçüsü
- MEMLUK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Köle
-
[isim]
Köle
- ŞEMAİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dış görünüş
-
Huy, karakter
-
[isim]
Dış görünüş
- TEMADİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sürme, sürüp gitme, uzama
- "Bir zevk, bir lezzet temadi ederse artık fark olunmamaya başlar." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[isim]
Sürme, sürüp gitme, uzama
- TÜLEME
- ...
- BELEME
-
-
[isim]
Belemek işi
-
[isim]
Belemek işi
- GEMİCİ
-
-
[isim]
Gemide çalışan veya gemi işleten kimse
-
[isim]
Gemide çalışan veya gemi işleten kimse
- TEMCİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Recep, şaban ve ramazan ayları süresince, sabah ezanından sonra minarelerden okunan ve Allah'ın ululuğunu belirten dua
-
[isim]
Recep, şaban ve ramazan ayları süresince, sabah ezanından sonra minarelerden okunan ve Allah'ın ululuğunu belirten dua
- ÇEMBER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri
- "İktidar muhalefet partilerini gittikçe daralan bir çember içine alıyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi
- "Kalbur çemberi."
-
Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak
-
Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak
-
Yazma, yemeni, baş örtüsü
- "Çemberimde gül oya / Gülmedim doya doya." (Halk türküsü)
-
Aşılması, çözümü güç durum
-
Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka
-
[isim]
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri
- BEZEME
-
-
[isim]
Süsleme, tezyin
-
Süs, süsleyen şey
-
[isim]
Süsleme, tezyin
- KEKEME
-
-
[sıfat]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
- "Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
- ÖNEMLİ
-
-
[sıfat]
Önemi olan, mühim, ehemmiyetli
- "Benim için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebilirsiniz." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Önemi olan, mühim, ehemmiyetli
- ANEMON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dağ lalesi
-
[isim]
Dağ lalesi
- BELLEM
-
-
[isim]
Bellemek yetisi
-
[isim]
Bellemek yetisi
- DERLEM
-
-
[isim]
Koleksiyon
-
Bir incelemede kullanılmak üzere bir araya getirilmiş metinlerin bütünü
-
[isim]
Koleksiyon
- ELEMEK
-
-
[-i]
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek
- "İşte deniz suyunun tuzunu eleyip çölü sulayıp kazanılan meralar." (Haldun Taner)
-
Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek
-
İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak
-
Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak
-
Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek
-
[-i]
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek
- EMLEME
-
-
[isim]
Emlemek işi veya durumu
-
[isim]
Emlemek işi veya durumu
- YELEME
-
-
[sıfat]
Havai
-
[sıfat]
Havai
- BELSEM
- ...