İçinde em olan 4 harfli 38 kelime var. İçerisinde EM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ADEM

Kelime Kökeni: Arapça ādem

  1. [isim] Dinî inanışlara göre dünya üzerindeki ilk insan; Âdem Baba
DEME

  1. [isim] Demek işi; eyitme
    • "Çoğumuz hâlâ yazarım demeye çekiniriz." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız anlam
    • "Bu söz ne demeye gelir?"
  3. [edebiyat] Halk edebiyatında şiir
  4. [edebiyat] Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad
  5. [edebiyat] Bakınız ağıt
  6. [ağızlardan] Bakınız atasözü
GEMİ

  1. [isim, denizcilik] Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt; sefine
    • "Bu yolculuğa bizi götürecek bir tek gemi bulamadık." (Azra Erhat)
DEMO

Kelime Kökeni: İngilizce demo

  1. [isim] Bakınız tanıtım ürünü
  2. Bakınız tanıtım sunumu
ÖNEM

  1. [isim] Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu; yer, ehemmiyet
    • "Karacaoğlan'ı okudukça deyişin önemini daha iyi anlarız." (Nurullah Ataç)
EMMİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿamm

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız amca
    • "Bir kız bana emmi, dedi, n'eyleyim." (Karacaoğlan)
KREM

Kelime Kökeni: Fransızca crème

  1. [isim] Tene yumuşaklık vermek veya güneş, yağmur vb. dış etkilerden korunmak için sürülen koyu kıvamlı madde
  2. [sıfat] Bu kıvamda hazırlanmış olan
    • "Krem deterjan."
  3. Bakınız krem rengi
  4. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Vücutlarının yumuşaklığını gösteren açık renk, krem veya beyaz elbiseler içinde..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
NEMF

Kelime Kökeni: Fransızca nymphe

  1. [isim, hayvan bilimi] Böceklerin kurtçuk durumdan yetişkin duruma geçerken aldıkları özel biçim
EHEM

Kelime Kökeni: Arapça ehemm

  1. [sıfat, eskimiş] Çok önemli
NEMA

Kelime Kökeni: Arapça nemā

  1. [isim, eskimiş] Büyüme, gelişme, çoğalma
  2. [ekonomi] Bakınız faiz
EMEÇ

  1. [isim, bitki bilimi] Su ve kara yosunlarının, kökü andıran tutunma organı
ŞEMS

Kelime Kökeni: Arapça şems

  1. [isim, eskimiş] Bakınız güneş
ELEM

Kelime Kökeni: Arapça elem

  1. [isim] Bakınız keder
    • "Bu derdi huy edinenler elem çekmez." (Necip Fazıl Kısakürek)
ALEM

Kelime Kökeni: Arapça ʿālem

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız evren
  2. Bakınız dünya
    • "İnsan âlemde, hayal ettiği müddetçe yaşar." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Aynı konu ile ilgili kimseler
  4. Bu kimselerin uğraşlarının bütünü
    • "Geçen kışın tiyatro, cambazhane âlemlerini uzun uzun tasvir ediyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  5. Belli bir gruptaki canlıların bütünü
    • "Hayvanlar âlemi."
  6. Durum ve şart
    • "Bıyıklı ne âlemlerde? Gene o iki küçük beyle haremde piyano odasında." (Halide Edip Adıvar)
  7. [zamir] Herkes, başkaları
    • "Bu yaptığından dolayı âleme rezil oldun."
  8. Bakınız ortam
    • "Fakat onun Türk ve Müslüman dostları hep alafranga ve zengin bir âlemde yaşarlardı." (Halide Edip Adıvar)
  9. Kendine özgü birçok niteliği bulunan şey
  10. Farklı davranış içinde bulunan kimse
  11. [mecaz] Bakınız eğlence
    • "O gün evde iki gün önceki araba âlemlerini düşünüyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
ŞEMA

Kelime Kökeni: Fransızca schéma

  1. [isim] Bir aletin, bir aracın veya bir biçimin ana çizgilerini gösteren çizim
  2. Bir edebiyat eserinin, bir tasarının planı
ÖDEM

Kelime Kökeni: Fransızca oedème

  1. [isim, tıp] Dokularda, hücreler arası boşluklarda, bazı iç organlarda genellikle de yüzde, ellerde, ayaklarda aşırı miktarda sıvı birikmesi
TEMA

Kelime Kökeni: İtalyanca tema

  1. [isim] Asıl konu, temel motif; ana konu
    • "Anıtın teması, Kurtuluş Savaşı'ydı. Tablonun teması."
  2. [edebiyat] Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş; tem, ana konu
  3. [müzik] Bir besteyi oluşturan temel motif; ana konu
KEME

  1. [isim, ağızlardan] Büyük sıçan
  2. Bakınız domalan
ACEM

Kelime Kökeni: Arapça ʿacem

  1. [isim] İran’da yaşayan Fars kökenli kimse
  2. Bakınız İranlı
  3. İran ülkesi
    • "Kanepenin üstünde Müşir Ethem Paşa’nın Acem matbaalarında basılmış müthiş bir resmi." (Ömer Seyfettin)
EMME

  1. [isim] Emmek işi
  2. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş
  3. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi
  4. [fizik] Bakınız soğurma
  5. [teknik] Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü