İçinde ela olan 8 harfli 25 kelime var. İçerisinde ELA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ela olan kelimeler listesine ya da sonu ela ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ela Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E L

3 Harfli Kelimeler

ELA

2 Harfli Kelimeler

AL, EL, LA, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PÜRTELAŞ

Kelime Kökeni: Farsça pur + Arapça telāş

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız telaşlı
  2. [zarf] Telaşlı olarak
    • "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi." (Refik Halit Karay)
TELALAMA

  1. [isim] Telalamak işi
KARAMELA

Kelime Kökeni: İtalyanca caramella

  1. [isim] Bakınız karamel
    • "Al bunları! İçinde Paris’ten gelmiş bonbonlar, karamelalar, fondanlar var. Evine götür. Çocuklarına yedir..." (Yılmaz Karakoyunlu)
EKSELANS

Kelime Kökeni: Fransızca excellence

  1. [isim] Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı
  2. Bu ünvanı taşıyan kimse
DEFİBELA

Kelime Kökeni: Arapça defʿ + belā

  1. [isim, eskimiş] Başa gelen belayı savma
MANİVELA

Kelime Kökeni: İtalyanca manovella

  1. [isim] Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol
  2. Bakınız kaldıraç
HELALLİK

  1. [isim, eskimiş] Nikâhlı eş
  2. Helal olan şey
VESSELAM

Kelime Kökeni: Arapça vesselām

  1. [ünlem] "İşte o kadar, son söz şudur" anlamlarında kullanılan bir söz
    • "İşsizlik kötü şey vesselam!" (Orhan Veli Kanık)
  2. Bakınız kısacası
MARMELAT

Kelime Kökeni: Fransızca marmelade

  1. [isim] Rendelenen veya ezilen meyvelerin şekerle kaynatılıp püre kıvamına getirilmesiyle yapılan, genellikle kahvaltılarda yenilen bir tatlı
    • "Ayva marmeladı."
SELAMSIZ

  1. [zarf] Selam olmadan, selam verilmeden
    • "Çilingir’in karısı yavaş, kısa adımlarla yürüdü; sofanın önünde, karların içinde duran Seyd Ali’nin yanından sessiz, selamsız geçti." (Cengiz Dağcı)
PROSTELA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Bakınız önlük
    • "... hizmetçili evlerde de önüne bir ufacık prostela takmış ve başına minimini bir dantela kondurmuş olan kız dahi yemekleri birer birer dolaştırır." (Refik Halit Karay)
ELASTİKİ

Kelime Kökeni: Fransızca élastique + Arapça -ī

  1. [sıfat] Bakınız esnek
TABELACI

  1. [isim] Tabela yazan kimse
    • "Onun için müzik yapmak, evinde piyanosunu çalmak ve Servet’in babasının tabelacı dükkânında bir araya geldiğimiz akşamlarda Servet’le birlikte gitar çalmaktı." (Engin Günay)
TABELALI

  1. [sıfat] Tabelası olan
FELAHİYE

  1. [isim] Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
SELAMLIK

  1. [isim] Saray, köşk veya konaklarda erkeklere ayrılan bölüm, harem karşıtı
    • "Bu konuklarda salonlar evvela selamlık tarafında idi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [tarih] Osmanlı padişahları cuma namazını kılmak için camiye giderken yapılan tören
ELAZIĞLI

  1. [isim] Elâzığ ilinden olan kimse
TELAFFUZ

Kelime Kökeni: Arapça telaffuẓ

  1. [isim] Kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenişi; sesletim, söyleyiş, artikülasyon
    • "Bir, bebek telaffuzunu taklit etmediğiniz eksik." (Reşat Nuri Güntekin)
KARAVELA

Kelime Kökeni: İtalyanca caravelle

  1. [isim, denizcilik] Büyük deniz teknesi
    • "… yüz altmış altı tonluk bir gemi, üç karavela, bir kalyon ve yelkenli bir gemi donanmada yer almaktadır." (Dursun Saral)
  2. Gemilerde denizcilik kurallarına aykırı durum
TELAŞSIZ

  1. [sıfat] Bakınız soğukkanlı
    • "Sonra telaşsız, emin adımlarla sinemaya doğru yürüdü." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Soğukkanlılıkla, şaşırmadan, telaş etmeden
    • "Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi." (Nâzım Hikmet)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü