İçinde eke olan 9 harfli 24 kelime var. İçerisinde EKE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eke olan kelimeler listesine ya da sonu eke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E K

3 Harfli Kelimeler

EKE

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LEKELEMEK

  1. [-i] Bir şeyi kirletmek, bir şey üzerinde leke oluşturmak
    • "Kumaşı lekelemek."
  2. [mecaz] Birine, namusa dokunur bir suç yüklemek; kirletmek
    • "Durup dururken bir genci lekelemek güzel bir şey değil." (Çetin Altan)
ŞEKERİMSİ

  1. [sıfat] Bakınız şekersi
    • "Beyaz şarapların da şekerimsi bir renkleri ve yapıları vardır." (Ali Cihan Çelebi)
TEKESEMEK

  1. [nesnesiz] Dişi keçi çiftleşmek için teke istemek
ÇEKELEMEK

  1. [-i] Tekrar tekrar çekmek
    • "Deniz yakasından yakalamış, parmaklarını geçirmiş iki yakasına, çekeliyor." (Zeyyat Selimoğlu)
EKEBİLMEK

  1. [-i] Ekme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Ne sen her zaman dilediğini ekebilirsin ne ben her zaman dilediğimi yazabilirim." (Arif Nihat Asya)
  2. Ekmeye gücü yetmek
  3. Ekme becerisi bulunmak
ÇEKEMEMEK

  1. [-i] Çekme işini yapamamak
  2. [mecaz] Katlanamamak
    • "Siz bu yolun yükünü çekemezsiniz." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. [mecaz] Bakınız kıskanmak
    • "Beni çekemeyen biri bir işler karıştırıyor." (Nâzım Hikmet)
LEKECİLİK

  1. [isim] Doğa biçimlerini değil, boya biçimlerini değerlendiren ve boya vuruşundan doğan görüntünün, insanın iç coşkusunu anlatmaya yeter olduğunu savunan soyut resim anlayışı; taşizm
    • "… çalışmalarında serpiştirilmiş etkisini uyandıran bir taşizm (lekecilik) tekniğini uygulamıştır." (Nurdane Özdemir)
  2. Lekecinin yaptığı iş
    • "Baktım ki lekecilik yürümüyor, döner memur olurum." (Mehmet Seyda)
  3. [mecaz] Karalama, leke atma yöntemine başvurma
    • "… lekecilik siyaseti zaten şarkın mazlum milletlerini incitmişti." (Mete Tunçay)
MÜŞAREKET

Kelime Kökeni: Arapça muşāreket

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ortaklık
  2. [dil bilgisi] Bakınız işteş çatı
LEKELENME

  1. [isim] Lekelenmek işi
  2. [mecaz] Adı kötüye çıkma
ŞEKERPARE

Kelime Kökeni: Farsça şeker + pāre

  1. [isim, bitki bilimi] Çok tatlı bir tür kayısı
  2. Un, şeker, yumurta, yağ vb. ile elde edilen hamurun ceviz büyüklüğünde parçalara ayırılıp ortasına fındık yerleştirdikten sonra fırında pişirilmesi ve üzerine şerbet dökülmesiyle hazırlanan bir tür tatlı
KEKELEMEK

  1. [nesnesiz] Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak
    • "Etrafımdaki herkes benim kekeleyerek konuşmamdan ve hatta çıkardığım bazı seslerden ne demek istediğimi anlamaya başlamışlardı." (Müzeyyen Senar)
  2. [mecaz] Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak; teklemek
    • "Bir şey söylemek istedim, bulamadım, kekeliyordum." (Refik Halit Karay)
ÇEKEBİLME

  1. [isim] Çekebilmek işi
KEKEMELİK

  1. [isim] Kekeme olma durumu; kekelik, rekâket
    • "Kekemelik ve hatiplik bir araya gelemeyen iki düşmandır." (Nâzım Hikmet)
BEREKETLİ

  1. [sıfat] Alışılandan veya beklenilenden fazla olan; artağan, mübarek
    • "Ey vatanın bağrı yanık bucağı / Hani senin bereketli hasadın" (Mehmet Emin Yurdakul)
ŞEKERLEME

  1. [isim] Şekerlemek işi
  2. Toz şekerin içine meyve özleri konduktan sonra kaynatılmasıyla yapılan her türlü şeker
    • "Cevahir, şekerleme, kitapçı camekânları önünde tevakkuf ede ede yürüyordum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [mecaz] Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma; kedi uykusu
HAREKESİZ

  1. [sıfat] Hareke konulmamış
KEKELEYİŞ

  1. [isim] Kekelemek işi
TEKERLEME

  1. [isim] Bakınız yuvarlama
  2. Çoğunlukla basmakalıp söz
    • "Bazısının konuşması, tekerleme hâlinde tekrar ettiği birkaç kelimeden ibarettir." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı
    • "Çocuklar, türkülü bir tekerleme ile karşılarlar leyleklerin gelişini." (Necati Cumalı)
  4. [edebiyat] Çoğunlukla, masalların genellikle başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler
    • "Tekerlemeler, masaldan başka halk tiyatrolarında da görülüyor." (Asaf Halet Çelebi)
  5. [edebiyat] Saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışı
  6. [tiyatro] Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler
ŞEKERRENK

Kelime Kökeni: Farsça şeker + reng

  1. [isim, eskimiş] Sarıya çalan renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
  3. [mecaz] İki kişi arasında dostluk ilişkilerinin bozuk olması
HAREKETLİ

  1. [sıfat] Hareketi olan, yer değiştirebilen; devingen, oynak, müteharrik, mobilize
  2. Bakınız canlı
    • "Ben olsam daha hareketli birini seçerdim ama zevkine saygı gösteriyorum." (İhsan Oktay Anar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü