İçinde ec olan 8 harfli 78 kelime var. İçerisinde EC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ec olan kelimeler listesine ya da Sonu ec ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
C E Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
CE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GENCECİK
-
-
[sıfat]
Çok genç
- "Bakanlar Kurulu her işi bırakıp gencecik bir şairin yazısı ile uğraşacak." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Çok genç
- MECNUNCA
-
-
[zarf]
Çılgın bir biçimde, delice, deli gibi
- "Şehriban'a hayran, meftun, mecnunca bağlı idim." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Çılgın bir biçimde, delice, deli gibi
- DEFİNECİ
-
-
[isim]
Gömü bulmak umuduyla kazı yapan veya yaptıran kimse
-
[isim]
Gömü bulmak umuduyla kazı yapan veya yaptıran kimse
- GAZETECİ
-
-
[isim]
Gazete yayımlayan kimse
-
Gazeteye yazı yazmayı, haber toplayıp vermeyi veya gazetenin yazı işlerinde çalışmayı iş edinen kimse
-
Gazete satan kimse
-
[isim]
Gazete yayımlayan kimse
- MECBUREN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Kendi isteğinin dışında, zorla, kaçınılmaz, zorunlu olarak
-
[zarf]
Kendi isteğinin dışında, zorla, kaçınılmaz, zorunlu olarak
- AKTÖRECİ
- ...
- CÜMLECİK
-
-
[isim]
Önerme
-
Küçük cümle
- "Sorumlulardan dişe dokunur üç beş cümlecik bile almış değiliz." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Önerme
- TÜRKÇECİ
- ...
- CETBECET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Atalardan beri, soyca
- "Zanaatını sorduklarında cetbecet kayıkçıyız dersin." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Atalardan beri, soyca
- EMARECİK
-
-
[isim]
Küçük iz, ufak belirti
- "Yazışlarda dostluğun içyüzünden bir emarecik bile yok." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Küçük iz, ufak belirti
- MİNARECİ
-
-
[isim]
Minare yapan usta
-
[isim]
Minare yapan usta
- PİYADECE
- ...
- TECESSÜM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Boyut kazanma, cisimlenme
-
Görünmeye başlama, belirme
-
Göz önüne gelme, canlanma
- "Olay olduğu gibi gözümün önünde tecessüm ediyor."
-
[isim]
Boyut kazanma, cisimlenme
- TECESSÜS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma
- "Yahya Kemal tecessüsü, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür." (Salâh Birsel)
-
Merakını gidermeye çalışma, görme, anlama merakı
- "Yenemediğim bir tecessüs beni, bu iki sefilin yanına kadar sürükledi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma
- ARBEDECİ
-
-
[isim]
Gürültülü kavga yapan, patırtı çıkaran kimse
-
[isim]
Gürültülü kavga yapan, patırtı çıkaran kimse
- DARBECİK
-
-
[isim]
Hafifçe vuruş
- "Kapıya yaklaşıp iki üç, işitilmez darbecik vurdu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Hafifçe vuruş
- KÜNEFECİ
- ...
- ŞECERECİ
-
-
[isim]
Şecere tutan kimse
-
[isim]
Şecere tutan kimse
- PEREMECİ
-
-
[isim]
Pereme kullanan veya yapan kimse
-
[isim]
Pereme kullanan veya yapan kimse
- SECİYELİ
-
-
[sıfat]
Sağlam karakterli, kendisine güvenilir (kimse)
- "Sadece ahlaklı, seciyeli bir insan olmasına bile imkân yoktur." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[sıfat]
Sağlam karakterli, kendisine güvenilir (kimse)