İçinde eke olan 6 harfli 15 kelime var. İçerisinde EKE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eke olan kelimeler listesine ya da sonu eke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E K

3 Harfli Kelimeler

EKE

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEREKE

Kelime Kökeni: Arapça dereke

  1. [isim, eskimiş] Aşağı derece
TELEKE

  1. [isim, ağızlardan] Uzun ve sert kanat telekleri
HAREKE

Kelime Kökeni: Arapça ḥareke

  1. [isim] Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret
TENEKE

  1. [isim] Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac
    • "Uyuyanı uyandırmak için ondan yana teneke parçaları atıp gürültü çıkartırlardı." (Lâtife Tekin)
  2. [sıfat] Bu sacdan yapılmış
    • "Heybeden çıkardığı kulpu kopuk küçük bir teneke maşrapa ile su getirdi." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap
    • "Sonunda bu su tenekelerini civardaki evine kadar taşımaya karar verdi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
  4. [sıfat] Bu kabın aldığı miktarda olan
EKENEK

  1. [isim] Bakınız mezra
    • "Ekeneği, çayırları, alışverişi olan adamdır." (Memduh Şevket Esendal)
PEKENT

  1. [isim, jeoloji] Kolayca geçit vermeyen, aşılması çok güç doğal engel
    • "Toros pekendi."
EKECEK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız tohum
TEREKE

Kelime Kökeni: Arapça tereke

  1. [isim, hukuk] Bakınız miras
    • "Hâlâ eski zenginliğinin hasedini üstüne çeker ve eski terekelerinin veraset vergilerini öder." (Burhan Felek)
KEKEME

  1. [sıfat] Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan; keke, kekeç
    • "Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan." (Memduh Şevket Esendal)
EKELİK

  1. [isim] Eke olma durumu
ŞEBEKE

Kelime Kökeni: Arapça şebeke

  1. [isim] Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü; ağ (I)
  2. Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı
  3. [mecaz] Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kimselerin tümü
    • "Bütün dünyaya eroin gönderen geniş bir şebekenin peşindeydiler." (Reşat Enis Aygen)
LEKELİ

  1. [sıfat] Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan
    • "Armutların en fenası, en kavruk, en lekeli ve en hamı bile asildir." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Kötü tanınmış, lekelenmiş
    • "Hatta yaşadıkları devre lekeli isim bırakmış olanlarda bile bu imar faaliyetleri hiç de azımsanmayacak gibidir." (Sâmiha Ayverdi)
LEKECİ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kuru temizleyici
    • "Fahim Bey bütün bunları lekeciye temizletip yine giyermiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
SEKENE

Kelime Kökeni: Arapça sekene

  1. [isim, eskimiş] Bir yerde oturanlar, sakinler
MELEKE

Kelime Kökeni: Arapça meleke

  1. [isim] Tekrarlama sonucu kazanılan yatkınlık, alışkanlık
    • "Bütün melekelerim yerinde olduğu hâlde kendimde değildim." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [ruh bilimi, felsefe] Bakınız yeti
  3. Yelken makarası
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü