İçinde em olan 10 harfli 494 kelime var. İçerisinde EM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında em olan kelimeler listesine ya da sonu em ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Em Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BETİMLEMEK

  1. [-i] Bir nesnenin, kendine özgü niteliklerini tam ve açık bir biçimde söz veya yazı ile anlatmak; tasvir etmek
    • "Duvarlarda, doğa güzelliklerini abartarak betimlemiş, adsız, imzasız bir ressamın tabloları vardı." (Burhan Günel)
  2. Göz önünde canlandırmak
DİRSEKLEME

  1. [isim] Dirseklemek işi
KAHREYLEME

  1. [isim] Kahreylemek işi
ELLEÇLEMEK

  1. [-i] Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflemek, yerini değiştirmek, büyük kaplardan küçük kaplara aktarmak, kapları yenilemek veya tamir etmek, havalandırmak
SİTEMLİLİK

  1. [isim] Sitemli olma durumu
ÖNEMSETMEK

  1. [-i] Önemseme işini yaptırmak
İNCELEMECİ

  1. [isim] İnceleme yapan kimse
    • "Gene incelemecileri yanıltan bir nokta da oyunun perde ile oynatılmasıdır." (Metin And)
SÜTRELEMEK

  1. [-i] Sütre ile kaplamak
SERPELEMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız sepelemek
    • "Yağmurun serpelediği olurdu eski yaz günlerinde, bulut geçti derlerdi." (Oktay Rifat)
  2. Sürekli olarak ve az serpmek
    • "Yaraya serpelemek için verdiği ağaç çürüğünü hiç sayma…" (Kemal Tahir)
EMBRİYOLOG

Kelime Kökeni: Fransızca embryologue

  1. [isim] Bakınız embriyoloji uzmanı
KIDEMLİLİK

  1. [isim] Kıdemli olma durumu
LÜKSEMBURG

  1. [isim] Batı Avrupa'da küçük bir ülke ve bu ülkenin başkenti
BELİRLEMEK

  1. [-i] Belirli duruma getirmek, belirli kılmak; tayin etmek, tespit etmek, vermek
  2. [mantık] Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak
  3. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı
ÇİVİTLEMEK

  1. [-i] Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek
GÖRÜLMEMİŞ

  1. [sıfat] O güne kadar karşılaşılmamış, şaşılacak nitelikte olan
    • "Görülmemiş bir olay."
GÖNYELEMEK

  1. [-i] Gönye ile ölçmek
GEREKSEMEK

  1. [-i] Bir şeyi kendisi için gerek saymak; ihtiyaç duymak, muhtaç olmak
BADEMCİLİK

  1. [isim] Bademcinin yaptığı iş
    • "Çeşmeköy’ün başlıca geçim kaynağını, diğer Betçe köylerinde olduğu üzere bademcilik oluşturmaktadır." (Sibel Özbudun)
ÇEYREKLEME

  1. [isim] Çeyreklemek işi
GÜDERİLEME

  1. [isim] Güderilemek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü