İçinde el olan 3 harfli 9 kelime var. İçerisinde EL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında el olan kelimeler listesine ya da sonu el ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
El Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E L
2 Harfli Kelimeler
EL, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FEL
-
-
[isim]
Görüngü
-
[isim]
Görüngü
- SEL
-
Kelime Kökeni: Arapça seyl
-
[isim]
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su; su taşkını
-
[mecaz]
Hareket hâlindeki büyük kalabalık
- "Ellerinde çantalı, küçük yiyecek paketleri, kadınlı erkekli bir memur seli, Ulus Meydanı'na doğru akıyor."
-
[mecaz]
Etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış
- "Bu duygu seli alıp çalkalamaya başladı dünyayı. Bir duygu seli sardı tüm arzı."
-
[mecaz]
Bakınız yoğunluk
- "Yüzüne baktığım zaman bir ışık selinin ondan bana doğru aktığını hissettim."
-
[isim]
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su; su taşkını
- JEL
-
Kelime Kökeni: İngilizce gel
-
[isim]
Tedavi amacıyla kullanılan jöle yapısında bir krem türü
-
[isim]
Tedavi amacıyla kullanılan jöle yapısında bir krem türü
- YEL
-
-
[isim]
Bakınız rüzgâr
-
[ağızlardan]
Romatizma ağrısı
-
[ağızlardan]
Kalın bağırsaktaki gaz
-
[isim]
Bakınız rüzgâr
- BEL
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız işaret
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız işaret
- ELK
-
Kelime Kökeni: İngilizce elk
-
[isim, hayvan bilimi]
Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik
-
[isim, hayvan bilimi]
Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik
- KEL
-
Kelime Kökeni: Farsça kel
-
[sıfat]
Saçı dökülmüş olan (kimse); keleş, yağır
- "Simitçi kumraldı, saçları dökülmüştü, evet basbayağı keldi adam."
-
[mecaz]
Çıplak (doğa), yaprakları dökülmüş (bitki)
- "Yükselip alçalıyor, kel tepelerin etrafını dönüyordu."
-
[mecaz]
Gelişmemiş, cılız (bitki)
- "Kel bir ağaç."
-
[mecaz]
İçinde az eşya bulunan
-
[sıfat]
Saçı dökülmüş olan (kimse); keleş, yağır
- ELA
-
-
[isim]
Açık kestane rengi; ala
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Kâmran hayretle başını çevirdi, iç kapıdaki fenerden süzülüp gelen mavimsi aydınlığın içinde ta yakında Feride’nin ela gözlerini gördü."
-
[isim]
Açık kestane rengi; ala
- TEL
-
-
[isim]
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne
- "Gelin teli. Telgraf teli."
-
[sıfat]
Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan
- "Tel kafes. Tel çivi."
-
Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne
-
İnsan saçını oluşturan ipçik
- "İki açık sarı tel terli alnımızın üstüne yapışmıştı."
-
[biyoloji]
Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri; lif
-
[isim]
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne