İçinde elleme olan 36 kelime var. İçerisinde ELLEME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında elleme olan kelimeler listesine ya da sonu elleme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SELLEMEHÜSSELAM
ÇENGELLEMEK, FELFELLEMEK, GÜNCELLEMEK, PARSELLEMEK, ŞANDELLEMEK
ÇENGELLEME, ÇEPELLEMEK, ENGELLEMEK, FELFELLEME, GENELLEMEK, GÜNCELLEME, MODELLEMEK, NİKELLEMEK, ÖNCELLEMEK, PARSELLEME, RİMELLEMEK, ŞANDELLEME, TEYELLEMEK
ÇEPELLEME, ENGELLEME, GENELLEME, GÜZELLEME, MODELLEME, NİKELLEME, ÖNCELLEME, RİMELLEME, TEYELLEME
BELLEMEK, TELLEMEK, YELLEMEK
BELLEME, ELLEMEK, TELLEME, YELLEME
ELLEME
Elleme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
ELLEME
5 Harfli Kelimeler
ELEME
4 Harfli Kelimeler
ELEM, EMEL
2 Harfli Kelimeler
EL, EM, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SELLEMEHÜSSELAM
-
Kelime Kökeni: Arapça sellemehu + selām
-
[zarf, eskimiş]
Ulu orta, çekinmeden, destursuz
- "Bu hareketi pek hoş görmeyen Şems de onun böyle sellemehüsselam girip çıkmaması için biraz ağırca sözler söylemişti."
-
[zarf, eskimiş]
Ulu orta, çekinmeden, destursuz
- FELFELLEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Eski canlılığını yitirmek
-
Bir şey karşısında afallamak, şaşırmak
-
Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Eski canlılığını yitirmek
- ÇENGELLEMEK
-
-
[-i]
Çengelini takmak
- "Duvara çengelliyordu pencerenin panjurlarını."
-
[nesnesiz]
Çengel atış yapmak
-
[-i]
Çengelini takmak
- PARSELLEMEK
-
-
[-i]
Parsellere ayırmak
- "Geniş arazisini parselleyip sattı."
-
Çeşitli kişiler belirli bir toprağı aralarında paylaşmak
-
[mecaz]
Çeşitli kuruluş veya iş yerlerinde mevki ve makamlara sahip çıkmak, paylaşmak
-
[-i]
Parsellere ayırmak
- GÜNCELLEMEK
-
-
[-i]
Güncel duruma getirmek
-
[-i]
Güncel duruma getirmek
- ŞANDELLEMEK
-
-
[-i]
Futbolda topu yüksekten diklemesine karşı kale yönüne veya içine göndermek
-
[-i]
Futbolda topu yüksekten diklemesine karşı kale yönüne veya içine göndermek
- GENELLEMEK
-
-
[-i]
Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak; tamim etmek, belirlemek karşıtı
-
[-i]
Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak; tamim etmek, belirlemek karşıtı
- ŞANDELLEME
-
-
[isim]
Şandellemek işi
-
[isim]
Şandellemek işi
- ENGELLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek
- "Gelgelelim bu yalnız, bu mutlu ölüm düşünü tek bir şey engellemektedir."
-
[spor]
Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak
-
[-i]
Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek
- TEYELLEMEK
-
-
[-i]
İki parçayı eğreti olarak seyrek dikişle elde dikmek; ilintilemek, ilgilemek
-
[-i]
İki parçayı eğreti olarak seyrek dikişle elde dikmek; ilintilemek, ilgilemek
- ÖNCELLEMEK
-
-
[-i]
Öncelikli duruma getirmek
- "Cabbar ve arkadaşının yaptığı iş birliği, yaşadıkları yozlaşmayı ve çürümeyi gözler önüne sermektedir. Bu karakterler, maddi değerleri öncelleyerek kişiliklerini hiçe saymaktadırlar."
-
Ayrıcalıklı duruma getirmek
-
Öne çıkarmak, önceliğini vurgulamak
- "O tümce bir de şunu belirtiyor ya da öncelliyor: Yaşadığın bir şeyin anlamını, o sırada, yaşarken bilemezsin çoğunlukla ancak senin anlamanın zamanı gelince anlarsın, o yaşadığının anlamını, bu da yıllar sonra gerçekleşebilir."
-
[spor]
Diğer oyuncuya veya topa göre konum belirleyerek hareket etmek
-
[edebiyat]
Yazar edebî eserde olacakları önceden sezdirmek.
-
[-i]
Öncelikli duruma getirmek
- ÇEPELLEMEK
-
-
[-i]
Çepel duruma getirmek
-
Karıştırıp bozmak
-
[-i]
Çepel duruma getirmek
- MODELLEMEK
-
-
[-i]
Model oluşturmak
-
[-i]
Model oluşturmak
- PARSELLEME
-
-
[isim]
Parsellemek işi; parselasyon
-
[isim]
Parsellemek işi; parselasyon
- GÜNCELLEME
-
-
[isim]
Güncellemek durumu
-
[isim]
Güncellemek durumu
- FELFELLEME
-
-
[isim]
Felfellemek işi
-
[isim]
Felfellemek işi
- NİKELLEMEK
-
-
[-i]
Nikel ile kaplamak
-
[-i]
Nikel ile kaplamak
- ÇENGELLEME
-
-
[isim]
Çengellemek işi
-
[isim]
Çengellemek işi
- RİMELLEMEK
-
-
[-i]
Göze rimel sürmek
- "Gözlerini rimelledi."
-
[-i]
Göze rimel sürmek
- TEYELLEME
-
-
[isim]
Teyellemek işi; ilintileme, ilgileme
-
[isim]
Teyellemek işi; ilintileme, ilgileme