İçinde eke olan 5 harfli 14 kelime var. İçerisinde EKE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eke olan kelimeler listesine ya da sonu eke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Eke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
EKE
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SEKEL
-
Kelime Kökeni: Fransızca séquelle
-
[isim, tıp]
Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
- "Kırık ve çıkık sekellerine kaplıca yararlıdır."
-
[isim, tıp]
Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
- ZEKER
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕeker
-
[isim, eskimiş]
Bakınız erkeklik organı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız erkeklik organı
- ÖREKE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
- "Günümüzdeki modern iplik makineleri geliştirilmeden evvel annelerimiz ipliklerini öreke, kirmen, eğirmen gibi eğirme aletleri kullanarak kendileri üretmişlerdir."
-
[isim]
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
- ŞEKEL
-
Kelime Kökeni: İngilizce shekel
-
[isim]
İsrail'in para birimi
-
[isim]
İsrail'in para birimi
- NEKES
-
Kelime Kökeni: Farsça nākes
-
[sıfat]
Bakınız cimri
-
[sıfat]
Bakınız cimri
- ŞEKER
-
Kelime Kökeni: Farsça şeker
-
[isim]
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
-
Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı
- "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu."
-
[tıp]
Bakınız şeker hastalığı
- "Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti."
-
[sıfat, mecaz]
Sevimli, cana yakın ve güzel
- "Hele bak, ne şeker şey!"
-
[isim]
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
- CEKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca jaquette
-
[isim]
Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi
- "Ceketinin arkasındaki potlar, bugün mutlaka her zamandan çok ensesine binmişti."
-
[isim]
Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi
- ÇEKEM
-
-
[isim, ağızlardan]
Yeşil yapraklı, dikensi, ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki
-
[isim, ağızlardan]
Yeşil yapraklı, dikensi, ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki
- ÇEKEL
-
-
[isim, ağızlardan]
Küçük çapa
-
Üvendirenin alt ucunda bulunan, pulluğa yapışan toprağı ayırmaya yarayan demir bölüm
-
[isim, ağızlardan]
Küçük çapa
- ÇEKEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer
- "Çayın taşması evler kadar çekekteki motorlar için de tehlikeliydi."
-
[isim, ağızlardan]
Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer
- ÇEKER
-
-
[isim]
Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı
-
[isim]
Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı
- TEKER
-
-
[isim]
Bakınız tekerlek
- "Araba tekeri. Makine tekeri."
-
[sıfat]
Tekerlek biçimde olan
- "Bir teker peynir."
-
[gök bilimi]
Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi
-
[gök bilimi]
Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü
-
[isim]
Bakınız tekerlek
- TEKEL
-
-
[isim]
Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum; inhisar, monopol
-
Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu; inhisar, monopol
-
[mecaz]
Bir kişi veya kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç
- "Özel yalıların tekelinden kurtarılan yeni kıyılar da halkın denizle buluşmasını sağlayacak."
-
[isim]
Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum; inhisar, monopol
- KEKEÇ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız kekeme
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız kekeme