İçinde eke olan 9 harfli 24 kelime var. İçerisinde EKE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eke olan kelimeler listesine ya da Sonu eke ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
EKE
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞEKERPARE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Çok tatlı bir kayısı çeşidi
-
Bir tür hamur tatlısı
-
[isim]
Çok tatlı bir kayısı çeşidi
- KEKEMELİK
-
-
[isim]
Kekeme olma durumu, rekâket
-
[isim]
Kekeme olma durumu, rekâket
- LEKELEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi kirletmek, bir şey üzerinde leke oluşturmak
- "Kumaşı lekelemek."
-
Birine, namusa dokunur bir suç yüklemek
- "Durup dururken bir genci lekelemek güzel bir şey değil..." (Çetin Altan)
-
[-i]
Bir şeyi kirletmek, bir şey üzerinde leke oluşturmak
- ÇEKEBİLME
-
-
[isim]
Çekebilmek işi
-
[isim]
Çekebilmek işi
- HAREKESİZ
-
-
[sıfat]
Hareke konulmamış
-
[sıfat]
Hareke konulmamış
- BEREKETLİ
-
-
[sıfat]
Bol, verimli
- "Ey vatanın bağrı yanık bucağı / Hani senin bereketli hasadın." (Mehmet Emin Yurdakul)
-
[sıfat]
Bol, verimli
- ÇEKEMEMEK
-
-
[-i]
Çekme işini yapamamak
-
Katlanamamak
- "Ben onun hırçınlığını artık çekemem."
-
Kıskanmak
- "Belli bir şey ki bu genç ikisinden de baskın, çekemiyorlar." (Haldun Taner)
-
[-i]
Çekme işini yapamamak
- LEKELETME
-
-
[isim]
Lekeletmek işi
-
[isim]
Lekeletmek işi
- ŞEKERRENK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Sarıya çalan renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
İki kişi arasında dostluk ilişkilerinin bozuk olması
- "Vergi kâtibi ile de araları şekerrenk olmuştu." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
Sarıya çalan renk
- MÜŞAREKET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ortaklık, ortaklaşma
-
İşteş çatı
-
[isim]
Ortaklık, ortaklaşma
- TEKERLEME
-
-
[isim]
Tekerlemek işi
-
Çoğunlukla basmakalıp söz
- "Bazısının konuşması, tekerleme hâlinde tekrar ettiği birkaç kelimeden ibarettir." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı
- "Çocuklar, türkülü bir tekerleme ile karşılarlar leyleklerin gelişini." (Necati Cumalı)
-
Çoğunlukla, masalların genellikle başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler
- "Tekerlemelere, bilmecelere gelince bence bunlar aydınlık şeyler. Anlaşılmaz gibi görünmeleri zihni çeşitli anlamlar üzerinde dolaştırmalarından geliyor." (Salâh Birsel)
-
Saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışı
-
Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler
-
[isim]
Tekerlemek işi
- KEKELEYİŞ
-
-
[isim]
Kekeleme işi veya biçimi
-
[isim]
Kekeleme işi veya biçimi
- DÖRTÇEKER
-
-
[isim]
Çekiş gücünü ön ile arka tekerlekler arasında belli oranda eşit olarak dağıtan sistem
-
[isim]
Çekiş gücünü ön ile arka tekerlekler arasında belli oranda eşit olarak dağıtan sistem
- ÇİFTTEKER
-
-
[isim]
Bisiklet
-
[isim]
Bisiklet
- HAREKETLİ
-
-
[sıfat]
Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik
-
Canlı, kıpırdak
- "Hareketli bir çocuk."
- "Bu perdenin hareketli sahneleri hep akşamları oynandığı için..." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik
- TEKESEMEK
-
-
[nsz]
Dişi keçi çiftleşmek için teke istemek
-
[nsz]
Dişi keçi çiftleşmek için teke istemek
- LEKECİLİK
-
-
[isim]
Doğa biçimlerini değil, boya biçimlerini değerlendiren ve boya vuruşundan doğan görüntünün, insanın iç coşkusunu anlatmaya yeter olduğuna inanan soyut resim anlayışı, taşizm
-
[isim]
Doğa biçimlerini değil, boya biçimlerini değerlendiren ve boya vuruşundan doğan görüntünün, insanın iç coşkusunu anlatmaya yeter olduğuna inanan soyut resim anlayışı, taşizm
- LEKELENME
-
-
[isim]
Lekelenmek işi
-
Adı kötüye çıkma
-
[isim]
Lekelenmek işi
- EKEBİLMEK
- ...
- DERNEKEVİ
-
-
[isim]
Bir dernek veya kuruluşun üyelerinin buluşmaları için ayrılmış yer, lokal
-
[isim]
Bir dernek veya kuruluşun üyelerinin buluşmaları için ayrılmış yer, lokal