İçinde eke olan 10 harfli 31 kelime var. İçerisinde EKE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eke olan kelimeler listesine ya da sonu eke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Eke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E K
3 Harfli Kelimeler
EKE
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LEKELETMEK
-
-
[-i]
Lekeli duruma getirmek
-
[-i]
Lekeli duruma getirmek
- TEKESAKALI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, kökleri sebze olarak kullanılan otsu bir bitki (Tragopogon porrifolius)
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, kökleri sebze olarak kullanılan otsu bir bitki (Tragopogon porrifolius)
- TEREKEMECE
-
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız Karapapak Türkçesi
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız Karapapak Türkçesi
- ŞEKERCİLİK
-
-
[isim]
Şeker ve şekerleme yapma veya satma işi
-
[isim]
Şeker ve şekerleme yapma veya satma işi
- ŞEKERLEMEK
-
-
[-i]
İçine şeker koymak, şekerle tatlandırmak
-
[nesnesiz, mecaz]
Kısa bir süre uyumak
-
[-i]
İçine şeker koymak, şekerle tatlandırmak
- ŞEKERLEŞME
-
-
[isim]
Şekerleşmek işi
-
[isim]
Şekerleşmek işi
- TEKERLEKLİ
-
-
[sıfat]
Tekerleği olan; tekerli
- "Tekerlekli iskemlesini hareket ettirerek peşim sıra geliyor."
-
[sıfat]
Tekerleği olan; tekerli
- TEKERLEKÇİ
-
-
[isim]
Araba tekerliği yapan kimse
-
[isim]
Araba tekerliği yapan kimse
- HAREKETSİZ
-
-
[sıfat]
Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun olan; durağan
- "Başını kaldırmaksızın hep aynı durumda sessiz ve hareketsiz."
-
[sıfat]
Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun olan; durağan
- ÇİLEKEŞLİK
-
-
[isim]
Çilekeş olma durumu
- "Bu düşünceler, çilekeşlik ve sabır hayalleri benim hayat ve yazarlık deneyimimden çıkardığım kendi önyargılarım da olabilirdi."
-
[isim]
Çilekeş olma durumu
- MÜŞTEREKEN
-
Kelime Kökeni: Arapça muştereken
-
[zarf]
Bakınız ortaklaşa
- "Eğer o razı olmazsa masrafı müştereken veririz."
-
[zarf]
Bakınız ortaklaşa
- LEKELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Leke oluşmak
- "Ertesi sabah odasındaki havluları değiştiren hizmetçi bunları kokulu bir kırmızı boya ile lekelenmiş bulmuştu."
-
[mecaz]
Kötü tanınmak
- "Bu sebeple ünü lekelenmiş, hileli taşı ise zamanla kaybolmuştur."
-
[nesnesiz]
Leke oluşmak
- TEKELCİLİK
-
-
[isim]
Tekelci olma durumu; inhisarcılık
-
[isim]
Tekelci olma durumu; inhisarcılık
- MEMLEKETLİ
-
-
[isim]
Aynı memleketten olan kimse; toprak, yerdeş, hemşehri
- "Süleyman, çavuşun memleketlisi olduğundan bu gibi teklifsizliklere kendinde hak görürdü."
-
Memleket halkı
-
[isim]
Aynı memleketten olan kimse; toprak, yerdeş, hemşehri
- TEKERLEMEK
-
-
[-i]
Bakınız yuvarlamak
-
[-i]
Bakınız yuvarlamak
- ÇEKEMEZLİK
-
-
[isim]
Çekememe durumu veya çekememekten, kıskançlıktan doğan davranış
-
[isim]
Çekememe durumu veya çekememekten, kıskançlıktan doğan davranış
- ÇEKEBİLMEK
-
-
[-i]
Çekme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Çekmeye gücü yetmek
-
[-i]
Çekme ihtimali veya imkânı bulunmak
- MÜTEKELLİM
-
Kelime Kökeni: Arapça mutekellim
-
[sıfat, eskimiş]
Söyleyen, konuşan
-
[isim, dil bilgisi]
Teklik birinci kişi
-
[sıfat, eskimiş]
Söyleyen, konuşan
- TEKELLEŞME
-
-
[isim]
Tekelleşmek işi
- "Devlet ... piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler."
-
[isim]
Tekelleşmek işi
- HAREKELEME
-
-
[isim]
Harekelemek işi; harekelendirme
-
[isim]
Harekelemek işi; harekelendirme