İçinde ela olan 9 harfli 18 kelime var. İçerisinde ELA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ela olan kelimeler listesine ya da sonu ela ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ela Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E L

3 Harfli Kelimeler

ELA

2 Harfli Kelimeler

AL, EL, LA, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TELALAMAK

  1. [-i] İki kumaş parçası arasına tela koymak
CELADETLİ

  1. [sıfat] Bakınız yiğit
    • "Bu arada celadetli Osmanlı ordusunun kalkanı olan Şehsuvaroğlu Ali Bey öncülerin, sinsi hücumlara karşı tetikte olacak olan Şadi Paşa da artçı kuvvetlerinin başında bulunacaktı." (Ebubekir Subaşı)
MELANURYA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] İzmaritgillerden, gümüş renkli, eti kılçıklı bir Akdeniz balığı (Sparus melanuiya)
ALELACELE

Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-ʿacele

  1. [zarf] Bakınız çabucak
    • "Kemeraltı'ndan alelacele, beyaz üstüne koyu lacivert puanlı bir gecelik almıştım." (Nazlı Eray)
CELALİLİK

  1. [isim] Celâli olma durumu
MELANKOLİ

Kelime Kökeni: Fransızca mélancolie

  1. [isim, ruh bilimi] Bakınız kara sevda
    • "Babam melankoliye uğramış, köşesinde düşünüp duruyor." (Aka Gündüz)
  2. [mecaz] Bakınız hüzün
    • "Uykusuz geçen gecenin melankolisini bu sıcak karşılama hafifletiyordu." (Cahit Uçuk)
CELALLİCE

  1. [sıfat] Celalli gibi, celalliye benzer
    • "Ev sahibi celallice bir adamdı." (Reşat Nuri Güntekin)
İSKARPELA

Kelime Kökeni: İtalyanca scarpello

  1. [isim] Tahta, metal veya taşı işlemeye yarayan çelik araç
TABELASIZ

  1. [sıfat] Tabelası olmayan
MELAMİLİK

  1. [isim] Her türlü gösteriş ve dünya kaygılarından uzak kalmayı öğütleyen Sünni tarikatı
    • "Mevlevilikten, Melamilikten dem vuruyorlardı." (Refik Halit Karay)
VENEZUELA

  1. [isim] Güney Amerika'nın kuzeyinde, Karayip Denizi kıyısında bir ülke; başkenti Caracas
HELALZADE

Kelime Kökeni: Arapça ḥalāl + Farsça zāde

  1. [isim, eskimiş] Nikâhlı bir ana ve babadan doğmuş kimse
  2. [mecaz] Doğruluktan ayrılmayan, helal süt emmiş kimse
BELAGATLİ

  1. [sıfat] Belagati olan; beliğ
EVELALLAH

  1. [zarf] Bakınız kesinlikle
    • "Korkma, evelallah seni üşütmeyiz. Ben sana odun bulur getiririm." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Allah'a güvenerek; evvelallah
FELAKETLİ

  1. [sıfat] Felaket getiren
SELAMLAMA

  1. [isim] Selamlamak işi
    • "Dünyada varlıklı olanların yolcularını lavantalı mendillerle, uzun boylu selamlamalarına bol bol boş vakitleri olur." (Halikarnas Balıkçısı)
HELALÜHOŞ

Kelime Kökeni: Arapça ḥalāl + Farsça ḫoş

  1. [sıfat] Yapılmış bir iyilikten, yardımdan söz edilirken buna pişman olunmadığını anlatmak için söylenen helalühoş olsun cümlesinde geçen bir söz
JELATİNLİ

  1. [sıfat] Jelatinden yapılmış veya jelatinle kaplanmış
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü