İçinde ele olan 7 harfli 74 kelime var. İçerisinde ELE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ele olan kelimeler listesine ya da Sonu ele ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EL, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BELETME
-
-
[isim]
Beletmek işi
-
[isim]
Beletmek işi
- ZELZELE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Deprem
- "İstanbul'un son büyük zelzelesinden konuşuyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Deprem
- GELEMBE
-
-
[isim]
Koyun yatağı
-
[isim]
Koyun yatağı
- HELECAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kalp çarpıntısı, çırpıntı
- "Kalbim yalnız bu iki duygunun helecanıyla çarpıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Kalp çarpıntısı, çırpıntı
- MELEŞME
-
-
[isim]
Meleşmek işi
-
[isim]
Meleşmek işi
- TELEFAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Savaş, kaza vb. sebeplerle uğranılan can kaybı
-
[isim]
Savaş, kaza vb. sebeplerle uğranılan can kaybı
- MELEKUT
- ...
- SELENDİ
- ...
- VELENSE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye
- "Köşedeki divana oturmuş, üstüne kırmızı bir velense örttüğü ayaklarını karşısındaki koltuğa dayamıştı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye
- BELERME
-
-
[isim]
Belermek işi
-
[isim]
Belermek işi
- ACELECİ
-
-
[sıfat]
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul
- "Hakikaten son derece aceleciydi." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul
- BÜĞELEK
-
-
[isim]
Büve
-
[isim]
Büve
- ELEKTRO
-
-
[isim]
Elektrokardiyografi
-
[isim]
Elektrokardiyografi
- GENELEV
-
-
[isim]
Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane
-
[isim]
Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane
- GÖBELEK
-
-
[isim]
Yenilen bir çeşit mantar
-
[isim]
Yenilen bir çeşit mantar
- YEPELEK
-
-
[sıfat]
İnce yapılı, zarif, narin
-
[sıfat]
İnce yapılı, zarif, narin
- PELERİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük
- "Kollarını yarısına kadar örten bir pelerini dirseklerinin ucu ile bir kanat gibi açıp kapıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük
- UKULELE
- ...
- BELENME
-
-
[isim]
Belenmek işi
-
[isim]
Belenmek işi
- VELVELE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gereksiz telaş, gürültü ve heyecan
- "Çoktan böyle gürültü, kalabalık görmemiş, böyle velvele duymamıştı." (Memduh Şevket Esendal)
- "Kıyamet kopar gibi bir velvele koptu, bütün ordu surların üstüne atıldı." (Yahya Kemal Beyatlı)
- "Susun, ortalığı velveleye vermeyin! Ne bağrışıyorsunuz?" (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Gereksiz telaş, gürültü ve heyecan