İçinde ela olan 9 harfli 18 kelime var. İçerisinde ELA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ela olan kelimeler listesine ya da sonu ela ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ela Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ELA
2 Harfli Kelimeler
AL, EL, LA, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TELALAMAK
-
-
[-i]
İki kumaş parçası arasına tela koymak
-
[-i]
İki kumaş parçası arasına tela koymak
- CELADETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız yiğit
- "Bu arada celadetli Osmanlı ordusunun kalkanı olan Şehsuvaroğlu Ali Bey öncülerin, sinsi hücumlara karşı tetikte olacak olan Şadi Paşa da artçı kuvvetlerinin başında bulunacaktı."
-
[sıfat]
Bakınız yiğit
- MELANURYA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, gümüş renkli, eti kılçıklı bir Akdeniz balığı (Sparus melanuiya)
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, gümüş renkli, eti kılçıklı bir Akdeniz balığı (Sparus melanuiya)
- ALELACELE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-ʿacele
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- "Kemeraltı'ndan alelacele, beyaz üstüne koyu lacivert puanlı bir gecelik almıştım."
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- CELALİLİK
-
-
[isim]
Celâli olma durumu
-
[isim]
Celâli olma durumu
- MELANKOLİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca mélancolie
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız kara sevda
- "Babam melankoliye uğramış, köşesinde düşünüp duruyor."
-
[mecaz]
Bakınız hüzün
- "Uykusuz geçen gecenin melankolisini bu sıcak karşılama hafifletiyordu."
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız kara sevda
- CELALLİCE
-
-
[sıfat]
Celalli gibi, celalliye benzer
- "Ev sahibi celallice bir adamdı."
-
[sıfat]
Celalli gibi, celalliye benzer
- İSKARPELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca scarpello
-
[isim]
Tahta, metal veya taşı işlemeye yarayan çelik araç
-
[isim]
Tahta, metal veya taşı işlemeye yarayan çelik araç
- TABELASIZ
-
-
[sıfat]
Tabelası olmayan
-
[sıfat]
Tabelası olmayan
- MELAMİLİK
-
-
[isim]
Her türlü gösteriş ve dünya kaygılarından uzak kalmayı öğütleyen Sünni tarikatı
- "Mevlevilikten, Melamilikten dem vuruyorlardı."
-
[isim]
Her türlü gösteriş ve dünya kaygılarından uzak kalmayı öğütleyen Sünni tarikatı
- VENEZUELA
-
-
[isim]
Güney Amerika'nın kuzeyinde, Karayip Denizi kıyısında bir ülke; başkenti Caracas
-
[isim]
Güney Amerika'nın kuzeyinde, Karayip Denizi kıyısında bir ülke; başkenti Caracas
- HELALZADE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥalāl + Farsça zāde
-
[isim, eskimiş]
Nikâhlı bir ana ve babadan doğmuş kimse
-
[mecaz]
Doğruluktan ayrılmayan, helal süt emmiş kimse
-
[isim, eskimiş]
Nikâhlı bir ana ve babadan doğmuş kimse
- BELAGATLİ
-
-
[sıfat]
Belagati olan; beliğ
-
[sıfat]
Belagati olan; beliğ
- EVELALLAH
-
-
[zarf]
Bakınız kesinlikle
- "Korkma, evelallah seni üşütmeyiz. Ben sana odun bulur getiririm."
-
Allah'a güvenerek; evvelallah
-
[zarf]
Bakınız kesinlikle
- FELAKETLİ
-
-
[sıfat]
Felaket getiren
-
[sıfat]
Felaket getiren
- SELAMLAMA
-
-
[isim]
Selamlamak işi
- "Dünyada varlıklı olanların yolcularını lavantalı mendillerle, uzun boylu selamlamalarına bol bol boş vakitleri olur."
-
[isim]
Selamlamak işi
- HELALÜHOŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥalāl + Farsça ḫoş
-
[sıfat]
Yapılmış bir iyilikten, yardımdan söz edilirken buna pişman olunmadığını anlatmak için söylenen helalühoş olsun cümlesinde geçen bir söz
-
[sıfat]
Yapılmış bir iyilikten, yardımdan söz edilirken buna pişman olunmadığını anlatmak için söylenen helalühoş olsun cümlesinde geçen bir söz
- JELATİNLİ
-
-
[sıfat]
Jelatinden yapılmış veya jelatinle kaplanmış
-
[sıfat]
Jelatinden yapılmış veya jelatinle kaplanmış