İçinde eke olan 5 harfli 14 kelime var. İçerisinde EKE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eke olan kelimeler listesine ya da sonu eke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Eke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E K

3 Harfli Kelimeler

EKE

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SEKEL

Kelime Kökeni: Fransızca séquelle

  1. [isim, tıp] Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
    • "Kırık ve çıkık sekellerine kaplıca yararlıdır."
ZEKER

Kelime Kökeni: Arapça ẕeker

  1. [isim, eskimiş] Bakınız erkeklik organı
ÖREKE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
    • "Günümüzdeki modern iplik makineleri geliştirilmeden evvel annelerimiz ipliklerini öreke, kirmen, eğirmen gibi eğirme aletleri kullanarak kendileri üretmişlerdir." (Alper Gürarslan)
ŞEKEL

Kelime Kökeni: İngilizce shekel

  1. [isim] İsrail'in para birimi
NEKES

Kelime Kökeni: Farsça nākes

  1. [sıfat] Bakınız cimri
ŞEKER

Kelime Kökeni: Farsça şeker

  1. [isim] Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
  2. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı
    • "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu." (Lâtife Tekin)
  3. [tıp] Bakınız şeker hastalığı
    • "Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti." (Haldun Taner)
  4. [sıfat, mecaz] Sevimli, cana yakın ve güzel
    • "Hele bak, ne şeker şey!"
CEKET

Kelime Kökeni: Fransızca jaquette

  1. [isim] Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi
    • "Ceketinin arkasındaki potlar, bugün mutlaka her zamandan çok ensesine binmişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÇEKEM

  1. [isim, ağızlardan] Yeşil yapraklı, dikensi, ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki
ÇEKEL

  1. [isim, ağızlardan] Küçük çapa
  2. Üvendirenin alt ucunda bulunan, pulluğa yapışan toprağı ayırmaya yarayan demir bölüm
ÇEKEK

  1. [isim, ağızlardan] Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer
    • "Çayın taşması evler kadar çekekteki motorlar için de tehlikeliydi." (Rıfat Ilgaz)
ÇEKER

  1. [isim] Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı
TEKER

  1. [isim] Bakınız tekerlek
    • "Araba tekeri. Makine tekeri."
  2. [sıfat] Tekerlek biçimde olan
    • "Bir teker peynir."
  3. [gök bilimi] Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi
  4. [gök bilimi] Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü
TEKEL

  1. [isim] Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum; inhisar, monopol
  2. Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu; inhisar, monopol
  3. [mecaz] Bir kişi veya kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç
    • "Özel yalıların tekelinden kurtarılan yeni kıyılar da halkın denizle buluşmasını sağlayacak." (Haldun Taner)
KEKEÇ

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız kekeme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü