İçinde ela olan 8 harfli 25 kelime var. İçerisinde ELA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ela olan kelimeler listesine ya da sonu ela ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ela Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ELA
2 Harfli Kelimeler
AL, EL, LA, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PÜRTELAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça telāş
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız telaşlı
-
[zarf]
Telaşlı olarak
- "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız telaşlı
- TELALAMA
-
-
[isim]
Telalamak işi
-
[isim]
Telalamak işi
- KARAMELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca caramella
-
[isim]
Bakınız karamel
- "Al bunları! İçinde Paris’ten gelmiş bonbonlar, karamelalar, fondanlar var. Evine götür. Çocuklarına yedir..."
-
[isim]
Bakınız karamel
- EKSELANS
-
Kelime Kökeni: Fransızca excellence
-
[isim]
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı
-
Bu ünvanı taşıyan kimse
-
[isim]
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı
- DEFİBELA
-
Kelime Kökeni: Arapça defʿ + belā
-
[isim, eskimiş]
Başa gelen belayı savma
-
[isim, eskimiş]
Başa gelen belayı savma
- MANİVELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca manovella
-
[isim]
Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol
-
Bakınız kaldıraç
-
[isim]
Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol
- HELALLİK
-
-
[isim, eskimiş]
Nikâhlı eş
-
Helal olan şey
-
[isim, eskimiş]
Nikâhlı eş
- VESSELAM
-
Kelime Kökeni: Arapça vesselām
-
[ünlem]
"İşte o kadar, son söz şudur" anlamlarında kullanılan bir söz
- "İşsizlik kötü şey vesselam!"
-
Bakınız kısacası
-
[ünlem]
"İşte o kadar, son söz şudur" anlamlarında kullanılan bir söz
- MARMELAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca marmelade
-
[isim]
Rendelenen veya ezilen meyvelerin şekerle kaynatılıp püre kıvamına getirilmesiyle yapılan, genellikle kahvaltılarda yenilen bir tatlı
- "Ayva marmeladı."
-
[isim]
Rendelenen veya ezilen meyvelerin şekerle kaynatılıp püre kıvamına getirilmesiyle yapılan, genellikle kahvaltılarda yenilen bir tatlı
- SELAMSIZ
-
-
[zarf]
Selam olmadan, selam verilmeden
- "Çilingir’in karısı yavaş, kısa adımlarla yürüdü; sofanın önünde, karların içinde duran Seyd Ali’nin yanından sessiz, selamsız geçti."
-
[zarf]
Selam olmadan, selam verilmeden
- PROSTELA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bakınız önlük
- "... hizmetçili evlerde de önüne bir ufacık prostela takmış ve başına minimini bir dantela kondurmuş olan kız dahi yemekleri birer birer dolaştırır."
-
[isim]
Bakınız önlük
- ELASTİKİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca élastique + Arapça -ī
-
[sıfat]
Bakınız esnek
-
[sıfat]
Bakınız esnek
- TABELACI
-
-
[isim]
Tabela yazan kimse
- "Onun için müzik yapmak, evinde piyanosunu çalmak ve Servet’in babasının tabelacı dükkânında bir araya geldiğimiz akşamlarda Servet’le birlikte gitar çalmaktı."
-
[isim]
Tabela yazan kimse
- TABELALI
-
-
[sıfat]
Tabelası olan
-
[sıfat]
Tabelası olan
- FELAHİYE
-
-
[isim]
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
- SELAMLIK
-
-
[isim]
Saray, köşk veya konaklarda erkeklere ayrılan bölüm, harem karşıtı
- "Bu konuklarda salonlar evvela selamlık tarafında idi."
-
[tarih]
Osmanlı padişahları cuma namazını kılmak için camiye giderken yapılan tören
-
[isim]
Saray, köşk veya konaklarda erkeklere ayrılan bölüm, harem karşıtı
- ELAZIĞLI
-
-
[isim]
Elâzığ ilinden olan kimse
-
[isim]
Elâzığ ilinden olan kimse
- TELAFFUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça telaffuẓ
-
[isim]
Kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenişi; sesletim, söyleyiş, artikülasyon
- "Bir, bebek telaffuzunu taklit etmediğiniz eksik."
-
[isim]
Kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenişi; sesletim, söyleyiş, artikülasyon
- KARAVELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca caravelle
-
[isim, denizcilik]
Büyük deniz teknesi
- "… yüz altmış altı tonluk bir gemi, üç karavela, bir kalyon ve yelkenli bir gemi donanmada yer almaktadır."
-
Gemilerde denizcilik kurallarına aykırı durum
-
[isim, denizcilik]
Büyük deniz teknesi
- TELAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız soğukkanlı
- "Sonra telaşsız, emin adımlarla sinemaya doğru yürüdü."
-
[zarf]
Soğukkanlılıkla, şaşırmadan, telaş etmeden
- "Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi."
-
[sıfat]
Bakınız soğukkanlı